KamuMeb

Bakan Bozdağ'dan İyi Hal İndirimi Kararları Açıklaması

ADALET PERSONELİ

TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu Başkanı Öznur Çalık ve komisyon üyelerini kabul eden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, önemli açıklamalarda bulundu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ''Uzun bir çalışma neticesinde büyük bir emek sonucu ben, hem meclisimiz için, hem de Adalet Bakanlığı için, hem de devletimizin diğer kurumları için yol gösterici bir rapor hazırladığınız için, her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu rapor bundan sonraki çalışmalarımızda da Adalet Bakanlığı olarak dikkate alacağımız temel esaslardan birisi olacaktır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele bizim bakanlığımızın birinci gündemidir ve değişmez gündemidir. Sadece bazı yasaların değiştirilmesi ile bu meselede mesafe alacağımızı bizzat yaşayarak gördük. Uygulamanın da yasal değişikliklerle uyumlu olması ve cezaların caydırıcılığının toplumun bütün kesimler tarafından fark edilmesi son derece önemli. O nedenle de yargı görevi yapan hakim, savcı ve avukatlarımıza bu anlamda büyük görevler düşüyor. Sadece kanunlar bu meseleyi çözmeye yetmez. Uygulayıcıların da, kanunlar da yansıyan iradeyi kararlarına yansıtması son derece önemlidir. İlk Derece Mahkemeleri bir karar verdiğinde eksik olabilir, yanlış olabilir bunun İstinaf tarafından bir, ikinci defa yargılanması, denetlenmesi söz konusu. Orada bir eksiklik varsa Yargıtay tarafında da bunların temyizen incelenmesi söz konusu. Hukukun kendi içindeki yanlışlıkları düzeltecek yeteri kadar mekanizması vardır. Eğer bu mekanizmalar sağlıklı işlerse hiçbir yanlışlık hayat bulamaz. Bu işleyişlerde aksamalar olursa yanlışlıklar ne yapabilir hayat bulabilir.

Dün biliyorsunuz bir karar çıktı. Yargıtayın ilgili ceza dairesi ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş bir kararda iyi hal indirimi de uygulanmış, daha sonra da bu iyi hal indirimi Yargıtay tarafından da yerinde görülerek onanmış. Burada bu yanlışı düzeltecek kimdir, Yargıtaydır, ilgili ceza dairesidir. Birisi daha önce kız kardeşini daha sonra da boşandığı eşi öldürüyor ve iyi hal indiriminden yararlanıyor. İki yakınını öldürüyor ve diyelim iyi hal indirimini ilk derece mahkemesi öyle takdir etti, Yargıtayın burada buna, bu takdiri de değerlendirmesi lazım. Burada iyi hal indirimi hakikaten uygulanır mı, uygulanmaz mı? Buradan Yargıtayın değerli başkanı ve dairelerimizin değerli başkan ve üyelerine çağrıda bulunuyorum, iyi hal indirimindeki yaşanan sıkıntıları ancak Yargıtayımızın ortaya koyacağı içtihatlarla sağlıklı bir zemine oturtabiliriz. Şu anda TBMM'nin gündemine gelecek olan teklif içine konan iyi hal indirimine ilişkin sınırlayıcı kuralların sağlıklı uygulanması da ancak Yargıtayımızın yol göstericiliği çerçevesinde mümkün olacaktır. Kamuoyunda milleti rahatsız edecek bu tür hadiseler karşısında bu iyi hal indiriminin doğru uygulanması için Yargıtayımızın bu konudaki içtihatlarını gözden geçirmesinde, belki yeni bir içtihat oluşturarak, ilk derece mahkemeleri ve istinaf için yol göstericiliğine hakikaten Türkiye'nin ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum.

Hiçbir gerekçe beni buna ikna edemez. İki can gitmiş, iki kişiyi kısa aralıklarla öldürmüş, hangi iyi niyet, hangi iyi hal var onu gerçekten mahkemenin, kararlarının gerekçelerinde bunu izah etmesinde fayda vardır. Gördüğüm kadarıyla ortaya çıkan kararlarda burada da ciddi eksiklikler var. Umarız ki dileriz ki bu konu uygulayıcılar tarafından da ciddi şekilde ele alınabilir.

Sadece kadına karşı şiddetin mahkeme kararlarıyla çözülmesi de mümkün değildir. Çünkü mahkemelerin ve savcılıkların devreye girmesi suçun tamamlanmasından sonra oluyor. Kadın şiddete uğruyor. Ondan sonra savcılık, mahkeme devreye giriyor veya bir cinayete kurban gidiyor ondan sonra devreye giriyor veya başka tür kötü muameleye muhatap oluyor. Yargı ondan sonra devreye giriyor. Esasında yargının devreye girmesi kadının mağduriyetinin oluşmasından sonra oluyor. Tabi bunu önleyici hukukla daha öne çekme imkanı var. Türkiye’nin kadına karşı şiddetle mücadelede şiddeti önleyici tedbirlere daha çok ihtiyacı olduğuna, önleyici tedbirlerin kadınlarımızın sağlığını koruma, yaşam hakkını koruma ve diğer haklarını muhafaza etme bakından daha önemli olduğuna ben yürekten inanıyorum. O yüzden kadını şiddetle veya cinayetle veya eziyetle veya işkenceyle veya tehditle muhatap kılmadan önce bu muhataplığı ortadan kaldıracak mekanizmalarında çok çok önemli olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde biz sürekli suç işleyenleri cezalandıran ama suçun işlenmesini önleyemeyen bir pozisyonda oluruz bu da bizim attığımız adımların neticeye ulaşmasını gerçekten engeller. Topyekün bir seferberlik lazım. Topyekün seferberlikte de birlikte bizim mücadele etmemiz lazım.

Bir konu konuşulurken kadına karşı şiddet konuşulurken ‘ama, fakat, lakin’ diye cümle kurmaya başladığımızda biz zaten o konuyu baştan kaybetmişiz demektir. Bir defa, böyle konuşmayacağız. İkincisi böyle konuşanların konuşmasını da dinlemeyeceğiz. Biz konuşmuyoruz ama başkası konuşuyor. Eğer biz böyle konuşanları dinlersek, onlara iltifat edersek o zaman kadına karşı şiddeti meşrulaştırmak veya orada alınacak tedbirleri daha hafifletmek isteyenlere güç vermiş oluruz. O yüzden ‘ama, lakin’ demediğimiz gibi diyenleri de dinlemeyeceğiz. Dinlediğimiz sürece de biz bu sorunu çözemeyiz. Amasız, lakinsiz, tereddütsüz kararlı bir şekilde bu meselenin üzerine bizim gitmemizin şart olduğuna ben yürekten inanıyorum.

Pozitif ayrımcılık dahil, TCK’da kadınları kendi içinde ayıran, ayrıştıran, kategorize eden, inciten pek çok kavram vardı. Bunların hepsini hukukumuzdan bir bir temizledik. Cezaların arttırılmasını sağladık. Pek çok adımı attık. Ama gördük ki gelinen noktada bunlar hedefimize ulaşmaya tek başına yetmiyor. Bunlar şart, bunları yapacağız belki daha farklı olanları da yapmamız gerekecek ama diğer alanlardaki adımları da birlikte atmamızın da son derece önemli olduğuna inanıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisimize teşekkür ediyorum. Böylesine bir konuda farkındalık oluşturmak için komisyon kurdu ve bu konuyu hem önerileriyle devlet kurumlarının gündemine getirdi, hem de Türk halkının bu meseleyi tartışması için Mecliste bir zemin hazırladığı için hem Meclis Başkanımıza hem genel kurul üyelerine hem de komisyonumuzun kıymetli başkan ve üyelerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Tekrar başarılar diliyorum ve Adalet Bakanınız olarak, Adalet Bakanlığı olarak bunu biz kendi açımızdan bir rehber olarak rapordan istifade edeceğimizi bir kez daha bilmenizi istiyorum. Zaten biz besmele çektik, buradaki pek çok şeye de daha hemen adımları attık. İnşallah kalan kısımda da en az şikayet edeceğiniz Bakanlık biz olacağız bu konuda. Çok çok teşekkür ediyorum.'' dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.