KamuMeb

Faizler Düşecek Mi? Cumhurbaşkanı Açıkladı!

EKONOMİ

İzmir'de Alsancak ile 96 tesisin toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yüksek faiz konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ''Düşman İzmir'e ayak bastığında milletçe adeta dünyamız kararmıştı. Düşmanı İzmir'den denize döktüğümüzde ise milletçe bayram yapmıştık. İzmir, vatan topraklarına uzanan elleri kırma ve istiklalimize sahip çıkma mücadelemizin sembolü olmuştur. Milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasının hemen ardından yine bu şehrimizde toplanan İzmir İktisat Kongresi'yle de ekonomik istiklalimize sahip çıkma irademizi ortaya koyduk.

Rahmetli Menderes'le birlikte İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararlar yeniden hayata geçirilmeye başlandı. 1960'tan itibaren ülkemize musallat olan her darbe , her muhtıra her vesayet düzeni demokrasimizle birlikte ekonomik bağımsızlığımızı da örseledi.

Bugünlerde CHP ekibi ülke yandı bitti diye ortalığı birbirine katıyor. CHP'nin iktidarda olduğu dönemde gecelik yüzde 7 bin 500'leri bulan faizleri gördük mü? Bunun altından kim kalkar? Bu ülke onların döneminde işsizliğin can yaktığı, başbakanlığın önüne yazar kasa fırlatıldığı sıkıntılı günleri yaşadı mı? Bunları 18 yaş altı grup bilmez.

Bu ülke, onların döneminde bankaların içlerinin boşaltılarak milletin cebinden 100 milyarlarca doların çalındığı ihanetler gördü. Biz onlardan böyle bir Türkiye devraldık. Ülkemizde başlattığımız büyük demokrasi ve kalkınma devrimiyle hem 1920'de meclis açıldığında, hem 1923'te İzmir İktisat Kongresi toplandığında ortaya konan ruhu yeniden dirilttik. Milletimizin tüm kesimlerinin hak, özgürlük, gelişme yatırım taleplerini hayata geçirerek hem sosyal barışı sağladık, hem ülkemizi büyüttük güçlendirdik.

Ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Biz tüm bu süreçte verdiğimiz mücadelede her şeyi çalıştık, çabaladık ama bir şeyi hiç aklımızdan çıkarmadık. Demokraside, özgürlüklerde, sanayide, ticarette, diplomaside, güvenlikte hayata geçirdiğimiz atılımları ekonomide de gerçekleştirerek milletimizin refahını artıramazsak kazanımlarımızı kalıcı kılamazdık.

En önemli vesayet aracı olarak kullanılan IMF reçetelerini bir kenara bıraktık. IMF'yi bu ülkeden kim çıkardı. CHP'nin parti sözcüsü IMF ile kol kola geziyor. Onlar IMF'nin dilinden anlıyor. Biz ise 23.5 milyar dolar IMF'ye borç vardı Mayıs 2013'te parasını ödedik gönderdik. Merkez Bankasının döviz rezervi 27.5 milyar dolardı, Şimdi 127 milyar dolar. Milleti açlığa işsizliğe fakirliğe mahkum eden IMF reçeteleri yerine kendi kalkınma ve ekonomi programımızın altyapısını inşaya başladık.

Ne zaman biz 23.5 milyar doları IMF borcunu kapatıp bir daha bu kuruluşta anlaşma yapmayacağımızı ilan ettik o günden beri başımız beladan kurtulmadı. Boş durmuyorlar.

Ülkemizdeki mandacı iktisatçı ve mandacı siyasetçiler ise Türkiye'nin Cumhuriyet tarihindeki en büyük ekonomik kurtuluş mücadelesini tam tersi gibi göstermeye çalışıyorlar. Yıllarca ülkemize dayatılan para ve maliye politikalarının insanımızı işsiz, şirketlerimizi karsız, devletimizi gelirsiz bıraktığını gözlerden saklamak isteyen bu mandacılar var güçleriyle üzerimize gelmeye çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar bizi; üretim, istihdam ve cari denge odaklı bu ekonomi programımızdan döndüremeyecekler. Yüksek faizi enflasyonu ve kur tuzaklarını ülkemizin kaderi gibi görenlerin teslimiyetçiliği öğretilmiş bir çaresizliktir.

Biz savunma sanayinden sağlığa kadar bu öğrenilmiş çaresizlik sendromunu aşarak nasıl ülkemizi en ileri seviyeye getirdiysek - ekonomi politikalarında da aynısını Allah'ın izniyle başaracağız. Yatırım, istihdam, üretim ve bu politikaların alt yapısını 19 yıldır inşa ediyoruz.

Salgınla birlikte ortaya çıkan küresel ekonomik kriz bu dönüşümü hızlandırma ve neticelendirme fırsatı verdi. Faizleri 7 bin 500'lere çıkartanların bugün kanun çıkartın faizleri yüzde 1'e indirin. Bay Kemal diyor ki kanun çıkarın faizleri yüzde 1'e indirin. Bu faizler düşecek düşecek. Biz yüksek faize halkımızı da çiftçimizi de ezdirmeyeceğiz.

Milletimiz geleceğini kurtaracak bir büyük dönüşümün sancılarını yaşarken kendisiyle dalga geçenlerle bunun hesabını elbet soracak. Geçtiğimiz 19 yılda ne yaptık? Eğitim dedik 76 üniversiteden aldık 207 üniversiteye çıkardık. Mesleki eğimi yeniden canlandırarak okulların ve öğretmenlerin sayısını artırarak tarihimizin en güçlü insan kaynağı altyapısını sunduk.

Terör örgütlerinin, mafyanın, çetelerin kol gezdiği yerleri Türkiye'nin herkesin kendini evinde, iş yerinde, sokakta, güvende hissettiği yerler haline getirdik.

Sizler bize inandınız biz de size inandık ve bu terörü gömdük. 28 bin 200 kilometreye çıkardığımız bölünmüş yollarıyla, otoyollarıyla, tünelleriyle köprüleriyle, baştan sona yenilediğimiz tren hatlarıyla hızlı tren projeleriyle dünyanın en yaygın ve ekonomik hava yoluyla, limanlarıyla ülkemizi büyük atılımına uygun ulaşım altyapısıyla donattık. Ülkemizin her şehrine yayılan ve sayılarını 326'ya çıkardığımız OSB ile dünyanın gıptayla takip ettiği savunma sanayi sektörümüzle girişimcilerin önünü açan teşvik ve destek sistemimizle, Çinle Avrupa arasında en büyük ve modern sanayi altyapısını kurduk.

Çalışan üreten alan satan herkesin yanında yer alarak ihracatı 36 milyar dolardan 216 milyar dolara çıkardık. Ülkemizi 2018-2019 küresel kriz yılları dışında hep büyüttük. İstihdamı yüzde 36 artırarak insanlarımıza iş, aş sağladık. Ülkemizi tarımsal hasılada dünyada 10. sıraya çıkardık. Çevre, şehircilik, sporda sosyal yardımlarda, kültür sanat her alanda ülkemizi Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine çıkardık. Savunma sanayinde yüzde 20'lerden yüzde 80'e çıkardık.

Emtia fiyatlarındaki yükselişin sebep olduğu fiyat artışlarının faturasını bize çıkarmaya çalışıyorlar. İktisadi ve mantıki hiçbir temeli olmayan döviz kuru hareketleri üzerinden karanlık senaryolar üretmek için çırpınıyorlar. Milletimizi paniğe ve karamsarlığa sürükleyerek Ülkenin felaketinden siyasi çıkar devşirme kurnazlığına yelteniyorlar. Bu mandacıların kendilerine sunulan hazır reçeteler dışında ülkenin ve milletin hayrına bir politika, proje, eser hizmet üretme kaygıları da gayretleri de olduğu görülmemiştir. Bunlar daha Türkiye'nin nasıl bir güce, imkana ve altyapıya sahip olduğunu bilmeyecek kadar cahiller, şuursuzlar.

Bizim tek hedefimiz insanımızın işine, aşına ve geleceğine sahip çıkmak. Yüksek faizmiş, düşük kurmuş IMF reçeteleriymiş, küresel siyaset ve para baronlarının şantajlarıymış bunların hiçbiri insanımızın işinden aşından ve geleceğinden daha önemli değildir.

Türkiye artık 1970-1990'ların Türkiye'si değil. Türkiye'nin önünü kesmek için atılan her adımın bir bedeli var. Birileri bu bedeli bir süre öder ama sonra dönüp kendi işine bakar. Bizim mandacılar ve siyasetçiler de kabak gibi ortada kalır. Bunun vesayetle mücadelemizde, terörle mücadelemizde gördük, darbecilerle mücadelemizde gördük. Bugün faiz, kur, enflasyon üzerinden ahkam kesenlerin yarın havaya bakıp ıslık çalarak bambaşka mecralara yelken açacaklarından hiç kuşkunuz olmasın.'' dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.