Öne Çıkanlar Çalışma Uzman Yardımcısı afet ve acil durum Memur Öğretmenler Öğretmen Olmak İstiyor BİM BİM 11 Haziran 2024 Aktüel Ürünler

Yüz Yüze 100 Çocuk Oyunu Öğretmen Uygulama Kılavuzu

Kitabın ön sözünde Temel Eğitim Genel Müdürü Prof. Dr. Zarife SEÇER'in ''Çocuklar, büyümelerine ve öğrenmelerine yardımcı olmak için bilmemiz gereken şeylerin hepsini olmasa da çoğunu bize anlatır. Öğrenmemiz gereken şey, onları takip etmek, gitmek istedikleri yere kadar izlemek ve oraya vardıklarında sessizce gözlemlemektir. Peki, bu gözlem sonucunda ne buluruz? Çoğu zaman onların oyun oynadıklarını görürüz. Çocukların oyunları; onların kim oldukları, nasıl hissettikleri, ne yapabilecekleri ve kim olmak istedikleri hakkında çok şey anlatır. Çocukların oyun oynamadığını görürsek bir şeylerin ters gittiğini anlarız ve bu durumda harekete geçmemiz gerekir. Eğitimci olarak bizim rolümüz, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak ve oyun oynama hakkı da dâhil olmak üzere haklarına saygı göstermektir.

Öğrenmeye neden oyunları dahil ettiğimizi merak ediyor olabilirsiniz. Gerçekten iyi bir fikir mi? Oyunun genellikle çocukların sınıf dışında sadece eğlenmek için yapması gereken bir şey olduğunu, zamanın verimli bir kullanımı olmadığını ve bunun yerine çocukların ‘doğru’ öğrenmeler yapması gerektiğini düşünürüz. Yoğun yaşamlarımızda oyunun kültürel ve sosyal değerini de unutmak kolay olabilir. Oyun yoluyla çocuklar, dil öğrenimi de dahil olmak üzere, geleceklerinde başarılı olmalarına yardımcı olacak düşünme becerilerini ve yeteneklerini geliştirirler. Eğlence ve meydan okumanın dengesini kurmada, oyunların sihirli araçlar olduğu unutulmamalıdır.

Çocuklar dünyayı ve kendilerini oyun yoluyla öğrenirler. İş, çalışma hayatı ve toplumsal ilişkiler için ihtiyaç duyulan öz güven gibi yeterlilikler erken yaşlardan itibaren oyun oynama yoluyla edinilmektedir. Diğer taraftan günümüzde birçok faydası bulunan teknolojinin, fazla ve bilinçsiz kullanımının sonuçları hepimiz tarafından bilinmektedir. Özellikle ileri teknoloji ürünü akıllı telefon ve tablet bilgisayarların yoğun kullanılması nedeniyle; gelecek nesillerin, uzağı görememe olarak tanımlanan miyop tehlikesi, çocukluk çağı obezite riski ve uyku problemleri günden güne artmaktadır. Bu çerçevede çocukların ve gençlerin bilişsel, fiziksel, sosyal ve duygusal iyi olma durumunu ve sosyal yönlerini geliştirecek; doğal ortamda ve okulda arkadaşlarıyla uyum içerisinde oynayarak vakitlerini daha iyi değerlendirebilmelerine imkân sağlayacak oyunların yer aldığı bu kitap Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmıştır.

Uygulama kılavuzunun amacı, çocuklar için yüz yüze oyunların önemi ve eğitimdeki farklı işlevlerine yönelik farkındalık oluşturarak çocukları sınıf ortamı dışında geleneksel oyunlarımızla buluşturmaktır. Kitabın ilk bölümünde çalışmanın amacı, kapsamı, dayanakları; ikinci bölümde yüzyüze 100 çocuk oyununun il, ilçe ve okullarımızdan beklenen uygulama esasları, üçüncü bölümde geniş bir coğrafyaya sahip ülkemizde yüzyıllardır oynanan, her ilimizden veri toplayarak titizlikle oluşturduğumuz 100 geleneksel oyunun anlatımı, son bölümde ise sonuç ve değerlendirme bulunmaktadır.

Değerlerimizi gelecek nesillere aktararak kültürümüzü yaşatmanın önemli bir parçası olan geleneksel oyunlarımızı küçükten büyüğe her yaştan bireyin öğrenmesi ve yaşamlarına dâhil edebilmesi amacıyla büyük bir emekle hazırlanan kitabımızın eğitime gönül vermiş tüm eğitimcilerimize yol göstereceğine inancımız tamdır.

Millî Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Sayın Yusuf TEKİN’in belirttiği üzere “Cumhuriyet’in 100. yılı Eğitimin Yüzyılı olacak.” hedefiyle geleneksel oyunlarımızın ve kültürümüzün okullarımızda canlandırılması sürecinde desteklerini esirgemeyen ve çalışmada emeği geçenlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Uygulama kılavuzumuzun okullarımıza sağladığı katkıları görmek, tüm eğitimcilerimize ve dolayısıyla çocuklarımıza faydalı olması dileğiyle…'' şeklindeki açıklamasına yer verildi.

BÖLÜM I
GİRİŞ

Oyunun ontolojisi, düşüncenin ve insanlığın geleceği bakımından özel bir önem taşır. Eğitimin Yüzyılı’nda çocukların ve her yaştan bireyin oyunla buluşması eğitimin bir parçası olarak yerini alacaktır. Bu çerçevede oyun; beslenme, sağlık, barınma ve eğitim gibi temel ihtiyaçların yanı sıra tüm çocukların potansiyelini geliştirmek için hayati öneme sahiptir. Çocuklar tarih boyunca her dönemde ve her kültürde oyun oynamışlardır. Diğer bir ifade ile oyun yaşamın devamı için doğanın eğitimidir.

Oyun oynama hakkı çocuğun toplum üzerindeki ilk hakkıdır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde benimsenen, 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe giren Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 31. maddesinde çocuğun dinlenme ve boş zaman haklarından farklı ve ek olarak oyunun çocukların yaşamındaki önemi tanınmakta ve oyun bir hak olarak kabul edilmektedir.

Madde 31. Taraf Devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence (etkinliklerinde) bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar (Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 20 Kasım 1989).

1.1. Amaç

Yüz Yüze 100 Çocuk Oyunu Öğretmen Uygulama Kılavuzu” çocukların bilişsel, duyuşsal, psikomotor, sosyal ve kültürel gelişimlerinin en önemli kaynaklarından olan geleneksel çocuk oyunlarının okul ortamlarında canlandırılması ve gerek ders içi gerekse ders dışı faaliyetlerde yer alması amacıyla Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Öğrenci İşleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır. Bu temel amaç çerçevesinde çocuğun psikolojik ve fiziksel gelişiminin başat unsurları arasında yer alan duygularını yansıtma, iletişim kurma, kendini ifade etme, iyi ruh hâlini oluşturma ve kültür aktarımını sağlama alt amaçlarıyla çocukların hareketli oyunlara yönlendirilmesi hedeflenmiştir.

1.2. Kapsam

Bu uygulama kılavuzu okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin bilişsel, duyuşsal, psikomotor, sosyokültürel gelişimlerinin sağlanması amacıyla oyun kavramı ile eğitimdeki önemini, kılavuzun uygulama esaslarını ve 100 geleneksel oyunun anlatımını kapsar.

1.3. Dayanak

a. 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu,

b. 26/7/2014 tarihli ve 29072 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği,

c. 8/6/2017 tarihli ve 30090 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği,

d. 19/08/2014 tarihli ve 3450049 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevlerine İlişkin Yönerge.

e. 21.08.2023 tarihli ve 81785959 sayılı Genelge (2023/28) Çalışmanın uygulama aşamasındaki öneriler dikkate alınırken yürürlükteki kanunlara, yönetmeliklere ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) standartlarına uyulması esastır.

1.4. Tanımlar

Değer Aktarımı: Toplumda yer alan örf, âdet, gelenek, görenek, millî, manevi özellikler gibi kültürel unsurların tutum ve davranışlar yoluyla gelecek nesillerde yaşatılmasıdır.

Geleneksel Oyun: Kökeni çok eski çağlara dayanan, kültürel yapı içerisinde oluşup şekillenen, kültürden kültüre farklılık gösteren, sürekli değişim ve dönüşüm içerisinde varlığını sürdüren, içerisinde birçok bireysel, toplumsal, kültürel ve psikolojik işlevi barındıran kültürel yaratımlardır.

Kimlik İnşası: Bireyin var olmasına özgü karakter özelliklerinin oluşum süreçlerindeki yapılanmadır.

Oyun Ontolojisi: Kültürümüzde oyunun anlamı, tanımı ve varlığına ilişkin etkileşimleri ifade etmektedir.

Kılavuza https://tegm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2024_01/15160802_yuzyuze100cocukoyunuogretmenuygulamakilavuzu.pdf linkinden ulaşabilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.