Öne Çıkanlar Milli Eğitim Bakanlığı yüz yüze eğitim uzaktan eğitim öğretmen emeklilikte yaşa takılanlar

Hibrit Eğitim Usulleri ile Nasıl Olacak?

Daha önce üniversitelerin 13 Eylül 2021 tarihinde 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılına yüz yüze eğitim şeklinde başlayacağı açıklanmıştı. Nihayet yüz yüze eğitimin ayrıntıları belli oldu.

1,5 yıl öncesinde olduğu gibi 2021-2022 eğitim öğretim döneminde üniversitelerde yüz yüze eğitime geçileceğini, çevrim içi, senkron ve asenkron gibi uzaktan eğitim yöntemleri ile öğretim imkanlarının daha da zenginleştirileceğini belirten Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Uzaktan eğitimin yükseköğretimde yüz yüze eğitimin yerini alması veya onu ikame etmesi beklenemez" dedi.

Üniversitelerde 1,5 yıldır öğrencilerin uzaktan eğitim yoluyla derslerine devam ettiklerini dile getiren Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Bu süreç gerçekten kolay olmayan bir süreçti. Ancak bu süreci üniversitelerimizin başarılı yönettiği kanaatini taşıyorum. Öğrencilerimiz de sabırla derslerine devam ettiler. Uzaktan eğitim, yükseköğretimin bir parçasıdır, kendisi değil. Uzaktan eğitimin yükseköğretimde yüz yüze eğitimin yerini alması veya onu ikame etmesi beklenemez. Örgün eğitimde asıl olan yüz yüze eğitimdir. YÖK olarak bütün üniversitelerimizde yüz yüze eğitimin esas olduğunu, kural olduğunu düşünüyoruz. Ama tabii şartlar bazen örgün eğitimde olduğu gibi yüz yüze eğitimin yapılmasına imkan vermeyebilir. Nitekim geçtiğimiz 1,5 yıl boyunca Kovid-19 salgını nedeniyle eğitimi bütünüyle uzaktan öğretim usulüyle yapmaya çalıştık ve başardık. Şimdi 2021-2022 akademik yılında bütün üniversitelerimizde aldığımız karara göre eğitim ve öğretim yüz yüze yapılacaktır. Biz artık eğitim ve öğretimin üniversitelerde yüz yüze, yani öğrencilerimizin arkadaşlarıyla beraber, öğretim üyeleriyle beraber, kampüsün içerisinde, fakültelerde bütün sosyal alanlarda yapılmasını arzu ediyoruz. Bu fevkalade önemli bir konu.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Kovid-19 salgın sürecinin devam ettiğinin altını çizen Özvar, "Bu gerçek, ancak bu gerçekle yükseköğretimde eğitim ve öğretimin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

Üniversitelerde salgın sürecinde sağlıklı kampüs uygulamaları konusunda YÖK, TSE ve Sağlık Bakanlığı ile birlikte geçen yıl hazırlanan rehberin güncellendiğini ve yeni duruma uyarladıklarını belirten; YÖK'ün çerçeve kararlarını içeren iki rehberin, uygulamalarda üniversite yönetimlerine yol gösterici mahiyette olduğuna değinen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Üniversitelerimizin kampüs ve derslik binalarında maske ve mesafe kurallarına uyulması, tıbbi danışmanlık verilebilmesi, dersliklerin mümkün mertebe havalandırılması, ders saatlerinin sınırlı tutulması, blok derslerin yapılmaması, mutlaka ara vererek dersliklerin havalandırılmasının sağlanması basit gibi görünen ancak salgının yayılmasını azaltmada büyük önem taşıyan önlemlerdir. Havalandırma koşulları iyi olmayan amfi ve dersliklerle laboratuvarlarda maksimum kişi sayısı ve kapasitenin aşılmaması, öğrencilerin gruplara bölünmesi de yine önemli uygulamalardır.

Üniversitelerimizde artık eğitim öğretim yüz yüze yapılacak. Üniversitelerde derslerin bir kısmını uzaktan eğitim usulleriyle yapabilmeleri için gerekli mevzuat çalışmalarını da tamamladık ve üniversitelerimizle paylaştık. Üniversitelerimizde, derslerin yüzde 40'ı veya herhangi bir dersin yüzde 40'ı uzaktan eğitim yoluyla yapılabilecek. Yani bu şekilde üniversitelerimizde yüz yüze eğitim devam ederken bir taraftan da öğrencilerimiz dersin bir kısmını uzaktan eğitim usulleriyle alabilecekler. Böylece üniversitelerimizde harmanlanmış (hibrid) eğitim usulleri ile eğitim öğretim faaliyetleri yürütülebilecek.

Uzaktan eğitimde her zaman online olmayabilir, derslere ait notlar, konuşmalar gibi materyallerin bir kısmı sisteme önceden yüklenebilir. Dolayısıyla öğrenciler, diledikleri zaman canlı dersler olmadan bu derslere ve notlara ulaşabilirler. Üniversitelerimiz uzaktan eğitim usulünü iyi bildikleri için derslerin bir kısmını yüz yüze verirken senkron dediğimiz aynı anda online olarak da bu dersleri öğrencilerine ulaştırabilirler. Üniversitelerimiz, asenkron yani derslerin video kayıtlarının alınıp öğrenciler tarafından izlenmesinin önünü açan uygulamalar yapabilirler. Böylece yüz yüze eğitimin yanı sıra online, senkron ve asenkron gibi uzaktan eğitim yöntemleri ile öğretimin daha zengin şekilde yürütülmesine imkan sağlanacak. Kovid-19 süreci içinde üniversitelerimiz, bu öğretim yöntemlerinden diledikleri şekilde istifade edebileceklerdir. Dolayısıyla 1,5 yıl öncesinde üniversitelerimizde nasıl yüz yüze eğitim yapıyorsak bu sene de eğitim öğretim bu şekilde başlatılacaktır. Öğrencilerimizi heyecanla üniversitelerimize bekliyoruz.

Üniversite çok büyük bir ekosistemdir. Bu ekosistemde, öğretim elemanlarımız, idari personelimiz, öğrencilerimiz, üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde yakın temasta olan firmalar, tedarikçi kurumlar gibi pek çok paydaş bulunur. Bu ekosistemin her bir parçasından hepimiz birbirimize sorumluyuz. Üniversitelerimizdeki öğretim elemanlarımıza, idari personelimize ve öğrencilerimize aşı konusunda seslenmek istiyorum. Üniversitelerimizin tüm bileşenlerinin aşı olmasını bekliyoruz. Eğer aşı konusunda hassasiyet gösterirlerse, öğrencilerimiz aşılarını olurlarsa, maske, mesafe ve temizlik kurallarına dikkat ederlerse bizler üniversitelerde yüz yüze eğitim öğretimi çok daha rahat çok daha sağlıklı bir şekilde yürütebiliriz.

Gerek YÖK olarak gerek üniversiteler olarak öğrencilerimiz, öğretim elemanlarımız ve idari personelimizle ilgili Kovid-19 verileri, HES kodu üzerinden takip edilecek. Bildiğiniz gibi kampüslere, yerleşkelere kimlik ibraz etmek suretiyle girilebilir. Üniversitelerimiz de bu konuda HES kodu çalışmalarını Sağlık Bakanlığı ile birlikte yürütmektedir. Bu konuda çok gelişmiş bir iletişim alt yapımız bulunuyor. YÖK'ün koordinasyonunda üniversitelerimiz, Sağlık Bakanlığı ile şu anda protokol yapmış durumdalar. Üniversitelerimiz, Kovid-19 ile ilgili anlık dijital verileri güncellenmiş bir şekilde Sağlık Bakanlığından alabilecekler. Böylece üniversiteler, kendi öğretim elemanları, idari personel ve öğrencileriyle alakalı Kovid-19 risk, enfekte ya da karantina gibi durumlara ait dijital bilgileri Sağlık Bakanlığından takip edebilecekler. Böylelikle üniversitelerimiz, kendi öğrenci ve öğretim elemanı nüfusu ile ilgili salgının seyrini yakından izleyebilecekler. Bu fevkalade önemli bir düzenlemedir. Bu dijital verilerle bizler aslında Kovid-19'u üniversite ölçeğinde, kampüs ölçeğinde takip etme imkanına sahip oluyoruz. Aslında Kovid-19 ile alakalı dijital yönetim usulünü üniversitelere getirmiş oluyoruz. Bu sistemle üniversitelerimiz, salgın şartlarında çok daha etkin bir yönetime kavuşmuş olacaklar.

Sağlık Bakanlığı, sosyal alanlarda, kapalı alanlarda bir vaka ortaya çıktığında hangi tedbirlerin alınacağını bizlerle paylaşmaktadır. Bu durumda Sağlık Bakanlığının yayınladığı rehbere göre hareket edilecek. Bunun somut adımlarını üniversitelerimiz eğitim öğretim dönemi başlamadan hemen önce bütün öğrencileri ile paylaşacaklar. Bütün pozitif vaka durumları karşısında nelerin yapılacağı masada şu anda bulunmaktadır." dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.