KamuMeb

12 Bin Personel Alımı Tercihleri Ne Zaman Alınacak?

SAĞLIK PERSONELİ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 12 bin personel alınacağını açıkladığı ilk andan itibaren atama bekleyen sağlık çalışanları ve sağlık personeli beklentisini sürdürüyor. Henüz ÖSYM tarafından tercih kılavuzu yayınlanmadı. 12 bin sağlık çalışanı alımı için kılavuz yayınlandığında başvuru şartları, başvuru tarihleri ve kadro dağılımı belli olacak.

AK Parti Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan komisyonda, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Sağlık Bakanlığının bütçesinin görüşmeleri sırasında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, birtakım açıklamalarda bulundu.

Sağlık Bakanlığı'nım bütçesinin sunumunu yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 12 bin personel alımına ilişkin bilgiler verdi.

Başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarının temel insan hakkı olan sağlık hizmetine adanmış olarak sağlıklı bir toplum olma hedefindeki güç olduğunu, hekimlerin hastanın nabzını tuttuğu kadar toplumun da nabzını tutabilen bir misyona sahip olduğunu belirten Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Önümüzdeki günlerde KPSS puanına göre ÖSYM tarafından yapılacak merkezi yerleştirme ile 12 bin sözleşmeli sağlık personeli alıyoruz. ÖSYM hazırlık yapıyor. Bununla ilgili 7 bin hemşire, bin 700 ebe, 2 bin 864 sağlık teknisyeni gibi devam ediyor.” bilgisini verdi.

Aşılarla ilgili de irtibatlarının devam ettiğini ifade eden Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Pfizer ile ilgili aralıkta olma ihtimali, Sayın Uğur Hoca’nın (Prof. Dr. Uğur Şahin) söylemiyle çok zayıf görünüyor. En erken 15 Aralık’tan sonra ruhsat alınabilir. Ruhsatın aralıkta olmama ihtimalinin yüksek olduğu, olursa bize, Türkiye’ye verebileceği rakam 1 milyon. Ocak ayından itibaren de tedrici yıl içinde 25 milyona kadar şeklinde şu an görüşmelerimiz var. Çin aşısı için de aralıkta en az 10 milyon gibi bir aşıyı alabilir olacağız. Bu sayıyı artırmak istiyoruz. Ocak ayında da en az bu kadar olacak. Bu sayı muhtemelen iki katına kadar çok rahat çıkabilir. Bununla ilgili 1-2 gün içinde de sözleşmede imzalanacak. Bu aşıları bizim için şimdi karşılıklı sözleşmenin içeriği dahil olmak üzere teyitleşildi.” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca “bizim aşımızın devreye girmesi, tahminimiz nisan ayında şeklinde olur. Bizim dünyada erken dönemde aralık ayında aşı çıkar çıkmaz vatandaşımıza güvenilir olan iki aşıyı Türkiye’de şu an uyguluyoruz. Hem Pfizer’i, hem Sinovac’ı uyguluyoruz. Bu anlamda herhangi bir sorun yaşamadık. Antikor oluşuyor. İkisiyle ilgili girişimlerimiz ciddi. En erken dönemde vatandaşımıza temin ederek, yoğun bir şekilde temin ederek aralıkta yaptırmak istiyoruz. Dünyada erken dönemde güvenebilir olduğumuz çıkan aşıyı vatandaşımıza, önce kendimden başlamak üzere yapmak istiyoruz. Bunun içinde yoğun bir çaba içinde olduğumuzdan emin olun. Aralıkta başlayabilirliğimizin de çok yüksek olduğunu bilmiş olalım. Ben sayıyı şimdiden çok söylemek istemiyorum. 10 milyonlarla ifade edilen sayılar olduğundan emin olun.” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “ölüm şekli hanesinin amacı, bulaşı hastalık dediğiniz şu bilgiyi veriyor; ölen kişi silahlı saldırı gibi adli bir vakayla veya hastalık, yaşlılık gibi normal beklenecek bir ölüm mü? Bu sorunun cevabı, doğal ölüm veya adli vaka sonucu ölümdür. Bu haneye, hastalığa bağlı doğal ölümün izahı için bulaşıcı hastalık veya bulaşıcı olmayan hastalık açıklaması da eklenmiştir. Kayıtlar, bu yılki toplam ölümlerin, yaklaşık 10’da 1’inde ölüm şeklinin bulaşıcı hastalık sonucu doğal ölüm olduğunu göstermektedir. 10’da 9’u ise bulaşıcı olmayan hastalık, yaşlılık ve benzeri şeklinde işaretlenmiştir. Bu hanedeki bilgi, ölümün nedenini hastalık bazında göstermez. Buradan Kovid-19 ölüm sayıları anlaşılmaz. Bulaşıcı hastalık eşittir Covid demek değildir. Bulaşıcı tek hastalığın Kovid-19 olduğunu düşünmek yanlıştır. Raporda, ölüm nedeni hanesi asıl bilgiyi veren kısım alttaki ölüm hanesi ikinci hekim tarafından doldurulur. Defin sonrası alınan kesin ölüm raporunda hastanın onaylanmış ölüm nedeni bu hanede yer alır. İstatistiklerde, Kovid-19’un ölüm nedeni olarak gösterilebilmesi buradaki veriye dayanır. Bulaşıcı hastalığa dayanmaz.” dedi.

Belediyelerin e-Devlet veri tabanında yer alan mezarlık bilgi sisteminde söz konusu ildeki defin sayılarının yer aldığını, defin raporlarının ise kişilerin öldüğü ilde verildiğini, belediyelerin verilerinin kendi illerindeki defin sayılarını ortaya koyduğunu, TÜİK verilerinde dağılımın ölen kişilerin ikamet adresine göre yapıldığını, belediye ve TÜİK verileri arasında bir fark oluştuğunu belirten Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bu farkı yılın 9’uncu ayında görürsünüz. 31 Aralık’tan yeni yıla devrettiğinizde toplam vefat sayıları iki kaynakla eşitlenir. Birkaç il belediyesi verilerine bakıp sonuç çıkarmak, bu iki kaynağı harmanlamak yanlış olur. Yılın sonu beklenirse, TÜİK verileriyle diğer verilerin çakıştığı zaten görülmüş olacaktır.” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bu yılın ilk 9 ayında Kovid-19 kaynaklı ölümler dahil 339 bin 26 ölüm gerçekleşmiştir. Yani aradaki fark 7 bin 244’tür. Kovid-19 kaynaklı tespit edilmiş ölümlerin sayısı 8 bin 62’dir. Ölüm nedenleri, TÜİK tarafından Dünya Sağlık Örgütünün standart sınıflamasına göre yayımlanır. Bu sınıflamada, enfeksiyon ve parazit hastalıkları başlığı altında 21 alt başlık ve 932 hastalık bulunmaktadır. Sadece Kovid değil. Bağırsak enfeksiyonları, hepatit, tüberküloz bunlardan bazıları. Kovid-19 şu an için en çok akla gelenidir. Geçtiğimiz yılın ilk 9 ayında 21 başlık altındaki 932 hastalık sebebiyle ölüm sayısı 8 bin 977’dir. Bu yıl ise Kovid hariç 8 bin 785’tir. Geçen yıla göre üstelik daha azdır. Kovid ölümlerinin ‘bulaşıcı hastalık’ başlığı altında verilmediği açıktır. Bunları sırf bulaşıcı hastalık sebebiyle ölüm diye Kovid-19 hanesine yazmak yanıltıcıdır.” dedi.

Türkiye’nin birlik ve birliğinin korunmasında halkın sağlık seviyesinin yükseltilmesinde kararlı olduklarını vurgulayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “bir Kurtuluş Savaşı veriyoruz. Bir salgın hastalıktan kurtulma savaşı. Ulusal bir seferberlik haliyle her vatandaşımız üzerine düşeni yapmaktadır. Bu sefer cephede olan ordumuz askeriye değil tıbbiye ordusu, sağlık ordumuz. Hiç tanımadığı kişileri sağlığına kavuşturmak adına yapmak, kendi hayatını riske atmak aynen bir cephede savaş ile eş değerdir. Bu ordumuzun hakkını ödeyemeyiz. Elimizdeki imkanlarla maddi olarak destek vermeye gayret ediyoruz. Bunun karşılığı maddi olamaz. Toplumumuz nezdinde bu gayretler önemli bir karşılık görmüştür. Sağlık çalışanlarına pandemi zamanında değil gelecekte de ihtiyaç duyacağız. Sağlık çalışanlarımızı korumak zorundayız. Pandeminin yayılmasını engelleyici tedbirlere sıkı sıkıya uymamız, onların üzerindeki yükü hafifleterek onların bu gayretlerine verilebilecek en büyük karşılık olacaktır. Meslektaşlarımın görevi başında Kovid-19’a yakalanmasının meslek hastalığı olarak kabul edilmesinden ve kaybettiklerimizin şehit statüsünde sayılmasından Bakan olarak memnuniyet duyarım. Yüce milletimizin bu yolda atacağı adımı saygıyla karşılarım.” dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.