Öne Çıkanlar Sözleşmeli Öğretmen Spina Bifida öğretmen Tokat sahur vakitleri Sözleşmeli bilişim personeli

Hastanelerimizin Olmadığı İl ve İlçe Kalmadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ''Yunus'tan ilham ile eğer söyleyecek olursak, bir idik yirmi bir olduk, birbirimize kardeş olduk, millete hizmetkâr olduk, yürüdük elhamdülillah, vardığımız illere, yâd ellere, girdiğimiz yüce gönüllere sevgiyi, muhabbeti kalplere saçtık elhamdülillah. Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk, dünya ile yarışır olduk, aştık elhamdülillah, beri gel kucaklaşalım, uzak isek yakınlaşalım, ülkemizi daha da büyütelim, azmettik elhamdülillah.

Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bizim önümüzü, okuduğumuz bir şiiri bahane ederek kesmek isteyenlere cevabımızı milletimizle birlikte AK Parti'yi kurarak verdik.

Ne sebeple olursa olsun bu kutlu çatının dışına çıkarak kendine başka yollar çizenlere de geçmişteki hizmetleri için teşekkür ediyorum. Son nefesine kadar büyük davanın bugünkü bayraktarı olan AK Parti saflarında sadakatle hizmet etme kararlılığında olan milyonlarla birlikte biz kendi yolumuzda ilerlemeyi sürdüreceğiz.

Her şey gibi bu büyük davanın mensubu olmak da bir nasip işidir. AK Parti kadroları olarak rabbimizin bize bahşettiği nasibe hamdederek kendi işimize bakacağız, kendi sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmenin mücadelesini vereceğiz. Sizlerin de yakından bildiği gibi AK Parti, 21 yıl önce siyaset sahnesine adım atmakla Türkiye'de yeni bir dönemi başlatmış, bu ülkeyi uçurumun eşiğinden kurtarmıştır. Bu sürenin yaklaşık 20 yılı da iktidarda geçmiştir. Milletin teveccühüne mazhar olarak, hamdolsun asırlık eksikleri tamamlayarak geleceğin dünyasının altyapısını kurarak ülkemizi hep yukarıya taşıdık.

İnancımızın ve insanlığımızın gereği olarak yürüttüğümüz bu kutlu mücadeleyi 2023 seçimlerini de kazanarak inşallah taçlandıracağız. Türkiye, 2023 vizyonunu, artık demokraside ve kalkınmada eksikliklerini tamamlama değil, siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir. Dışarıdaki hasımların, içimizdeki gafillerin bizi bu yolda alıkoymasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Ülkemize, eski Türkiye'nin hastalıkları, oyunları ve tuzaklarıyla irtifa kaybettirilmesine asla rıza göstermeyeceğiz. Hele hele son günlerde ne idüğü belirsiz tipler tarafından körüklenmek istenen ırkçı ve mezhepçi nefretin milletimizin birliğini, beraberliğini, ebedi kardeşliğini zehirlemesine zinhar müsaade etmeyeceğiz. Eşref-i mahlûkat olan insanın renginden, mensubiyetinden, kimliğinden dolayı hor gören Ebu Cehil zihniyetinden ülkemizi ve milletimizi ne pahasına olursa olsun korumakta kararlıyız. Bunu da son 21 yılda olduğu gibi değerlerimizi yüceltip, insanımızın kalbine girerek, kapı kapı dolaşarak, muhalefetin yalan ve iftiraları karşısında hakkı hep yukarıda tutarak yapacağız.

Genel merkezimiz tüm organlarıyla davamızın karargâhıdır. İl başkanlarımız, davamızın illerdeki sancak beyleridir, il yönetimlerimiz partimizin sahadaki Alperenleridir, belediye başkanlarımız şehirlerimizin hizmet erleridir. AK Parti'de görev alan, üye olan her bir kardeşim kutlu mücadelemizin kendi mahallindeki temsilcileridir. Bu anlayışla tüm yol arkadaşlarımdan 'İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca' misali, 'Benim olmadığım yerde kimse yoktur' şuuruyla, var gücüyle çalışmasını, çabalamasını bekliyorum.

Gençler, unutmayın omuzlarınızda ağır bir yük taşıyorsunuz. Sadece 85 milyonun değil, gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlarca kardeşimizin de umudunu taşıyorsunuz. Helal rızık peşinde koşan emekçilerimizin, ülkeye hayırlı evlatlar yetiştiren anaların, hayatının baharındaki gençlerimizin, güneşin altında ter döken çiftçilerimizin, devlete hizmet eden kamu görevlilerimizin, eli tetikte gözü ufukta nöbet bekleyen askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, güvenlik korucularımızın, al bayrağımızı dünyanın dört bir ucunda gururla dalgalandıran resmî ve özel tüm temsilcilerimizin, ülkenin geleceğine yatırım yapan girişimcilerimizin, ciğerparelerine kavuşmak için 1080 gündür evlat nöbeti tutan Diyarbakır Anneleri’nin, 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduran kahraman milletin, velhasıl 85 milyonla birlikte yüzlerce milyon dostumuzun da mesuliyetini taşıyorsunuz.

Bizim bu ülkeye daha yapacak çok işimiz var, bizim bu millete getirecek daha çok hizmetimiz var, bizim evlatlarımızın geleceğinin inşasında atacak daha çok adımımız var. Bizim Orta Asya'dan Balkanlar'a, Afrika'dan dünyanın dört bir yanına kadar gözünü ve kalbini Türkiye'ye yöneltmiş 100 milyonlara verecek daha çok umudumuz var. Bizim maziden atiye kurduğumuz köprümüzü uzatacak daha çok yerimiz var.

Bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Türkiye olduk.

Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sarıldığımız müddetçe Allah'ın izniyle bunların hepsini de hayata geçireceğiz. AK Parti'nin bundan sonraki yıl dönümlerini işte bu adımların eşliğinde daha büyük bir gururla, sevinçle, çok daha büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Çünkü biz bu yüce milletin sinesinden doğmuş, onun gösterdiği istikamet dışında hiçbir yola tevessül etmemiş, kaderini onunla bütünleştirmiş bir hareketiz. Herkes gibi biz de bir gün bu fani âlemden göçüp gideceğiz. İki metreküplük bir mezar bekliyor bizi ve geride tıpkı bugün bizim ecdada yaptığımız gibi nesiller boyunca hep hayırla yâd edilmemizi sağlayacak eserler, hizmetler, başarılar, zaferler bırakmış olmayı ümit ediyoruz.

Her ne kadar birileri hâlâ ülkemizi, 20'nci yüzyılın yoksulluğu ve yoksunluğu körükleyen, hak ve özgürlüklere düşman, milletin değerlerine husumet besleyen, eser ve hizmet düşmanı, manda ve onun gölgesi vesayet özlemcisi, kavgadan, kamplaşmadan, çatışmadan beslenen, dünyadan kopuk, vizyonsuz, hedefsiz, muhabbetsiz, hiçbirimizin hatırlamak bile istemediği puslu iklimine geri döndürmek istiyorsa da inşallah bunu başaramayacaklar.

Şahsi hırslarının ürünü ajandaları sebebiyle bunların kurduğu masaya payanda olanlara ise biz sadece acıyoruz. Biz Türkiye'yi bir asır öne çıkarmaya çalışırken bir asır geriye götürmeye kalkanlara dünyayı tersine döndüremeyeceklerini beraberce göstereceğiz.

Yine bizim 2053 vizyonumuzun karşısına, inşa ettiğimiz eserleri yıkma, yaptığımız hizmetleri tersine döndürme vaadiyle çıkanlara kimse kulak vermiyor. Tek sermayesi AK Parti, Cumhur İttifakı ve Tayyip Erdoğan husumeti olanlar, sadece her tarafı buram buram manipülasyon kokan sosyal medya mecralarında ve Türkiye düşmanı çevrelerde revaç buluyor. Tabii bir de bunların yanında PKK'sından FETÖ'süne tüm terör örgütleriyle bunların sivil görünümlü uzantıları var.

Milletimiz sandığa gittiğinde önce bugüne kadar ülkeye kazandırılan eserlere ve hizmetlere bakacaktır. Eğitimde AK Parti iktidarı neler yaptı, sağlıkta neler yaptı, adalette neler yaptı, bunun yanında ulaşımda neler yaptı, tarımda neler yaptı, dış politikada neler yaptı? A'dan Z'ye bütün bunları benim milletim gözden geçirmeyecek mi? Geçirecek. Ardından kendisi ve evlatları için en iyi geleceği kimin hazırlayacağına bakacaktır. Kardeşlerim, gençlik için en önemli olan nedir? Birinci derecede eğitim öğretimdir. Bunu başarıyla Türkiye'de gerçekleştiren hangi iktidar olmuştur? Biz olduk, biz.

Hakkâri’de de üniversite var, Şırnak'ta da üniversitemiz var, Iğdır'da da üniversitemiz var. Hangi ilimiz olursa olsun, hepsinde elhamdülillah üniversitemiz var. Artık öğrencilerimizin ayağına profesörlerimiz, doçentlerimiz geliyor ve onlara bulundukları illerde dersini veriyor. Bunu biz hallettik.

Şu anda 19 tane dev şehir hastanemiz var. Şu anda hastanelerimizin olmadığı il ve ilçe kalmadı. Derdimiz ne? İstiyoruz ki hiçbir ilimizde bu sıkıntı yaşanmasın. Şimdi Ankara'da önümüzdeki aya inşallah yetişecek, ikinci şehir hastanesini de açıyoruz. İstanbul'da zaten Çam ve Sakura Şehir Hastanemiz var ama bunun yanında Ataköy Havalimanı'nda ve Sancaktepe'de de yine aynı şekilde üç ayda bitirdiğimiz şehir hastanelerimiz var. Bunları biz yaptık. Bu tür hizmetleri yapmak AK Parti'ye yaraşır.

Sayın Kılıçdaroğlu, sen bu ülkede Sosyal Sigortalar Kurumu’nun başındaydın. Allah aşkına çık de ki 'Şu hastaneyi de ben yaptım, ben bitirdim' de. O dönemde hastanelerde maalesef, Savaş Ay'ın o meşhur programında adeta dalga geçer gibi bununla dalga geçiyor. Zaten Sayın Kılıçdaroğlu'nu SSK Genel Müdürlüğü’nü, o kurumu çökertmesi yeter.

Terörle mücadeleyi sınırlarımız dışına taşıyarak, organize suç örgütlerinin başını ezerek, asayişten uyuşturucuya, uyuşturucuyla mücadeleye tüm emniyet hizmetlerinin etkinliğini artırarak vatandaşlarımızın huzurunu sağladık.

1714 kilometreden devraldığımız otoyol uzunluğumuzu 3 bin 532 kilometreye çıkardık. Kara yolu tünel sayımız 83'tü, 468'e, kara yolu tünel uzunluğumuz 50 kilometreden 661 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuz 311 kilometreden 729 kilometreye ulaştı. Son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız ulaştırma eserlerimizden bazıları şunlar, köprülerde Osmangazi, Yavuz Sultan Selim, Adıyaman Nissibi, Elazığ Ağın, Tohma, Hasankeyf-2, Çanakkale 1915. Tünellerde ne yaptık biliyor musunuz? Bolu Dağı, Avrasya, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, İzmir Konak, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli, Ovit, Kızılcahamam-Çerkeş, Salarha, Pirinkayalar. Otoyollarda İstanbul-Bursa-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-Aliağa-Çandarlı, Ankara-Niğde, Kınalı-Tekirdağ, Çanakkale-Savaştepe...26 havalimanından devraldık, şimdi havalimanlarımızın sayısı 56'ya ulaştı. Nereden nereye? Daha devam ediyor, açılışlarını yapacağımız havalimanları var. Havalimanlarından hızlı tren projelerine, banliyö hatlarından metrolara kadar saymakla bitiremeyeceğimiz nice eserlerimizle ülkemizin 81 şehrine mührümüzü vurduk.

Bugün Türkiye genelinde 452 millet bahçesi yapıyoruz. Bunlardan 137'sini tamamlayarak hizmete sunduk. Kalan millet bahçelerimizde ise çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor.

TOKİ kanalıyla ülkemize tam 1 milyon 170 bin konut ve iş yeriyle beraber içerisinde stadyum, hastane, okul, öğrenci yurdu bulunan toplam 25 bin sosyal eser kazandırdık. Buradan şimdi bir müjde veriyorum, Toplu Konut İdaresi'nden milletimiz konut almaya hazırsa Çevre Şehircilik Bakanlığımız olarak süratle bu konutları yapacak ve milletimizin satın almasına sunacağız. Bunu da biz yaparız. Tarımsal gayrisafi millî hasılamızı 2002'de 37 milyar seviyesinden geçtiğimiz yıl 407 milyar liraya çıkardık. Baraj sayımızı 276'dan 930'a, içme suyu tesisi sayımızı 84'ten 370'e, taşkın koruma tesisi sayımızı 5 binden 10 bin 267'ye, sulamaya açılan arazi miktarını ise yaklaşık 5 milyon hektardan yaklaşık 7 milyon hektara yükselttik.

2023'ün ilk çeyreğinde otomobilimizi yollarda görmeye başlayacağız. Enerjide toplam kurulu gücümüzü 31 bin 846 megavattan 102 bin megavat seviyesine getirdik. Karadeniz'de toplam 540 milyar metreküp doğal gaz rezervini keşfettik. 2023'ün ilk 3 ayında günlük 10 milyon metreküp doğal gazı millî iletim sistemimize aktarmış olacağız. Dördüncü sondaj gemimiz olan Abdülhamid Han'ı geçtiğimiz hafta Akdeniz'deki görev yerine uğurladık. Turizmde salgın şartlarına rağmen geçtiğimiz yıl sayımızı 30 milyonun üzerine, turizm gelirimizi 24,5 milyar dolara çıkardık. Bu yıl inşallah çok daha yüksek rakamlara ulaşacağız. Gördüğünüz gibi ne kadar özetlersek özetleyelim ülkemize kazandırdığımız eserler ve hizmetler saymakla bitmiyor. Şehirlerimize yaptığımız ziyaretlerde de benzer bir tablo ile karşılaşıyoruz.

Milletimize söyleyecek sözümüz, anlatacak eser ve hizmetimiz olmasa da birilerinin yaptığı gibi kuru gürültüyle, havanda su dövmekle, avara kasnak gibi boş konuşmakla vakit geçirseydik hâlimiz nice olurdu. İşte o zaman hâlimiz yaman olurdu.

Hâlbuki bugün dünya ve Türkiye, bırakınız o kadar eskileri, 10 yıl öncesine göre bile çok farklı bir yerde bulunuyor. Bizim uyguladığımız ekonomi programı, geçmişin değil, geleceğin üzerine kuruludur. Esasen dünyada her ülkeye uyacak tek tip bir ekonomi modeli yok. Her ülke bizim de yakından takip ettiğimiz genel yaklaşımlardan istifadeyle kendi şartlarına, imkânlarına, ihtiyaçlarına, hedeflerine göre kendi ekonomi programını geliştirir ve hayata geçirir. Kur garantili millî paradan bahsediyoruz ama bunu hazmedemiyorlar. İktisatçıların bazıları bu gerçekleri bildikleri hâlde sahiplerine yaranmak için programımızı kötülerken, bir kısmı cehaletleri sebebiyle bize kör düşmanlık yapıyor. Ellerinde sadece çekiç olduğu için her şeyi çivi gibi görenler misali, bildikleri tek ekonomi teorisiyle Türkiye'yi değerlendirenleri kendi kısır dünyaları ile baş başa bırakıyoruz.'' dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.