Öne Çıkanlar öğretmen yüz yüze eğitim EBA TV denklik işlemi Koronavirüs

Öğretmenlik Meslek Kanunu ve LGS-YKS Açıklaması

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Ülkemizde en kısa zamanda aşılanma çalışmaları başlanacak. Sendika olarak Hükümete çağrıda bulunarak; 1 milyonu aşkın eğitim çalışanının da aşılamada öncelik kapsamına alınmasını istedik. Çünkü öğrenci ve öğretmen sayısı ile yaklaşık 20 milyonu aşkın eğitim ordusu olan bir ülkede öğretmenlerin aşılanmasının toplumun genelinin sağlığına etki edeceğini düşünüyorum. Bu minvalde öğretmenlerimizin korunmasının 18 milyon öğrencimizin korunması anlamına geleceği ifade ediyorum. Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk'ta Bakanlar Kurulu'nda öğretmenlerin de öncelikli aşılanan grupta yer alması gerektiğini beyan edeceğini söyledi.  Bilim Kurulu, aşılama takviminde öğretmenlerin ikinci grupta yer alacağını ifade etti. Eğer ki 4 Ocak tarihinde yüz yüze eğitime başlanacak ise eğitim çalışanlarının öncelikli olarak aşılanacak gruplar arasında değerlendirilmesi gerekir." dedi.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin haftada bir gün okula gitmeleri istenmiştir. Hatırlanacağı gibi Sayın Cumhurbaşkanı kabine toplantısının ardından salgın  riskinin çok büyük olduğunu, hatta ev buluşmalarının kesinlikle iptal edilmesi gerektiğini söyledi ve bir takım yasaklar getirildi. Ancak salgının kontrol edilmesi için ev toplantılarında dahi, bir araya gelinmemesi gerektiği söylenirken diğer taraftan 1 milyon öğretmenimizin sokağa çıkmasının bir anlamı yoktur.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenlerimizin hafta  1 gün okula gitme kararının hızlı bir şekilde gözden geçirmesini talep ediyorum. Bakınız eğitim dahi uzaktan yapılıyor iken, öğretmenlerimizin haftalık zümre toplantılarını da çok rahatlık ile uzaktan yapılabileceğine inanıyorum. Aslında şunu da görmek gerekiyor; Bakanlığın bu tavrının altında yatan ancak açıklayamamış olduğu gerekçelerinin başında; toplumda bazı mahfillerin; 'öğretmenler okula gitmiyor, öğretmenler çalışmıyor, okula gitmeden maaş alıyor" açıklamaları yatmaktadır. Bakanlık öğretmenlerin haftada 1 okula gitme kararını mesnetsiz açıklamaların önünü kesmek amaçlı yapıyor. Kendini bilmez mahfillere bir ikazda bulunuyorum: Siz süreci anlamadınız galiba? Okullar zorunlu olarak tatil edildi. Okullarımızda öğrenci olmadığı için öğretmenlerimiz okula gitmiyor! Öğretmenler okulda duvarlara mı ders anlatacak? Artık velilerin de  bu söylemlere kulak asmayarak, 'Biz çocuklarımızı okula göndermediğimiz için öğretmenler okula gelmiyor. Öğretmenlerimize hak etmediği ithamlarda bulunmayın' demelidir ki, bu sayede toplumdaki bu tür iddia sahipleri bu cüreti gösteremesin" dedi. 

"Milli Eğitim Bakanlığı'nın LGS'de öğrencilerin tüm müfredattan sorumlu tutması doğru bir adımdır." diyen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, LGS ve YKS'nin mümkün olduğunca geç bir tarihe ertelenmesi gerektiğini, LGS ve YKS'de konuların seyreltilmiş olması gerektiğini belirtti ve "MEB, LGS’de öğrencilerin tüm müfredattan sorumlu tutulacağını duyurdu. Bu açıklamanın ardından kamuoyundan tepkiler yükseldi. Bilindiği gibi geride bırakılan salgın sürecinin ilk dönemine LGS ve YKS'de öğrenciler, sadece 1. Dönemde yüz yüze eğitim yapılan müfredattan sorumlu oldular. Çünkü pandeminin ilk döneminde, uzaktan eğitim tam anlamıyla oturmuş değildi. Ancak bu sene yüz yüze eğitim hiç olmadı. Her ne kadar bir süreliğine seyreltilmiş eğitime geçilmiş olsa da bu sadece nisbi bir yüz yüze eğitim kabul edilebilinir. Artık öğrencilerimiz neredeyse dönemin başından bu tarafa uzaktan ile eğitim sürece devam ediyorlar. Bundan dolayı Milli Eğitim Bakanlığı'nın LGS'de öğrencilerin tüm müfredattan sorumlu tutması doğru bir adımdır. Ama burada iki önemli hususa dikkat çekmek istiyorum: Birinci olarak, LGS ve YKS'nin mümkün olduğunca geç bir tarihe ertelenmesidir. Çünkü yılbaşından sonra aşının hayatımızda yer alması ile birlikte en azından 8 ve 12. sınıflarda yüz yüze eğitime başlanma imkanı doğabilir. İkinci önemli husus ise LGS ve YKS'de konuların seyreltilmesi olmalıdır. Çünkü uzaktan eğitime ne kadar ciddiyetle yaklaşılsa dahi yüz yüze eğitimdeki verimi almamız mümkün değildir. Bu taleplerimiz sürecin en kolay atlatılması için çözüm önerisi olarak hayata geçirilebilir." dedi.

"Öğretmenlerimizin gözü arkada kalmasın Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu hayata geçirilene kadar  gündemde tutmaya devam edeceğiz." diyen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, verilen sözlerin biran önce hayata geçirilmesini istedi ve "2023 Eğitim Vizyon Belgesi'nde, kamuoyuna Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılacağı taahhüdü verildi. Türk Eğitim-Sen olarak Öğretmen Meslek Kanunu ile ilgili görüşlerimizi bakanlığımıza sunduk. Kanunun, 2019 yılı sonu itibarıyla çıkarılacağı ifade edilmişti. Ancak şu ana kadar çıkarılmadı. Yakın zamanda Öğretmenlik Meslek Kanunu hakkında da bir imza kampanyası yaptık. Öğretmenlerimizin gözü arkada kalmasın. Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu hayata geçirilene kadar  gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Peki Meslek Kanunu'nda  neler olmalı? Kariyer basamakları, teşvik uygulaması, ek gösterge düzenlenmesi mutlaka yer almalıdır. Ayrıca öğretmenlere yönelik şiddet olayları için önleyici birtakım tedbirler olmalıdır. Artık kamu yönetiminin öğretmene sahip çıkması lazım. Öğretmenlerimize karşı şiddet uygulayanların, yaptıkları yanına kar kalmamalıdır.  Bir diğer önemli husus; okul müdürlerinin kadroya alınması meselesidir. Okul müdürlerine de şube müdürlerinde olduğu gibi daimi kadro haline verilmesi gerekir. Tüm bunların hayata geçirilmesi daha önce ifade edildiğine göre 7,2 milyar TL'ye tekabül eden bir ek bütçeye ihtiyaç duyuluyordu. Sanırım gecikmenin asıl nedeni bu olsa gerektir. Ancak her zaman söylüyoruz; eğitimde tasarruf olmaz. Huzurlu öğretmen demek verimli eğitim hizmeti ve dolayısıyla eğitimde daha başarılı olmak demektir. Bundan dolayı hükümet verilen sözü yerine getirmeli ve meslek kanununu bir an önce hayata geçirmelidir." dedi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.