Öne Çıkanlar İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj EBA TV Lise 21-25 Eylül 2020 (Yeni Dönem Uzaktan Eğitim Yayınları) EBA TV Ortaokul 21-25 Eylül 2020 (Yeni Dönem Uzaktan Eğitim Yayınları) EBA TV İlkokul 21-25 Eylül 2020 (Yeni Dönem Uzaktan Eğitim Yayınları) Bizden kuşak

Bahçeli ve Şentop'tan İdam Cezası Çıkışı
Abone Ol

Şiddet, cinayet, taciz, tecavüz vakalarında kahredici artışlar gözlemlendiğini belirten Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "karşımızdaki tablo alarm verici niteliktedir." dedi.

İnsanın kanını donduran, vicdanları kanatan, sabır ve tahammül ölçülerini berhava eden en ağır suçlara her gün şahit olunduğunu ifade eden Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazetelerin üçüncü sayfaları, televizyon ekranları, internet siteleri, sosyal medya platformlarının feci ve felaket dolu haberlerle dolup taştığına vurgu yaptı.

"Kadına şiddetin yanı sıra çocukların güpegündüz kaçırılmaları, vahşete kurban edilmeleri, hatta cinsel istismara uğramaları maşeri vicdanı yaralarken, aynı zamanda büyük bir hüzne ve hüsrana da neden olmaktadır." diyen Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümetin ve özellikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun olağanüstü çaba ve gayretine rağmen şiddet olaylarının, en küçük sebepten doğan silahlı kavga ve anlaşmazlıkların her an vuku bulmasının toplumsal huzur ve ruh halini vahim derecede rahatsız ettiğinden bahsetti.

Sivil toplum kuruluşların, üniversitelerin, ahlak sahibi milli aydınların bu sancılı duruma duyarlılık göstermesinin şart olduğuna işaret eden Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "sabilerin, emzikli bebeklerin, henüz bıyığı terlememiş yavruların acımasızca katli insanım diyen herkesin kederlendirip yüreğini titretmektedir. Suçsuz günahsız çocuklarımızın gün aşırı medyaya yansıyan cinayetlerine, intihar süsü verilmiş kadın ölümlerine göz yummak, sessiz kalmak, tepkisiz durmak ne insani emanetlerle ne de inanç ve kültür müktesebatımızla asla bağdaşmayacaktır." dedi.

"Zulme suskunlukta zulümdür." diyen Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "bu karanlık tablonun aynısıyla devamı ise mümkün değildir." dedi.

Acilen ve mutlaka yasal, idari, sosyolojik, psikolojik ve manevi tedbirlerin sırasıyla alınarak tatbik ve temin edilmesi gerektiğini belirten Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, meselenin insan onuruyla ilgili, can ve mal güvenliğiyle ilişkili olduğunu söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin iç yaralayıcı gelişmeleri endişeyle takip ettiğini ifade eden Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kalıcı ve köklü önlemleri alma konusunun ertelenemez bir mecburiyet olduğu yönünde kesin konuştu.

İlk başta akla gelenin ve makul bir şekilde tartışılmasında fayda bulunanın cezai yaptırımların arttırılması, derinlikli ve tesirli hale getirilmesi olduğunu belirten Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu konuda “İdam Cezası”nın hukuk mevzuatına tekrar alınmasının iğrenç ve ilkel suçların işlenmesini caydırabileceğine işaret etti.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, açıklamasının devamında "çocukları, kadınları, masum ve mazlumları en aşağılık yöntemlerle hedef alan canilerin, katillerin, insanlık düşmanlarının fiillerine karşılık gelen cezaların adil ve orantılı tespiti milli birlik ve dayanışma şuurunun istikbali açısından zorunluluktur. Dünya genelinde idam cezasını uygulayan ülke sayısı şu an itibariyle 56’dır. İdam Cezasını adi suçlar için kaldıran ülke sayısı 8, bu cezayı kaldırmadığı halde uygulamada cezaların infaz edilmediği ülke sayısı da 28’dir. Türkiye’de İdam Cezası 3 Ekim 2001 tarihli 4709 sayılı Kanunla “Savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışındaki suçlar” için mevzuatımızdan çıkarılmıştır. 3 Ağustos 2002 tarihli 4771 sayılı Kanun ile de “Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hallerinde işlenmiş suçlar hariç” şartı ile yeni bir düzenleme yapılmıştır. Arkasından 7 Mayıs 2004 tarihli 5170 sayılı Kanun ile İdam Cezasıyla ilgili maddeler Anayasa’dan ayıklanmış, 14 Temmuz 2004 tarihli 5218 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’ndan İdam Cezası ile ilgili maddeler çıkarılmıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 103’üncü maddesinde düzenlenen “Çocukların Cinsel İstismarı” başta olmak üzere, yine aynı Kanunu’nun 6’ıncı bölümünde yer alan “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” ile 309’uncu maddede düzenlenen “Cebir ve Şiddet Kullanarak Anayasa’nın Öngördüğü Düzeni Ortadan Kaldırmaya Çalışmak” suçları hakkında İdam Cezası getirilmesi önyargısız şekilde değerlendirilmelidir. Hiçbir insanımız heba ve israf edilmemelidir.

Bilindiği üzere, Türkiye, 2003 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek Ölüm Cezalarının Kaldırılmasına İlişkin 6 No’lu Protokolü imzalamış, ardından da “Ölüm Cezasının Her Koşulda Kaldırılmasına İlişkin” 13 No’lu Protokol’ün onaylama işlemlerini tamamlayarak yürürlüğe koymuştur.

Ancak Türkiye’nin toplumsal dirliği, insan hak ve güvenliği, ilaveten hukuksal istikrar açısından İdam Cezası mutlaka gündeme alınmalıdır.

TBMM’nin 1 Ekim 2020 tarihinde açılmasıyla birlikte milletimizin haklı beklentisi muhterem vekillerinin mutabakatıyla çözüme kavuşturulmalı, bebek katilleri, sapıklar, alçaklar, tecavüzcüler layık oldukları cezalara çarptırılmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi İdam Cezası meraklısı değildir. Ne var ki korku sınırını geçen suç ve suçlularla mücadelenin başarıya ulaşabilmesi maksadıyla içinden geçtiğimiz süreçte başkaca bir yol ve seçenek olmadığı da nettir, nitekim alternatifsizdir.

Türkiye tam bağımsız bir ülkedir. Karar ve iradesi üzerinde hiçbir gölgeyi kabul etmeyecektir. İdam Cezasının uygulanmasında ölçülülük ilkesine bağlı kalarak, verilen cezanın işlenen suç ile denge ve orantısı kurulacak, şiddet ve dehşet selinin önü alınmış olacaktır." dedi.

Bir gazetecinin, "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin idam cezasının geri getirilmesi" konusundaki görüşlerini sorması üzerine TBMM Başkanı Mustafa Şentop, konuyla ilgili görüşlerini farklı zaman ve vesilelerde Anayasa Komisyonu Başkanı olduğu dönemlerde de dile getirdiğini anımsatarak, "Çok sınırlı olarak belli suçlara mahsus olmak üzere idam cezasının bulunması gerektiği kanaatindeyim. Bunlardan bir tanesi eski tabirle teamülden, tasarlayarak adam öldürme, vahşice insan öldürme suçları bir de küçük çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar çerçevesinde sadece bunlarla sınırlı olmak kaydıyla idam cezasının olması gerektiğini düşünenlerden birisiyim.

Bu konuda cezanın gelebilmesi için bir Türkiye içerisinde anayasa değişikliğine ihtiyaç var, bir de Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde ek protokoller var bunlarla ilgili de değerlendirilme yapılması gerekir, bu konuda takdir parlamentomuzun, görüşülüp, tartışılması gereken bir konu." dedi ve cezaların caydırıcı olması gerektiğine vurgu yaptı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.