Öne Çıkanlar Milli Eğitim Bakanlığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ŞOK 21 Aralık 2021 Aktüel Ürünler ŞOK 7 Aralık 2021 Aktüel Ürünler 2022 Yılı Asgarî Ücret

Prof. Dr. Ceyhan'dan PCR Testi Zorunluluğu Kararı Açıklaması

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, ''anladığım kadarıyla PCR testi kapasitesinin sonuna gelindi, vaka sayıları da (test) yaptıkça artıyor. 'PCR testi yapamıyoruz' denilmek isteniyor. Hızlı tanı testlerini de aylardır söylememize rağmen uygulamaya sokulmadığı için bu noktaya geldik.

Omicron'un giderek yaygınlaşmasıyla kısıtlayıcı kurallar geldi ama dünyada bu kısıtlayıcı kuralları iyice gevşeterek test sayısını azaltan tek ülkeyiz, bu şekilde uygulama yapan hiçbir ülke duymadım. Bunun sonucunda olacak şey çok açıktır; vaka sayıları artacak ama biz bunu tespit edemeyeceğiz çünkü öyle bir karar açıklandı ki artık temaslı taraması yapılmayacak, temaslılara test yapılmayacak, sadece belli belirtileri olanlara yapılacak.

Omicron daha hafif seyrediyor. Bu şu demek; çok nadir test yapacağız, vakaları tespit etmeyeceğiz. Omicron nedeniyle vaka sayıları ülkelerde hızla artarken, Türkiye de 60-70 binlerde idare ediyor. Anlaşılan bu şekilde de olmaya devam edecek ancak bugün açıklanan karar hiçbir şekilde bilimsel olarak doğru, kabul edilecek veya tartışılacak bir karar değil. Bu resmen 'Omicron yayılsın, her gün şu kadar insan ölsün, bu durumu sürdüreceğiz' anlamına geliyor. Hedefi bilemem ama neticede ortaya çıkacak durum budur.'' dedi.

Kocaeli Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan, "Omicronun daha zayıf olduğunu aşılılar için söyleyebiliriz. Artık virüs her yerde ve herkeste olabilir. Aşılıda aşısızda olsa herkeste virüsün görülebileceğini, semptomsuz geçirebileceğini biliyoruz. PCR ile bunu dokümante etmekle birlikte baş edilemeyecek kadar çok sayıda kişide virüsün barındığını söyleyebiliriz o nedenle bunun kaldırıldığını, ama aşısızların daha çok semptomlu geçireceklerini, PCR testi gerekeceğini unutmamak gerekir. Burada sadece zorunluluk kaldı, bu da ortamdaki her kişide virüs bulunabilir ve aşısızlara daha kolay bulaşıp, virüsü alıp daha fazla enfeksiyon riski taşıyabilirler. Bu onların kendi sorumluluğunda olan bir şey ama sonuçta bulaş açısından PCR ile bunu dokümante etmenin bu kadar yoğunlukta iş yükünü artırmak dışında çok da bir etkisi yok ama semptomu olanların mutlaka yaptırması gerektiği, en ufak bir semptomda PCR testi yaptırmaları gerektiğini söylemek gerekir" dedi.

Ege Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl, PCR testi zorunluluğunun kaldırılmasına tepki gösterdi. Kurugöl, "Artık uçak, otobüs, tren gibi şehirlerarası toplu taşımacılıkta, sinema, tiyatro, konser etkinliklerinde, okullarda, bütün kamu kurumları ve özel işyerlerinde PCR testi uygulamasının kaldırılması çok tehlikeli bir karar. Bunun hiçbir bilimsel dayanağı yok.

PCR testi sıkıntısı olduğu için böyle bir uygulamaya gidilmiş olabilir" diye konuştu. "Sizce toplumsal bağışıklık kazanılması amacı ile sürü bağışıklığı stratejisi mi uygulanıyor" sorumuza Kurugöl, "Sürü bağışıklığının amaçlandığını düşünmüyorum, çünkü bu yöntemin başarılı olmadığı dünyada birçok örnekte görüldü. İngiltere'yi hatırlayın, çok sayıda insan hayatını kaybetti, felakete sürüklendi.

Şimdiye kadar sayın bakan Covid yok demekle yok olmuyor şeklinde doğru bir demeç veriyordu. Ama bu son uygulama yönetimin Covid'i yok kabul ettiğini düşündürtmeye başladı" dedi. Kurugöl, "İnsanlara kapalı yerlere girmeyin, maske takın, aşı yaptırın derken, diğer yandan da test yaptırmaksızın kapalı ve toplu alanlara girebilirsiniz deniliyor. Bu yeni kararları duyan insanlar kaçınılmaz olarak eskisine göre daha az tedbir alacaklardır, daha az kurallara uyacaktır.

Son dönemde alınan kararların bulaşı ve vaka sayılarını artıracağı açıktır. Ancak bu rakamlara yansımayabilir, çünkü bundan sonra yeteri kadar test yapılmayacak. Zaten şu anda ilan edilenler de vaka sayısı değil, hasta sayısıdır. Zira sadece semptomlu hastadan örnek alınıyor.

Kendimden örnek vereyim: 4 Ocak'ta pozitif oldum. 7 günün sonunda HES kodumda risksiz olduğum yazıldı. Otobüse binebilir, işe gidebilirdim. Ama hastalığı yaymama sorumluluğu taşıyan bir kişi olarak, hafif semptomda olmama ve HES'te risksiz görünmeme rağmen test yaptırdım ve 7. günde hala pozitif olduğumu gördüm. Soruyorum: Bu durumda olan bana çocuğunuzu muayeneye getirir misiniz

Ocak sonu, şubat başında hastanelerde doluluk oranlarının tekrar arttığını görebiliriz. Vakaların bu kadar arttığı bir dönemde önlemleri kaldırmak doğru değil. Salgını kontrol etmek istiyorsak bu yanlış kararların gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.'' dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.