KamuMeb

Öğretmenler İlk Kez Kapsamlı ve Bütüncül Bir Meslek Kanununa Kavuşacak

EĞİTİM PERSONELİ

TBMM Genel Kurulunda Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2022 yılı bütçesine ilişkin açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, eğitim gündemine ilişkin birbirinden önemli açıklamalarda bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, ''Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gazi Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle Bakanlığımızın 2022 yılı bütçesi hakkında görüş beyan eden ve yapıcı eleştirilerde bulunan tüm milletvekillerimize hem şahsım hem de Milli Eğitim Bakanlığı adına şükranlarımı arz ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; toplumun tüm kesimlerini içine alan örgün ve yaygın eğitim ve öğretim hizmetlerini yürütebilmek için eğitim bütçemiz 274 milyar 384 milyon 474 bin TL olarak belirlenmiştir. Bu rakam, 2022 yılı merkezi yönetim bütçesinin yüzde 15,7'sini oluşturmaktadır. Eğitim sistemimizde artık, okul öncesinden yükseköğretime kadar eğitimin tüm kademelerini bir sistem bütünlüğü içerisinde değerlendirerek sürekli kalitesini iyileştirmeye odaklanacağız. Eğitime ayrılan bu bütçeyle 2022 yılında çalışmalarımızın odağında eğitimde fırsat eşitliği olacaktır. Bu kapsamda, öncelik verdiğimiz alanları, okul öncesi eğitime erişimi yaygınlaştırmak, okullar arası imkan farklılıklarını azaltmak, öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerini bütüncül bir yaklaşımla desteklemek ve mesleki eğitimi güçlendirmek olarak belirledik.

Bir taraftan, bu alanlarla ilgili çalışmalarımıza hızla başlarken, diğer taraftan, ülkemizde eğitimin tüm paydaşlarının görüşlerini alabilmek için yedi yıl aradan sonra 20'nci Milli Eğitim Şürası'nı topladık. 1-3 Aralık tarihleri arasında geniş katılımla gerçekleştirdiğimiz Şüra'da, öncelik verdiğimiz bu alanlarla ilgili tüm kesimlerin görüşlerini alabilme imkanımız oldu. Hepinizin malumları olduğu üzere, şüra kararları tavsiye niteliğinde olup Bakanlığın, şürada kabul edilen tüm kararları kabul ettiği veya uygulayacağı anlamına gelmemektedir. Alınan kararları önceliklerimize göre yeniden değerlendirdik ve meşruiyet zemini çok daha güçlü bir yol haritası oluşturduk. Şüra'da da tüm kamuoyuyla paylaştığım gibi, Şüra kararlarını, bu kararlar çerçevesinde atılan tüm adımları üç aylık periyotta kamuoyuyla ve Şüra üyeleriyle paylaşacağız. Bu vesileyle, Şüra'ya katılan, görüş bildiren, 26 bölgede, il ve ilçelerde Şüra'ya aktif bir şekilde katılım gösteren, görüşlerini ileten tüm paydaşlarımıza şahsım ve Milli Eğitim Bakanlığı adına en içten şükranlarımı sunuyorum. 

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizin bildiği gibi, okuldaki akademik başarı okul dışı faktörlere oldukça bağımlıdır. Ailelerin sosyoekonomik seviyeleri, öğrencilerin özellikle eğitimin ilk kademelerindeki akademik başarılarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle okul öncesi eğitime erişimdeki eşitsizlikler, eğitimin ilk kademesinde öğrencilerin hazır bulunuşluklarında önemli farklılıklara yol açmakta, bu farklılıklar telafi edilmediğinde eğitimin ilerleyen kademelerinde okullar arası başarı farkı olarak önümüze çıkmaktadır. Bu nedenle, Milli Eğitim Bakanlığı olarak birinci önceliğimiz, okul öncesi kademede okullaşma oranlarını yükseltmek olmuştur. 2022 yılı sonuna kadar 3 yaş grubunda yüzde 14 olan okullaşma oranını yüzde 50'ye, 4 yaş grubunda yüzde 50 olan okullaşma oranı yüzde 70'e, 5 yaş grubunda da yüzde 78 olan okullaşma oranını yüzde 100'e çıkarmayı hedefliyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu hedeflere ulaşabilmek için 2022 yılında 3 bin yeni anaokulunu ve 40 bin yeni ana sınıfını hizmete alacağız. Bu yönde çalışmalarımız da oldukça hızlı bir şekilde devam etmektedir. 2021-2022 eğitim öğretim yılının ikinci dönemine, Plan ve Bütçe Komisyonunda ifade ettiğim gibi şubat ayına 5 bin yeni ana sınıfını yetiştireceğimiz sözünü vermiştim, bugün itibarıyla şubat ayına gelmeden 4.003 yeni ana sınıfını hizmete almış bulunuyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu sınıflarda 79 bin yeni çocuğumuz eğitim almaya başladı, böylece 5 yaş grubundaki okullaşma oranı yüzde 78'den yüzde 84'e çıkmış oldu. Köy ve benzeri yerleşim yerlerinde ana sınıfı açılmasında esneklik sağlayan yeni bir düzenleme yaptık ve ana sınıfı açılabilmesi için minimum öğrenci sayısını 10'dan 5'e düşürdük.

Diğer taraftan, 77 anaokulunu tamamlayıp hizmete aldık. 61 anaokulunun da yapımı devam etmekte olup ikinci döneme yetişecek durumdadır. 557 yeni anaokulunun yapımına da kısa sürede başlayacağız. Böylece, 695 anaokuluyla ilgili süreç planlandığı gibi devam etmektedir. 2022 yılında ise 3 bin yeni anaokulu sözümüzün 695'inin geriye kalan kısmını inşallah tamamlayacağız. Anaokulları ve ana sınıfları yatırımlarını 81 il ve tüm ilçelere erişilebilirliği artıracak şekilde dağıttık. Buradaki amacımız, özellikle sosyoekonomik seviye olarak dezavantajlı kesimlerin okul öncesi eğitimine erişimini artırmak olmuştur. AK PARTİ hükümetleri, eğitimdeki kitleselleşmeye özel önem vermiş, özellikle sosyoekonomik olarak dezavantajlı kesimlerin eğitimden erişimlerini maksimum seviyeye çıkarmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu dönem, eğitiminde fırsat eşitliği bağlamında ağırlık vereceğimiz bir diğer konu, okullar arası imkan farklılıklarını azaltmaktır. Bu amaçla, her kademede, her okul türünde aynı altyapı, laboratuvar, kütüphane ve spor alanları yapmaya çalışıyoruz. Bunun bir örneğini Mesleki Eğitimde 1.000 Okul Projesi kapsamında gerçekleştirdik. Bu projeyle 3.574 mesleki teknik anadolu lisesi içerisinde dezavantajla olan, altyapı imkanları görece problemli olan bin okulu belirledik. Bu okullarımıza bir yılda bin tane kütüphane, bin tane fizik, kimya, biyoloji laboratuvarı yaptık, ayrıca mevcut meslek alan laboratuvar ve atölyelerini güçlendirdik. Diğer taraftan, okullarımızda döner sermaye kapsamında üretimi artırmak için 544 tane yeni atölye kurduk ve 282 atölyeyi yeni teknolojilerle güçlendirdik. Bir yılda bu atölyeler için 550 milyon TL bütçe harcadık. Aynı zamanda bu 1.000 okulun küçük ve büyük onarımlarını da 450 milyon TL'lik bütçeyle tamamladık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Şimdi, Mesleki Eğitimde 1.000 Okul Projesi'nde kazanmış olduğumuz bu deneyimi diğer tüm kademelerdeki okullarımız için kullanacağız. Gerekli önceliklendirmeleri yaparak ihtiyacı daha fazla olan okullara daha fazla ödenek gönderdik, bu yaklaşımımızı 2022 yılında da devam ettireceğiz. Okullarımızın altyapı, laboratuvar, kütüphane, spor alanları gibi tüm birimlerini 2022 yılı sonuna kadar iyileştireceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 26 Ekim 2021 tarihinde başlattığımız Kütüphanesiz Okul Kalmayacak Projesi'yle tüm okullarımızda mevcut kütüphaneleri yenilemeye ve kütüphanesi olmayan okullarımıza da yeni kütüphaneler kurmaya başladık. Gerekli tüm ödenekleri okullarımıza gönderdik. Kütüphanelerimizin tefrişatlarını da her zaman yanımızda olan meslek liselerinde üretiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımız da bu yeni kurmuş olduğumuz kütüphanelerin kitap ihtiyacını karşılıyor. Bu kapsamda şu ana kadar bir ay gibi kısa sürede 10 bin yeni okulumuza yeni kütüphane kurduk. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; MHP sıralarından alkışlar) Projenin en büyük özelliği iki ay gibi kısa sürede tamamlanacak olması. 2021 yılı itibarıyla tüm okullarımızda kütüphaneleri tamamlayacağız, 2022 yılında kütüphanesi olmayan okul kalmayacak.

Yine, 2022 yılında Temiz Okul Projesi başlatacağız. Tüm okullarımızın tuvalet, kantin, yemekhane gibi mekanlarını iyileştiriyoruz. Diğer taraftan tüm okullarımızda sıfır atık kültürünü yaygınlaştıracağız. Su tasarrufuna özel önem vereceğiz. Ayrıca, okul binalarında güneş enerjisi kullanımına ve yağmur suyu geri dönüşümüne de öncelik vereceğiz. Öğrenme süreçlerinin teknolojik altyapıyla desteklenmesinde de çok önemli mesafeler aldık. Bugüne kadar yarım milyona yakın etkileşimli tahtayı okullarımıza kurduk.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerimize bireysel yetenekleri doğrultusunda, ihtiyaç duydukları alanlarda, kendilerini geliştirmeleri için destek olmak, onlara gerekli şartları ve ortamları hazırlamak amacıyla çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmekteyiz. Özel eğitim meslek okulundan mezun olan öğrencilerin yükseköğretime devam edebilmelerine ilişkin mevzuat düzenlemesi yaparak bu öğrencilerimizin 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda üniversiteye geçiş sınavına girebilmelerini sağladık. Bu konuda bir düzenleme daha yaparak özel eğitim mesleki eğitim merkezi öğrenim belgesi ile özel eğitim meslek okulu diploması bulunan geçmiş mezunlarımızın da aynı haktan yararlanabilmelerini sağladık.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmede öncelik verdiğimiz bir diğer alanı ise Covid-19 salgını nedeniyle yüz yüze eğitime ara verilen yaklaşık bir buçuk yılın oluşturduğu öğrenme kayıplarından psikososyal desteklere kadar çok sayıda destek programını uygulamak oldu. Salgın tüm dünyada okulun bir öğrenme ortamı olmasının çok ötesinde anlamları olduğunu hepimize gösterdi. Bu süreçte birinci önceliğimiz uzun aradan sonra okullarımızda tüm sınıf seviyelerinde haftada beş gün yüz yüze eğitime devam edebilmek olmuştur. Bu amaçla, Sağlık Bakanlığımız ve Sağlık Bilim Kuruluyla süreci koordine ederek il, ilçe bazlı değil, vaka veya yakın temas durumunda sınıf temelli yüz yüze eğitime ara verilme sistemi uyguladık. Geliştirdiğimiz sistem hepinizin malumları olduğu üzere yaklaşık üç aydır başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Bu süreçte en büyük destekçimiz yine her zaman olduğu gibi öğretmenlerimiz oldu. Öğretmenlerimizin bugün itibarıyla en az 2 doz aşı olma oranı yüzde 89'dur. Aynı zamanda, aşı olmayıp bağışıklık kazanan ve antikor oluşturan öğretmen oranımız ise yüzde 5'tir. Dolayısıyla en az 2 doz aşı olmuş ve antikor oluşturmuş olan öğretmen oranımız yüzde 94'e ulaşmıştır. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Bu vesileyle, öğretmenlerimize, yüz yüze eğitimin sürdürülebilirliğine vermiş oldukları katkı ve aynı zamanda aşılanma oranlarını yüksek tutarak topluma örneklik teşkil ettikleri için en içten şükranlarımı arz ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir taraftan yüz yüze eğitime aralıksız bir şekilde devam ederken diğer taraftan öğrenme kayıplarını telafi etmek ve öğrencilerimizi desteklemek için ilk kez en kapsamlı yardımcı kaynak üretimine ve dağıtımına ağırlık verdik. Ekim ayı başından itibaren her ayın ilk haftası tüm sınıf seviyelerinde, ilkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye kadar tüm kademelerde, tüm sınıf seviyelerinde ürettiğimiz yardımcı kaynakları dijital ortamdan yayınladığımız gibi basarak ücretsiz olarak da öğrencilerimize ulaştırmaya başladık. Böylece, bir taraftan salgının neden olduğu öğrenme kayıplarını telafi etmede öğrencilerimize destek olurken, diğer taraftan yıllardan beri eğitim sisteminde şikayet edilen yardımcı kaynak baskısını da ailelerimizin üzerinden almış olduk. Yine, öğrencilerimize öğrenme kayıplarını telafi edebilmeleri için ortaokul 6,7 ve 8'inci sınıf seviyelerinde, lisede ise 10, 11 ve 12'nci sınıf seviyelerinde Türkçe, matematik ve fen bilimleri alanlarında ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarını hizmete aldık. Bu kurslarda önce öğrencilerimizin öğrenme kayıplarını telafi edebilmek için kazanım değerlendirme uygulaması gerçekleştirdik. Bu uygulamalardan elde ettiğimiz bulgulara göre tüm destekleme yetiştirme kurslarını yeniden yapılandırdık.

Ayrıca, okulların yüz yüze açılması sonrasında salgın hastalığın etkilerinin azaltılması için eylül ayından itibaren çeşitli psikososyal çalışmalara başladık. İlk olarak hepinizin malumu olduğu üzere 256 rehberlik ve araştırma merkezinde görev yapan tüm idareci ve rehber öğretmen, psikolojik danışmanlarımıza salgın hastalık sonrası psikolojik sağlamlığı güçlendirmek ve öğrencilerin okula uyumlarını desteklemek konulu eğitim verdik ve okullar açıldığında öğrencilere uygulanacak olan salgın hastalık psikoeğitim programlarıyla ilgili bilgilendirmeler yaptık. Yapılan eğitimin ardından, tüm okullarda görev yapan 35.950 rehber öğretmene, psikolojik danışmana eğitimler verdik. İkinci aşamada ise yaklaşık 800 bin öğretmenimize yine salgın hastalık Sonrası Psikolojik Sağlamlığı Güçlendirmek ve Öğrencilerin Okula Uyumunu Desteklemek" konulu eğitim verdik. Bu eğitimlerimiz sadece öğretmenlerle sınırlı kalmadı. Bu süreçte, okul öncesinden 12'nci sınıfa kadar 10 milyon 400 bin öğrenciye Salgın Hastalık Psikoeğitim Programı desteğini sağladık. Bakanlık olarak bu süreçte, sadece öğrenci ve öğretmenlere destek sağlamadık, ayrıca, öğrenci velilerimize yönelik de psikososyal destek programlarını uygulamaya koyduk. Bu kapsamda, yine, rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlarımız tarafından yaklaşık 5 milyon velimize psikososyal destek programı uyguladık. Öğrenci, öğretmen ve velilerimize yönelik bu kapsamda desteklerimiz halen devam etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir eğitim sistemi, hepinizin malumu olduğu üzere, öğretmenleri kadar güçlüdür. Bu nedenle, eğitimde fırsat eşitliği bağlamında öncelik verdiğimiz alanlardan en önemlisi öğretmenlerimize sağlayacağımız desteklerdir. Bu dönemde, öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerini, kişisel gelişimlerini ve liderlik özelliklerini geliştirmelerini desteklemek için çok kapsamlı eğitim programları uygulayacağız. Burada, özellikle, mesleğe yeni başlayan öğretmenlerimize ve deneyimi beş yılın altında olan öğretmenlerimize öncelik vereceğimizi özellikle belirtmek isterim. Gerekli tüm planlamalarımızı tamamladık.

Yüz yüze ve uzaktan eğitim platformlarının tüm imkanlarını kullanarak öğretmenlerimizin tüm eğitim taleplerini karşılayacağız. Uzaktan eğitimin bu kapsamda çok önemli fırsatlar sunduğunu görüyoruz. 15-21 Kasım tarihleri arasındaki bir haftalık ara tatilde düzenlediğimiz uzaktan eğitim seçeneklerine öğretmenlerimizin yoğun ilgisini gördük. 679.386 öğretmenimiz en az bir eğitim içeriğini tamamlayarak sertifika aldılar. Bazı öğretmenlerimizin ise kendi istekleriyle, zorunluluk olmadan birden çok eğitime katıldıklarını gözlemledik. Böylece, bir haftalık ara tatilde sertifikalı toplam eğitim sayısı 886.233'e yükseldi.

Öğretmenlerimize, uzaktan eğitimde, eğitim seçeneklerini zenginleştirmek için Öğretmen Bilişim Ağı'nı, ÖBA'yı kurduk. Bu platformu, ilk kez, 21 Ocak-7 Şubat 2022 tarihleri arasındaki 2 haftalık ara tatilde uygulayacağız. Bu tarihler arasında öğretmenlerimizin mesleki gelişim eğitimlerini uzaktan eğitim olarak düzenleyeceğimizin müjdesini de buradan duyurmak isterim. Bu tarihler arasında öğretmenlerimiz de öğrenciler gibi okula gitmeden uzaktan eğitimle mesleki gelişimlerini tamamlayabileceklerdir.

Öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerinin desteklenmesinde yeni bir uygulamaya geçiyoruz. Her okulun hepinizin malumu olduğu üzere- kendine has, özel şartları ve bu duruma bağlı özel ihtiyaçları olabileceğinden hareketle, bu yeni uygulamayla artık okul düzeyinde de mesleki gelişim faaliyeti düzenlenmesine imkan sağlayacağız. Okullarımız almak istedikleri eğitimleri, talep gerekçelerini ve ulaşmak istedikleri sonuçları belirleyerek mesleki gelişim planlarını oluşturacaklar ve biz de Bakanlık olarak bu talebin bütçesini doğrudan okullara göndereceğiz. Bu uygulamayla daha gerçekçi temellere dayanan ve daha çok öğretmene ulaşan bir mesleki gelişim sistemine kavuşmuş olacağız.

Bir diğer uygulamaya sokacağımız yeni bir yaklaşımımız ise öğretmen mesleki gelişim toplulukları oluşturmaktır. Öğretmenlerimiz, bu uygulamayla sadece teorik bilgi almayacak, aldığı bilgiyi meslektaşlarıyla birlikte sınıfa taşıyacak ve bu süreçteki deneyimlerini ve varsa sorunları dile getirerek eş zamanlı ilerleyen bir iyileşme süreci ve deneyimden beslenen bir programla tamamlamış olacaklardır. Biz, bu sistemi, teorinin uygulamaya dönüştüğü, eğitimlerin bir yenilik olarak sınıflara taşındığı bir alan olarak görüyoruz. Öğretmen mesleki gelişim toplulukları da tıpkı okul temelli mesleki gelişim gibi doğrudan okullara aktaracağımız kaynaklarla finanse edilecektir.

Bir diğer yeni uygulamamız ise tecrübe paylaşımını ve bir okuldaki güzel bir uygulamanın başka okullara da taşınmasını sağlamaya dönüktür. Mesleğin uygulanması sırasında oluşan bilgi ya da sistemin ürettiği tecrübeyle öne çıkan okullarımızı öğretmenlerimiz yerinde görsün diye kısa süreli öğretmen hareketlilik programları başlatıyoruz. Mesleki eğitimde ortaya koyduğumuz ve adına "mükemmeliyet merkezi" dediğimiz tecrübenin yerinde görülebilmesi için ilgili alan öğretmenlerimizi bu okullarda kısa süreli görevlendirerek buradaki tecrübeden faydalanmalarını sağlayacağız. Bu uygulamayı zamanla diğer başarılı okulları da içerecek şekilde genişleteceğiz. Bu şekilde, birbirinden öğrenen, birbirini destekleyen iyi uygulamaların hızla sisteme taşındığı yenilikçi bir yapı kurmuş olacağız. Tüm bu yeni uygulamaların yanında merkezi, mahalli, senkron, asenkron eğitimlerimiz de içerik, tür ve sayı olarak artarak devam edecektir. Elimizdeki her türlü imkanı eğitim sistemimizin en önemli unsuru olan öğretmenlerimizin hizmetine sunacağımızın bilinmesini önemle belirtmek isterim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Cumhurbaşkanımız hem Öğretmenler Günü müjdesi olarak hem de 20'nci Milli Eğitim Şürası'nda, hazırlıkları tamamlanan öğretmenlik meslek kanununun yakın bir zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacağı müjdesini vermiştir. Bu düzenleme sayesinde Türkiye eğitim tarihinde öğretmenler ilk kez kapsamlı ve bütüncül bir meslek kanununa kavuşmuş olacaklardır. Öğretmenlik meslek kanunu sayesinde, öğretmenlik artık bir "kariyer mesleği" olarak tanımlanabilecek; adaylık, öğretmenlik, uzman öğretmenlik ve başöğretmenliğin hakları, görevleri ve sorumlulukları gelişim temelli bir sistem içerisinde tanımlanabilecektir. Kariyer sistemindeki avantajları nedeniyle öğretmenlerimizin yüksek lisans ve doktora eğitimlerine yönelimleri de önemli oranda artacaktır. Öğretmenlik meslek kanunu teklifi inşallah bu ay içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisine gelecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde değerlendirilme sürecinde desteğinize olan inancım tamdır. Sizlerin de destekleriyle bu bağlamda önemli bir eksikliği daha gidermiş olacağız. Bu süreçte, destek ve katkılarınız için şimdiden tüm öğretmenlerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. 

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin ekonomik kalkınması ve genç işsizliğin azaltılmasındaki en önemli katkıyı sağlayacak olan mesleki eğitim, öncelik verdiğimiz en önemli alanlardan bir tanesini oluşturmaktadır. Mesleki eğitimin güçlendirilmesinde attığımız en önemli adım, iş dünyasının temsilcilerini eğitim süreçlerinin tamamına dahil etmektir. Artık sektör temsilcileriyle birlikte müfredatı güncelliyor, sektör temsilcileriyle birlikte öğrencilerin işletmede beceri eğitimlerini, öğretmenlerimizin işbaşı ve mesleki gelişim eğitimlerini planlıyoruz; yine, sektör temsilcileri başarılı öğrencilere burs veriyor ve istihdamda öncelik tanıyor.

Mesleki eğitim verdiğimiz tüm alanlarda, bu boyutlarda kapsamlı iş birliğini sektörün güçlü temsilcileriyle tesis ettik. Bu iş birlikleri kapsamında mezunlarımıza istihdam öncelikli bir mesleki eğitimin sunulması sağlanmıştır. İş gücü piyasasının güncel ihtiyaçlarına cevap vermek üzere yeni alan ve dallar açarak bu alanların gerektirdiği becerileri öğrencilerimize kazandırıyoruz.

Tüm mesleki eğitim müfredatını bu kapsamda güncelledik ve ulusal mesleki eğitim standartlarıyla uyumlu hale getirdik. Attığımız bu sistematik adımlar öğrencilerin mesleki eğitime yönelimlerini de artırdı; çok sayıda mesleki ve teknik Anadolu lisemiz artık yüzde 1'lik başarı diliminden öğrenci almaya başladı yani bu sonuç artık, akademik olarak başarılı öğrencilerin de mesleki teknik eğitimi tercih ettiğini göstermektedir.

Mesleki ve teknik eğitimde bir diğer önemli gelişme de fikri mülkiyet alanında yaşanmaktadır. Mesleki ve teknik eğitim veren okulların bünyesinde toplam 50 tane araştırma-geliştirme merkezi kurduk; bu merkezler sayesinde öğrenci ve öğretmenlerimiz yeni ürünler tasarlamakta ve tasarladıkları bu ürünlerin fikri mülkiyet haklarını alabilmektedir. Bu AR-GE merkezlerinde tescili alınan patent, faydalı model, marka ve tasarım sayısı her geçen gün artmaktadır. Şu ana kadar 200 patent, faydalı model, tasarım ve marka tescili alınmıştır. 2022 yılında artık tescili alınan ürünlerin ticarileştirilmesiyle ilgili çalışmalarımıza ağırlık vereceğiz.

Bu vesileyle, fikri mülkiyet kültürünü bilim ve sanat merkezleri ve tüm okullarımızda yaygınlaştırmaya büyük özen gösterdiğimizi özellikle belirtmek isterim. Bakanlık olarak 2021 yılında 753 ürün tescili hedefliyorduk.

Çalışmalarımız meyvesini verdiği gibi, hedefimizin üzerinde, çok önemli başarı elde ettik. Mesleki eğitim, bilim sanat merkezleri ve liselerimiz 2021 yılının ilk on ayında toplam 3.806 fikri mülkiyet, ürün tescil başvurusunda bulundular.

Bu başvurulardan 1.441 tanesi patent, faydalı model, tasarım ve marka tescilini alarak önemli bir kazanıma imza attı. Yapılan başvuruların büyük bir kısmının değerlendirme aşamasının devam ettiğini de özellikle belirtmek istiyorum. Bu vesileyle, desteklerinden dolayı Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanlığımıza da özellikle teşekkürü bir borç biliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; mesleki eğitimde artık sorunları değil, yeni açılımları konuşuyoruz. Mesleki eğitim artık yeniden geleceğimize umut olmuştur, özellikle Covid-19 salgını günlerinde artan üretim kapasitesiyle maskeden dezenfektana, tek kullanımlık önlükten yüz koruyucu siperliğe, solunum cihazından maske makinasına kadar toplumun ihtiyaç duyduğu tüm ürünleri kısa sürede üreterek, ihtiyaç duyulan noktalara ulaştırdılar ve mesleki teknik eğitim Covid-19 salgınının ilk şokunun atlatılmasında çok önemli bir katkı sundu. En son Bursa'da mesleki teknik Anadolu lisemiz hızlı antijen kiti üretti. İnşallah Sağlık Bakanlığının onay vermesiyle okullarımızda artık öğrencilerimize, öğretmenlerimize kendi üretmiş olduğumuz, mesleki teknik Anadolu lisesinde üretilmiş olan hızlı antijen kitlerini kullanacağız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu dönem mesleki eğitimde asıl açılımı mesleki eğitim merkezleriyle gerçekleştirmek istiyoruz. Bildiğiniz gibi mesleki eğitim merkezleri Almanya'daki Dual mesleki eğitim modeline dayanmakta olup öğrenciler haftada bir gün mesleki eğitim merkezlerinde eğitim alırken diğer günlerin tamamında işletmelerde, gerçek iş ortamlarında uygulamalı eğitim almaktadır. Dört yıllık eğitim boyunca öğrenciler her ay asgari ücretin üçte 1'i kadar ücret alırken aynı zamanda iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı da sigortalanmaktadır. Mesleki eğitim mezunlarının eğitim aldıkları alanda istihdam oranı yüzde 88 olup Almanya'nın bile üzerindedir.

Mesleki teknik Anadolu liselerindeki istihdam oranı yüzde 57 ama eğitim alınan alandaki istihdam oranı düşük olmasına rağmen mesleki eğitim merkezleri mezunlarının eğitim aldıkları alandaki istihdam oranı yüzde 88'dir.

Ülkemizde iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek ve genç işsizliği azaltmak için mesleki eğitim merkezlerinin kapasitesini artıracağız. Bu amaçla ilk adımı sektörlerin yoğun bir şekilde kümelendikleri organize sanayi bölgelerinin tamamında mesleki eğitim merkezleri kurmak üzere attık.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla yürüttüğümüz süreç kısa sürede sonuçlandı. Bu adımdan önce sadece 87 OSB'de mesleki eğitim merkezi varken 164 tane yeni mesleki eğitim merkezi kurduk. Artık tüm OSB'lerde mesleki eğitim merkezi kurulumunun tamamlandığı müjdesini de burada paylaşmaktan büyük mutluluk diyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; okul öncesinden yükseköğretime, Yükseköğretim Kalite Kurulundan ÖSYM'ye kadar tüm birimlerimiz, eğitim sistemimizin tüm bileşenleri vatandaşlarımıza kaliteli hizmet vermek için tüm gücüyle çalışmaya devam etmektedir, 2022 yılında da devam etmeyi kararlı bir şekilde sürdürecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha Bakanlığımız bütçesiyle ilgili görüş beyan eden ve yapıcı eleştirilerde bulunan tüm milletvekillerimize, ayrıca bütçe sürecinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, vereceğiniz destek için bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Milli Eğitim Bakanlığı 2022 yılı bütçesinin eğitim ailemize, öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, saygılarımı sunuyorum.'' dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.