KamuMeb

Yalçın'dan Öğretmenlik Meslek Kanunu Açıklaması

EĞİTİM PERSONELİ

Akit TV ve TV100’de eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun biran önce çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, öğretmenliğin bir kariyer mesleği olduğunu belirtti ve açıklamasına “Dolayısıyla bu kariyer mesleğinin kendine ait bir kanununun olmaması çok ciddi sıkıntıları ve sorunları bir araya getiriyor. Bu sıkıntı ve sorunları kendi içinde çözebilecek, kariyer meslek olduğunu hissettirebilecek derli toplu bir kanun çalışmasına ihtiyaç var. 2023 Eğitim Vizyonu’nda bahsedildi, ancak üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen herhangi bir çalışma gerçekleştirilmedi. Dolayısıyla iki yıldır rafta duran bir meslek kanunu tasarısı var ve artık bunun raftan inmesi gerekiyor. İstiyoruz ki bu konu bir an önce, başta yetkili sendika olmak üzere, eğitimin paydaşlarıyla paylaşılacak şekle dönüştürülsün ve Meclis’te tartışılacak hâle gelsin, sonra da yasalaşsın ve Öğretmenlik Meslek Kanunu hayata geçirilsin, böylece belirsizliklerin tamamı giderilmiş olsun.

Şiddetin hedefi hâline gelmiş bir meslek grubundan bahsediyoruz, yıllardır artarak devam ediyor. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı artık tamamen yitirilmek üzeredir. Hâlbuki bu meslek en önemli mesleklerden biridir. Toplumun inşası da geleceği de bu mesleğe verilen önemle ortaya çıkar. Binalara, köprülere, yollara yaptığımız yatırımlar mutlaka önemli ancak sürdürülebilir olması, toplumun geleceği açısından yönetilebilir olması ve daha güçlü bir geleceğin temin edilebilmesi açısından eğitime daha çok yatırım yapılmalıdır. Eğitim dediğimiz zaman da öğretmeni mutlaka ve mutlaka başat olarak kabul etmek gerekiyor. Konuyu geniş açıdan toplumsal gereklilik olarak görüp ele alıyoruz.” dedi.

Uzaktan eğitimin bir zorunluluktan hayatımıza girdiğini, uzaktan eğitimin ancak bilişimde, altyapıda ve fırsat eşitliğinde adaletle tam olarak başarılı olabileceğini dile getiren Yalçın, “Hem bilişim altyapısı hem de kırsaldan merkeze doğru bütün hepimizin aynı imkânlarla eşit bir şekilde fayda sağlayamadığımızı dikkate aldığımızda bütün eğitimin dijitalde yürütülmesi gibi bir durumudüşünemeyiz, düşünmemeliyiz. Bu son derece sıkıntılı ve sancılı bir konu. Çünkü şu an öğrenme kaybı yaşayan öğrencilerimiz var. Dolayısıyla yarın bunlar ne tip sorunlar olarak eğitimde önümüze gelecek bilmiyoruz. Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri dikkate alınarak elbette kararlar alınıyor ancak biz başlangıçtan beri aynı konuyu dile getirerek eğitimin yüz yüze olması gerektiğini söylüyoruz. Bütün şartlar sağlanarak, okulların hijyen altyapısı güçlendirilerek ve personel takviyesi yapılarak eğitimin mutlaka ve mutlaka yüz yüze olması gerekiyor.

Çarşı-pazar, alışveriş merkezleri ve sokağın bu anlamda çok özensiz davranmasından kaynaklı olarak vaka sayılarındaki artış dikkate alındı ve eğitimde yeniden uzaktan eğitim sürecine girildi. Bir gün sonra da okul öncesi kısmı yeniden açıldı. Şu an en önemli tartışma konusu şu:Çok büyük bir risk varsa okul öncesi eğitimi neden açtık?Eğer belli yaş altı çocuklarda risk çok fazla değilse o zaman neden birinci sınıfları kapattık?Aslında en önemlisi, okuma yazmayı öğrenme aşamasında olan birinci sınıflardır. Öncelik verilecekse birinci sınıflara verilmeli. İkinci olarak da 8 ve 12. sınıflar, çünkü kademelerarası geçişin olduğu son derece kritik sınıflar. Diğerini arada tamir edebilirsiniz ancak bu kademeleri arada tamir etmek çok zor. Bu sınıflarda yüz yüze eğitim yapamayacak kadar ciddi sıkıntılar varsa eğer okul öncesini neden açtık o zaman.

Biz başından beri okulların birçok yerden daha güvenli olduğunu savunuyoruz. Şimdi okul toplumun düzenleyici mekanizmasıdır. Bu yüzden önceliği okula verip evi de düzenlemeye çalışmalıyız. Çocuklar okulda öğrendiklerini evde de uygular. Bu düzenlemeler okuldan başlar, okulu devre dışı bırakarak değil. Biz Eğitim-Bir-Sen olarak, kesinlikle yüz yüze eğitimi savunuyoruz, bütün tedbirlerin alınması kaydıyla. Tüm önlemlerin okullara kaydırılması gerektiğini düşünüyoruz. Okullar açıldığında, okullardaki vaka sayıları okulları kapatacak kadar değil. Sosyal hayatın devam ettiği birçok alandan çok daha güvenlidir” dedi..

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.