Öne Çıkanlar 2024 Yılı Mart Ayı Yay Burcu İş Yorumu Sivrihisar Seçim Sonuçları Yatırım Fonları BİLSEM Bireysel Değerlendirme 2024 Yılı Mart Ayı Balık Burcu İş Yorumu

İBB Başkan Adayı Murat Kurum'dan Deprem ve Tsunami Açıklaması

AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, ''Ülkemiz bir deprem ülkesi ve bu manada geçen yıl 58 bin deprem meydana gelmiş. Tabii Maraş depremleri sebebiyle olağanın üstünde bir deprem sayısı ama normal şartlarda da yaklaşık 18-20 bin deprem her yıl ülkemizde oluyor. Marmara özeline baktığımızda da 800 ile 1000 arası depremi her yıl biz Marmara'da yaşıyoruz. Tabii irili ufaklı birçok deprem oluyor. Bazılarını hissediyoruz, bazılarını hissetmiyoruz.

Bir deprem şehri olduğumuz kadar aynı zamanda tsunami tehlikesi de oluşan, depremlerle birlikte yaşama riskimiz var. Kandilli Rasathanemiz, buradaki kıymetli hocalarımız da gerek deniz seviyesindeki değişikliği, tsunami tehlikesini, gerekse depremlerin anlık burada dijital manada tespitlerini yapıyorlar.

Öncelikle erken uyarı sistemleriyle birlikte İstanbul'da en kritik, en önemli binalardaki izolatör sisteminden tutun da buradaki verilerin direkt o binalara, büyükşehir belediyesi sistemine aktarılması...Bu manada gerek doğal gaz hatlarında yapılması gerekenler, gerek ulaşım hatlarında yapılması gerekenleri dijital İstanbul anlayışıyla inşallah birleştirmiş olacağız. Tabii ki kalıcı çözümleri deprem dönüşümüyle, kentsel dönüşümle birlikte atarken bir de olası depremlere karşı yapmamız gerekenleri yine hocalarımızla birlikte çalışıyor olacağız. Gerek bu alanda eğitim yapmış uluslararası kabulü olan hocalarımızla, gerek üniversitelerimizle bu çalışmaları yaparak biz, olası afetlere, tsunami riskine karşı da tedbirlerimizi almak durumundayız. Bunu el birliğiyle, bilimin ışığında, bilim insanlarıyla beraber yapacağız.

Hocalarımızın da bugün fikirlerini bir kez daha almış olduk. Onlar da milletimizin, İstanbulluların farkındalığının geliştirilmesi, bu sürece katkı sağlamak adına her türlü özveriyi zaten gösteriyor. Bundan sonra da inşallah İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle yapacağımız bir protokolle Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ile artık iç içe, tüm verileri alan, tüm verileri anlık aktaran, bu verilere ilişkin tespitleri, tedbirleri alan bir belediyemiz, belediye anlayışımız olacak ve el birliği içerisinde bu süreci yönetiyor olacağız.

Kalıcı çözümleri ortaya koymak adına, evet erken, işte 7-10 saniye haber alabiliyoruz ama, sonuçta bu farkındalığı ve bilinci arttırırken bir taraftan da kalıcı çözümleri ortaya koymak durumundayız. Taşın altına elimizi koyacağımız 650 bin konutluk İstanbul tarihinin en büyük deprem dönüşümünü de inşallah İstanbullu kardeşlerimizle, vatandaşlarımızla birlikte gerçekleştiriyor olacağız.

Gerek KİPTAŞ eliyle 'Yarısı büyükşehir belediyesinden' dediğimiz, gerek özel sektör-vatandaş işbirliğine destek verdiğimiz projelerle, gerekse 100 bin kiralık konutla birlikte kentsel dönüşüm alanındaki vatandaşlarımızı rezerv alanlarda ikame ettiğimiz, onları geçici süreyle oraya taşıdığımız ve bir desantrilizasyon anlayışıyla dönüşüme, her alanda bu çalışmaları yapıyor olacağız. Beş yılda acilen dönüştürülmesi gereken konutların bir an önce dönüştürülmesi ve 1,5 milyon olduğunu tespit ettiğimiz riskli konutların da önümüzdeki 10 yıl içerisinde tamamen dönüşmesi hedefiyle, anlayışıyla bu çalışmaları yapacağız. İstiyoruz ki annelerimiz, babalarımız, evlatlarımız yastığa başını koyduğunda huzurla, güvenle uyusun. Bunu da inşallah bilim insanlarımızla birlikte yapacağız.

Onların fikirleri, önerileri, görüşleri doğrultusunda yapacağız. El birliği içerisinde İstanbul'umuzu olası depremlere hazırlayacağız. Bu vesileyle bir kez daha depremde hayatını kaybetmiş tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum. 6 Şubat geliyor, 11 ilimizde 50 bini aşkın canımızı yitirdik. Oradaki kardeşlerimizin acıları hala dün gibi taze. Oradaki tüm vatandaşlarımıza da tekraren geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum.'' dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, ''Tüm dünyadaki bilim insanlarının büyük bir çoğunun da söylediği gibi, Marmara'da bir sismik boşluk var, bu depremin yaklaşık büyüklüğünü söyleyebiliyoruz ama zamanını söyleyemiyoruz. Dolayısıyla benim her zaman söylediğim gibi biz depremin ne zaman olacağından çok, biz buna ne kadar hazırlıklı olacağız, o yönde çabaların olması gerekiyor. Deprem bir gün gelecek ama ne zaman gelecek? Ümit ederim biz hazırken gelir, olabildiğince hazırlanmışken gelir. 99'dan beri ülkemizde birçok çalışma yapıldı, hala da yapılıyor. Ama dediğim gibi bu çalışmaların artarak sürmesi lazım. Çünkü depremin ne zaman geleceğini bilmiyoruz. Bu çalışmaların yoğun bir şekilde sürdürülmesinde büyük fayda görüyorum.

Bu deprem biliminde, izin okulda okuduğunuz, öğrendiğiniz gibi, hani, '250 yıl sonra, 400 yıl sonra olacak' diye kesin bir doğru yok. Depremin büyüklükleri de tartışılıyor. Marmara'daki fayın tek parça mı, üç parça mı kırılacağı tartışılıyor. Birçok konu var tartışılan. Bunlarla uğraşmamamız lazım. Yani yarın deprem olacakmış gibi hazırlanmamız ama psikolojimizi de bozmamamız gerekiyor.

Marmara'da her yıl 800 ile 1000 arasında deprem oluyor. 4 ve 5'in üstünde olan yılda 4-5 tane depremimiz var. Yani dolayısıyla Marmara'nın olağan sismik aktivitesi içinde kabul edebiliriz. Biz şunu söyleyemiyoruz bilim insanları olarak; olan bir depremin anca bunun bir öncü depremi olduğunu, arkasından büyük bir deprem gelirse söyleyebiliyoruz. Yani böyle bir mekanizma yok. Yani, 'Bu deprem öncüdür' diyemiyoruz. Bakın 5'lik deprem oldu Mudanya açıklarında, güney kollu bir deprem oldu. Artçılar oldu, söndü. Yani Marmara'da bu büyüklükte depremler oluyor. Dolayısıyla hani olan bir depremi, 'Artçısı gelecek mi?' diye lütfen düşünmeyelim, biz olabildiğince bu depreme hazırlanalım. Yoksa bu psikolojiyle yaşanmaz.'' dedi.

Anahtar Kelimeler:
DepremTsunamiMurat Kurum
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.