Öne Çıkanlar Piri Reis Üniversitesi Keçi Diyanet İşleri Başkanlığı Akademik Yıl Erişkin Hasta Tedavisi Rehberi (COVID-19)

Kadroya Geçen İşçiler Hakkında Açıklamalar
Abone Ol

"Kamuoyunda yaygın olarak “Kamuda Taşeron Çalıştırılması’ olarak bilinen uygulama 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde düzenlenmişti. Buna göre, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılan işçilerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi pozisyonunda ya da mahalli idarelerin kurdukları şirketlerde istihdam edilmeleri sağlanmıştı. Söz konusu uygulama işçiler ve sendikalar açısından ne tür mağduriyetler yarattı?" şeklindeki soruya TÜRK-İŞ Genel Mali Sekreteri ve YOL-İŞ Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, "YOL-İŞ’in taşeron işçiliğine karşı verdiği başarılı bir mücadelenin ardından, TÜRK-İŞ’in öncülüğünde taşeron aracılığı ile işçi çalıştırılmasına karşı verilen mücadele sürdürülmüş ve 696 sayılı KHK ile binlerce taşeron işçisinin ilgili kurumların sürekli ve geçici işçi pozisyonlarına geçirilmesi sağlanmıştı.

696 sayılı KHK ile 6356 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddeyle, bu işçilere uygulanacak düzenlemeler belirlenmiş ve işkoluna göre sendikalaşma ilkesine geçici bir süreyle istisna getirilmişti. Gerek 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerinde, asıl işin girdiği işkolundan sayılır” hükmüne, gerekse 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun işyeri tesciline ilişkin kurallarına aykırı olarak, 696 sayılı KHK ile yapılan düzenleme geçici de olsa, işçilerin lehine olmamıştır.

Aksine bu uygulama işçilerin sendikal haklarını özgürce kullanmalarını, buna bağlı olarak geçiş yaptıkları işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinden yararlanmalarını engelleyerek telafisi imkânsız mağduriyetlerine neden olmuştur. Bu düzenlemeye karşı YOL-İŞ ve TÜRK-İŞ olarak; yardımcı işlerde çalışanların asıl işin yapıldığı işkolu bünyesindeki sendikada yer almaları gerektiğini başından beri savunmakla birlikte, bu düzenlemeyi söz konusu eksiklerine rağmen olumlu karşılamış, ancak bununla birlikte kamuda istihdam edilen işçilerin ücret ve ikramiye ile özlük hakları başta olmak üzere, çalışma şartlarının iyileştirilmesini talep ettik, her platformda bu talebi dile getirdik." yanıtını verdi. 

"Yazılı ve görsel medyaya yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, 696 sayılı KHK ile belirlenen bu istisnai durumun sürekli hale getirilmesi yönünde talepler var. Bu talepleri nasıl karşılıyorsunuz?" şeklindeki soruya TÜRK-İŞ Genel Mali Sekreteri ve YOL-İŞ Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, "696 sayılı KHK, belirlenen tarihler içerisinde uygulanmak üzere yapılan geçici bir düzenlemedir. Dolayısıyla, bu düzenlemenin kalıcı hale getirilmesi ya da sürenin uzatılması yönünde yapılacak işlemin KHK’nın amacına aykırı olacağı açık şekilde ortadadır. Bu çerçevede; 696 sayılı KHK’nın mahalli idarelerde 1 Temmuz 2020 tarihinde geçerliliğinin bitmiş olması gibi, kamu kurum ve kuruluşlarında da 01 Kasım 2020 tarihinde bitmesi ve 6356 sayılı kanunun öngördüğü hukuki süreçlerin devam ettirilmesi esastır.

Bazı sendika ve konfederasyonların, mahalli idarelerde çalışanların benzer durumlarını sorun etmeyerek ve işçilerin mağduriyetlerini görmezlikten gelerek 696 sayılı KHK’nin geçiş hükümlerinin kalıcı hale getirilmesini ya da süresinin uzatılmasını istemeleri kabul edilemez niteliktedir.

Başka bir ifadeyle söyleyecek olursam; aynı işyerinde çalışan işçilerin özlük haklarında farklılık oluşturan, işyerinde çalışma barışını bozarak iş verimini düşüren, aynı işyerinde birden çok sendikanın kurulmasına imkân sağlayarak sendikalar arasında kavgaya varacak seviyede rekabet oluşturan, bugüne kadar yapılan uygulamalar ile de işçilerin aleyhine olduğu açıkça görülen ve çalışma hayatını düzenleyen yasaların amaçlarına aykırı olan bu çarpık düzenlemenin devamının istenmesi bizim tarafımızdan kabul edilemez bir yaklaşımdır.

Bu geçici düzenlemenin uzatılmayarak, yasada öngörülen sürede sona ermesini istemekteyiz. Bu bağlamda, 696 sayılı KHK’nin öngördüğü geçiş süreci sonunda 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4. maddesinde öngörülen işkoluna göre sendikalaşma ilkesinin muhafaza edilerek, Kanunun öngördüğü modelde devam edilmesi gerektiği yönündeki görüşümüzü ve kararlılığımızı burada altını çizerek ve vurgulayarak ifade ediyorum. Çalışma hayatı kanunlara göre düzenlenmiştir, isteğe göre işkolu değiştirilemez." yanıtını verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.