KamuMeb

Çalışanları, Emeklileri ve Sözleşmeli Personeli İlgilendiren Açıklama

GÜNCEL

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ve TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı iş birliğinde düzenlenen 36. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında ATO Congresium'da "Sosyo-Ekonomik Boyutu ile İş Sağlığı ve Güvenliği" temalı programa katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, önemli açıklamalarda bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, ''Biz işçi sağlığı, iş yeri güvenliği, işçinin güvenliği bu konularını çok önemsiyoruz. Her şeyden önce işçinin sağlığının devam etmesi için iş yerinin şartlarının da sağlıklı olması lazım. Dolayısıyla iş yerine ve iş yerinin sahiplerine büyük yük düşmektedir. Bu sorumluluğu kamu elbette düzenlediği yasal çerçevelerle, kanunla koruyor ancak bu mesele mevzuatla çözülen bir mesele değil, mevzuat çok önemli ama yeterli değil. Mevzuatın uygulamaya dönük sorumlularının yani iş yeri sahibinin, yöneticilerinin bu sorumlulukları yerine getirmesi lazım. Kamunun da bu sorumlulukları yerine getirip getirmeme konusunda denetiminin her aşamada olması lazım. Biz Çalışma Bakanlığıyız, emeği korumak bizim birinci görevimiz. Dolayısıyla hedefimiz; iş yerinin ihmalleri konusunda sıfır tolerans ve sıfır can kaybıdır. Emeği, çalışanları koruyacak bütün tedbirleri almak, uygulatmak ve denetimi bizim sorumluluğumuzdadır. Bu konuda pandemi döneminde denetimler her konuda olduğu gibi askıya alınmıştı, bunu sıkılaştırdık ve ihmale sıfır tolerans tanıyarak can kaybına imkân aralayacak hiçbir kapı bırakmayacağız. Bu konuda tavrımız kesin, denetimleri de kanunun her aşamasını da uygulamanın sorumluluğunu üstleneceğiz ve genel müdürlüğümüz bu konuda bütün imkânlarını seferber edecek, taviz yok. Çünkü herhangi bir inşaatta, herhangi bir tersanede bir can kaybının olması demek bu süreçlerde rol alan başta ben olmak üzere görevli olan herkesin bir ihmalinin olması demektir. Bu konuda ihmal kabul etmiyoruz, hiçbir can kaybına asla göz yummayacağız, sorumlularının da hesabını adalet önünde vermesi için tüm imkanlarımızla takipçisi olacağız.

Üretim düzeninin sağlıklı olabilmesi için iş sağlığı ve iş güvenliğinin öncelikli olarak ele alınması lazım. Bu bir insani problemdir, insanlarımızı, çalışanlarımızı, emekçilerimizi korumamız için onun alt yapısı olan üretim sürecindeki her mekanizmayı, insana göre düzenlememiz lazım. İş sağlığı ve iş güvenliği meselesi sanayiye, ihracata dayanarak büyüyen ekonominin temel vazgeçilmez şartıdır. İş Sağlığı ve İş Güvenliği Haftasının 36.’sını düzenlediğimiz bu haftanın başlangıç toplantısının hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Meydana gelen ekonomik sorunların yansımaları çok geçmeden Türkiye üzerinde de kendisini hissettirmeye başladı. Rahat bir nefes alacağımızı ümit ederken pandemi sonrasında böyle bir ekonomik sorun ile karşı karşıya kaldık. Bunun bize en büyük yansıması bildiğiniz gibi hayat pahalılığı, genel adı ile de fiyatların genel seviyesinin yükselmesi, artma hızının ortaya çıkması yani enflasyon sorunu şeklinde tezahür etti. Bizdeki enflasyonun en önemli sebebinin dünyadaki enerji fiyatlarındaki artışın bize yansıması olduğunu biliyoruz. Kamu olarak bunun sokağa, vatandaşın gündelik tüketimine yansımaması konusunda ciddi tedbirler aldık ve çeşitli bakanlıklarımız bunları uygulamaya koydular. Enflasyonu kontrol altına alacak çeşitli iktisat politikaları uygulanıyor ama kendi çalışma alanımla ilgili şunu belirtmem lazım; enflasyonun karşısında çalışanlarımızı, işçilerimizi, emekçilerimizi, kamu personelini ve emeklilerimizi koruyacak tedbirleri almak durumundayız. Elbette enflasyonun kontrol altına alınması için uygulanan politikalar belli bir müddet içerisinde enflasyonda düşüş sağlayacak, bütün bunlara bağlı olarak biz de çalışanlarımıza dönük koruyucu politikaları, uygulamaları devreye sokmak zorundayız. Önümüzdeki 6 aylık enflasyon değerlendirmesi yaptığımız zaman çalışanlarımızı emekçilerimizi, kamu personelini ve özellikle de emeklilerimizi enflasyon karşısında koruyacak kapsamlı düzenlemeler yapacağız.

Enflasyon karşısında çalışanları asgari ücreti yüzde 50 arttırarak koruduk, asgari ücretten verginin kaldırılması ve asgari ücret düzeyinde bütün ücretlerin vergisinin kaldırılması tarihsel bir adımdır. Kimsenin endişesi olmasın çalışanlarımızı, emekçilerimizi, emeklilerimizi koruyacak bir programı hazırlıyoruz, bununla ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Tamamlandığı zaman kamuoyumuzla paylaşacağız. Tabi bir başka çalışmamız daha var, bu ay onu da bitiriyoruz. Memur sendikalarımızla son bir toplantı yapacağız o toplantıdan sonra nihai değerlendirmemizi yaparak bu ayın sonunda 3600 meselesi ile ilgili çalışmamızı bitirmiş olacağız. Kamu personelinin 3600 Ek Gösterge’den faydalanması konusunda en kapsayıcı düzenlemeyi yapacağımızı da şimdiden ifade etmek isterim.

Sözleşmeli personelin eş durumundan tayin hakkı, emeklilik ile ilgili düzenlemeleri, statüsü ile ilgili sorunları da 3600’den sonra öncelikli olarak ele alıp çözeceğiz. Türkiye, ekonomide yaşanan dalgalanmalar, enerjinin meydana getirdiği sorun, küresel ölçekte yaşanan tedarik zincirinin kopması, birçok başka sebebin de eklendiği enflasyon ortamına karşı sosyal politikaları devreye sokmakta tereddüt etmiyor, bu bizim görevimiz. Bu görev çerçevesinde de uygulanabilecek her şeyi gözden geçiriyoruz, her konuda çalışmamız hazır, zamanıyla başlayarak adım adım uygulamaya sokacağız. Çalışanlarımızı, emekçilerimizi, emeklilerimizi enflasyonun tahribatına maruz bırakmayacak şekilde koruyacağız. Türkiye sosyal devlettir, üretim gücüne dayalı olarak da sosyal politikaları ile emekçilerini korumaktan asla vazgeçmez.'' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 9 Mayıs 2022 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, önemli açıklamalarda bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Temmuz ayında yapılacak enflasyon farkı artışları ve diğer düzenlemelerle dar gelirlilerin alım gücünü biraz daha iyileştireceğiz" ifadelerini değerlendirdi ve "Hükümetimiz, çalışanlarımızı, emeklilerimizi enflasyonun tahribatından koruyacak çalışmalar yürütüyor. Gerçekleştireceğimiz düzenlemelerle dar gelirlilerin alım gücünü iyileştireceğiz. Haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte çalışmaya ilişkin nasıl bir yol haritası izleneceğini belirleyeceğiz." dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.