Öne Çıkanlar YÖK A101 24 Mart 2023 Aktüel Ürünler BİM 2 Temmuz 2024 Aktüel Ürünler Yerli Pasaport engellilik derecesi

Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı

Geçmişten günümüze insanın var olma sürecinde kadim dayanağı olan aile, yapısı ve işlevleri bakımından alternatifi olmayan bir müessesedir. Milletlerin belirleyici vasıflarının, değerlerinin, kültürel ve tarihsel kimliğinin aktarılmasını ve kuşaklar arası bağın sürdürülmesini sağlayan bir köprü olarak ailenin varlığı geleceğimizin en kıymetli hazinesidir. Aile sadece manevi varlığı ile değil, sosyal, ekonomik, psikolojik, ahlaki yönlerden yerine getirdiği işlevleri ile sosyal koruma ve destek sağlaması açılarından da toplumun düzeni ve devamlılığı için önemli bir kurumdur.

Koruyucu ve destekleyici bir aile yapısı ile sıhhatli aile içi dinamikler, bir insanın hayatta sahip olabileceği en değerli kaynaktır. Ailenin sağlayacağı manevi güç, olumlu değerler, birlik beraberlik ve aidiyet duygusu, kişinin kendisini hayatta güçlü hissetmesini ve problemlerle daha etkin başa çıkmasını sağlar. Sağlam temeller üzerinde inşa olan bir aile kurumu, sağlıklı bir toplumun da teminatıdır. Toplumsal yapının ve sosyal kalkınmanın sağlıklı bir şekilde devamlılığının sağlanmasında aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi önem arz etmektedir.

Aile kurumu, küresel değişim ve dönüşümlerle birlikte toplumsal sorunların çeşitlenmesiyle ciddi tehdit ve risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Küresel eğilimler, ekonomik dalgalanmalar, afetler, teknolojik gelişmeler, kültürel değerlerdeki aşınmalar, düzensiz şehirleşme, göç hareketleri, demografik değişimler, cinsiyetsizleştirme gibi aile ve evlilik kurumunu hedef alan zararlı akımlar ve bireyselleşme ailenin karşılaştığı riskleri artırmaktadır. Dijitalleşen dünyada eğitimden teknolojiye, şehirleşmeden demografik değişimlere kadar yaşanan hızlı toplumsal dönüşümler, ailenin işlevleri, yapısı ile sahip olduğu tutum ve değerleri etkilemektedir. Yaşanan değişim ve dönüşümler nedeniyle, birliği, refahı ve yapısı etkilenen aile kurumu pek çok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır.

Ailenin ve evliliğin değerini ve önemini hedef alan olumsuz söylemlerin artması, geniş aile içindeki dayanışma ve sosyal destek ağlarının değersizleştirilmesi, çocuk ve gençlerin sağlıklı gelişimini tehdit eden zararlı akımların artış göstermesi, aileyi tehdit eden dijital yapım ve içeriklerin sıklıkla medya mecralarında yer bulması, bireyselleşme, tüketim ve materyalist değerlerin hâkim olduğu yaşam tarzının teşvik edilmesi gibi pek çok faktör aile ve evlilik kurumu için ciddi bir risk oluşturmaktadır.

Aile açısından yaşanan bu toplumsal değişimin sonuçları, tek kişilik hanelerin çoğalması, evlilik akdi sona erenlerin sayısının artması, ilk evlenme yaşının ötelenmesi, evlilik oranlarının ve sahip olunan çocuk sayısının azalması şeklinde tezahür edebilmektedir. Bireyselliğin ön plana çıktığı yeni düzende, yaşam kurgusu haz ve hız eksenine evrilmekte, aile bağları zayıflamakta, çeşitlilik gibi sunulan ancak temelinde tek tipleşen bir insan modelini karşımıza çıkarmaktadır.

2022 yılı sonu itibarıyla 8 milyara ulaşan dünya nüfusunun, BM tarafından yapılan tahminlere göre 2030 yılında yaklaşık 8,5 milyara, 2050 yılında 9,7 milyara ve 2100 yılında 10,4 milyara ulaşacağı ifade edilmektedir.1

Dünyada ortalama doğurganlık hızının, 1950’de kadın başına yaklaşık 5 doğum iken, 2021 yılında kadın başına 2,3 doğum olarak gerçekleştiği görülmektedir. Dünya genelinde doğurganlığın 2050 yılına kadar kadın başına 2,1 doğuma kadar gerileyeceği tahmin edilmektedir.2

Azalan doğurganlık nedeniyle nüfus artış hızı yavaşlamasına rağmen küresel olarak doğumda yaşam beklentisi yükselmekte ve dünya nüfusu artmaya devam etmektedir. Bununla birlikte toplam nüfus içerisinde yaşlı nüfusun payı artmaktadır. 2022 yılında 65 yaş ve üstü nüfusun dünya nüfusundaki yüzde 10’luk payının 2050 yılında yüzde 16’ya yaklaşacağı tahmin edilmektedir.

Ülkemizde ise nüfus tahminlerine göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %12,9, 2040 yılında %16,3, 2060 yılında %22,6 ve 2080 yılında %25,6 olacağı öngörülmektedir. Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 yaş ve üstü nüfusun, 2018 yılında 7 milyon 186 bin 204 kişi iken son beş yılda %21,4 artarak 2023 yılında 8 milyon 722 bin 806 kişiye yükseldiği görülmektedir. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2018 yılında %8,8 iken, 2023 yılında %10,2’ye yükselerek ilk kez iki basamaklı bir rakama ulaşmıştır.3

Ülkemizdeki doğurganlık hızı da küresel düzeydeki demografik değişim sürecine benzer bir eğilim göstermekte olup; 2001 yılında 2,38 çocuk iken, 2022 yılında 1,62 çocuğa gerilemiştir.4 Doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1’in altına düşmesi sebebiyle ülke nüfusumuz giderek yaşlanmaktadır.

Ülkemizdeki evlenme ve evlilik akdinin sonlanmasına ilişkin veriler de aile yapısına ilişkin yaşanan değişimler hakkında bilgi vermektedir. 2011 yılında ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 23,8; erkeklerde 27,1 iken 2023 yılına gelindiğinde ortalama ilk evlenme yaşının kadınlarda 25,7; erkeklerde 28,3’e yükseldiği görülmektedir.5

Ortalama ilk evlenme yaşının artması ile birlikte ilk çocuğa sahip olma yaşının da ertelendiği, bunun bir sonucu olarak sahip olunan ortalama çocuk sayısının azaldığı görülmektedir.

Ortalama hanehalkı büyüklüğü azalırken farklı kuşakların birlikte yaşadığı geniş aile sayısında azalma eğilimi görülmektedir. Türkiye’de tek kişilik haneler ve çekirdek ailelerin oranı yükselirken en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan geniş ailelerin oranı düşmektedir. Bu durum aile içinde, ailenin yakın çevresi ve toplumla kurduğu bağların zayıflamasına, nesiller arası etkileşimin azalmasına ve insanın yalnızlaşmasına sebep olarak kuşaklar arasında kültürel kimlik, aidiyet, deneyim, duygu ve değerlerin aktarılmasını olumsuz etkilemektedir.

Demografik yapıda görülen bu değişimler, işgücü piyasaları, sosyal güvenlik sistemleri, kamu maliyesi, kamu hizmetleri, sosyal politikalar, sosyal hizmetler ve tüm bunların finansmanı üzerinde yük oluşturarak tezahür edebilmektedir. Kalkınma hızının yavaşlamaması, her yönden daha aktif, dayanıklı ve sürdürülebilir bir toplum için dinamik nüfus yapısı ile aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesinin önemi her geçen gün artmaktadır. Söz konusu risk ve problemlerin türü ve niteliğinin çok kısa süreler içinde değiştiği dünyamızda pek çok sorunla karşılaşan aile, bu değişikliklere göre yaşamını yeniden düzenlerken zaman zaman bunların üstesinden gelmekte zorlanmaktadır.

Ailenin, hem kendi içinde hem de toplumla kurduğu ilişkilerde karşılaştığı sorunların üstesinden gelebilmesi için bütüncül bir anlayışla desteklenmesi, korunması ve güçlendirilmesi gerekmektedir.

BM tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun %48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında %41,8 ve 2023 yılında %26 olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizde 2023 yıl sonu itibarıyla, Türkiye nüfusu 85 milyon 372 bin 377 kişi iken bunun 22 milyon 206 bin 34’ünü çocuklar oluşturmuştur. Çocuk nüfus oranının %26 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görülmektedir.6

Nüfusun yaşlanmasına rağmen yüksek oranda çocuk ve genç nüfusa sahip ülkemizin bu fırsat penceresini uygun şekilde değerlendirmesi önemli bir gerekliliktir. Dünya genelinde artış gösteren, özellikle medya platformları aracılığıyla yaygınlık kazanan tek tipleştirme ve cinsiyetsizleştirme akımları çocuklar ve gençler başta olmak üzere tüm aile bireylerinin iyilik hali, aile kurumunun yapısı ve işlevleri üzerinde bir tehdit oluşturmaktadır. Küresel düzeyde artan bu akımlar, dayatmacı bir anlayışla etki alanını genişletmektedir. İletişim teknolojilerinin yaygınlaşması, aile bireylerinin hayatlarına pek çok kolaylık getirse de yeni teknolojilerin ve çevrimiçi platformların yoğun kullanımı aile üyeleri arasındaki etkileşimin azalmasına, aile bağlarının zayıflamasına ve ailelerin zararlı içeriklere maruz kalmasına sebep olabilmektedir.

Gençlerin milli, manevi ve ahlaki değerlere sahip, sosyal ve ekonomik hayata etkin katılan bireyler olarak sosyal kalkınmanın itici gücü olmalarını sağlayacak hizmet ve politikaların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Ailenin ve aile bireylerinin her türlü zararlı akıma karşı dayanıklı hale getirilmesi, nesiller arası temas ve dayanışmanın artması, aktif ve dinamik nüfus yapısının korunması, aile bireylerinin sorun çözme kapasitesinin artırılması ve sosyal kalkınmanın devamlılığını sağlamak üzere aile kurumunun güçlendirilmesi önem arz etmektedir. 

Aile ve toplum yapısındaki değişimlerin analiz edilerek dinamik nüfus yapısının korunması ve teşvik edilmesi, değerlerin nesiller arasında etkin bir şekilde aktarılması, evliliklere sağlıklı bir başlangıç yapılabilmesi ve evliliklerin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, hukuki yönden ailenin korunması, aile bireylerinin sorun çözme kapasitelerinin artırılması, aile içi ilişkilerin güçlendirilerek ailenin huzurunun sağlanması, ailenin sosyal refahının artırılması bireysel ve toplumsal dayanıklılık açısından önemli bir gerekliliktir. Değişim ve yenilik kavramlarının ailenin değerine olumsuz yansımalarını bertaraf ederek, ailenin birliğini, beraberliğini ve dayanışmasını canlı tutan politikalarla geleceği inşa etmek medeniyetimizi devamlı kılacaktır. Değişen dünyada, insanlık için önemli olan temel değerlerin korunmasını ve nesillere aktarımını sağlayan “Ailemiz, İstikbalimiz”dir. 

Ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik politika ve uygulamalar, sosyal riskleri azaltmaya dönük başlıca kamu politikalarındandır. Değişen koşulları ve ortaya çıkan yeni sorun alanlarını göz önüne alarak ailenin ve toplumsal değerlerimizin korunması, güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik aile odaklı politika ve hizmetleri hayata geçirmek ile Bakanlık olarak politikalarımızın odağına her zaman “aile”yi koymak en öncelikli hedefimizdir.

Ailenin korunması ve güçlendirilmesi, tüm kurumların topyekûn çabası ve ortak sorumluluğunu gerektirmektedir. Aile kurumunun karşı karşıya olduğu sorunları tespit etmek, tespit edilen sorunlarla ilgili çözümler geliştirmek tüm kurumların ortak hedefi ve sorumluluğu olarak değerlendirilmelidir.

Aile yapısını, değerlerini ve işlevlerini etkileyen sorunların artmasına yol açan değişimleri tespit etmek, aileleri tehdit eden her türlü zararlı alışkanlık ve eğilimlere yönelik tedbirleri ele almak için kurumlar arasında iş birliğinin ve eş güdümün artırılmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu gerekçelerle ailenin güçlendirilmesi alanında temel bir izleme çerçevesi sağlayan ortak ve kapsamlı bir vizyonun ve eylem planının bulunması, ilgili kurum ve kuruluşlara rehberlik etmesi açısından önem arz etmektedir.

Ailenin güçlendirilmesi ve karşı karşıya kaldığı risklerin azaltılması, nihayetinde ailenin iyilik halinin artırılması kalkınma planları ve hükümet programları gibi çeşitli politika belgelerinde ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda bütüncül ve sistemli önlemler almak hedefiyle kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin katkısıyla Cumhurbaşkanlığımız himayesinde ve Bakanlığımız koordinasyonunda, aile ve evlilik kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik stratejilerin, hedeflerin ve faaliyetlerin yer aldığı “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028)” oluşturulmuştur. Bu Vizyon Belgesi ve Eylem Planı ile ülkemizin sosyal kalkınmasını desteklemek üzere aktif ve dinamik nüfus yapısının korunması, aile ve evlilik kurumunun güçlendirilmesi ve bu sayede sosyal refahın artırılması amaçlanmaktadır.

Eylem Planı kapsamında evlilik ve aile müessesesinin desteklenmesi, aile refahının korunması, aile odaklı eğitim, rehberlik ve danışmanlık faaliyetlerinin etkinleştirilmesi, genç nüfusun yarattığı demografik fırsat penceresinden azami derecede faydalanılması, sosyal politika ve hizmet sunum kapasitesinin desteklenmesi, dijitalleşme sürecinde ailelerin yeni koşullara uyumunun artırılması, aileye duyarlı çevre yaklaşımının geliştirilmesi ve afet ve acil durumlara karşı ailenin dayanıklılığının artırılması hedeflenmektedir.

Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, nüfus, eğitim, kültür, teknoloji ve medya alanında etkili sosyal politika ve uygulamaların geliştirilerek eğitim, çalışma ve sosyal hayatı kapsayacak şekilde beş stratejik amaç etrafında kurgulanmıştır. Bu belge ile, aileye yönelik yürütülen politikalarda kaynakların etkin kullanılmasını temin etmek, ailelerin hizmetlerden en yüksek faydayı elde etmelerini sağlamak ve kurumsal hizmetlere erişimlerini kolaylaştırıcı mekanizmaları harekete geçirmek için alınması gereken tedbirlere yön vermek hedeflenmektedir. Ayrıca aile odaklı bakış açısı ile ailenin güçlendirilmesi anlayışının tüm politika, program ve uygulamalara yansıtılmasını sağlamak üzere önemli bir mekanizma sunmaktadır.

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve temel evrensel insan hakları beyannameleri aileyi “toplumun doğal ve temel grup birimi” olarak tanımlamakta ve devlete aileyi koruma görevi yüklemektedir. Aile kurumunun bir kadın ile bir erkeğin evliliğine dayanması, aile bağlarının ve üyeleri arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, annelik ve babalık ile çocukluğa özel bakım ve destek sunulması, kadın, çocuk, engelli, yaşlılara yönelik her türlü şiddetin yasaklanması gereklilikleri yine uluslararası metinlerde ve beyanlarda yer almaktadır. Ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik bu Vizyon Belgesi ve Eylem Planı uluslararası taahhütlerimiz ile uyumlu hedefler içermekte ve bu konudaki kararlılığımızı ortaya koymaktadır.

On İkinci Kalkınma Planının beşeri sermayenin güçlendirilmesi ve refahın toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılmasına yönelik politikaları ele alan “Nitelikli insan, güçlü aile, sağlıklı toplum” eksenindeki hedeflerine ulaşabilmek açısından önem taşıyan bu belge; birden fazla kurumun sorumluluk alanına giren ve kurumlar arası etkin koordinasyon gerektiren bir alan olan ailenin korunması ve güçlendirilmesi alanında hazırlanmıştır. Çok paydaşlı bir anlayışla hazırlanan ve beş yıl içinde sonuçlandırılması öngörülen bu Vizyon Belgesi ve Eylem Planının ülkemizin Kalkınma Planı hedeflerine ulaşılması yolunda önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Vizyon Belgesine https://www.aile.gov.tr/media/165130/ailenin-korunmasi-ve-gu-c-lendirilmesi-vizyon-belgesi-ve-eylem-plani.pdf linkinden ulaşabilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.