Öne Çıkanlar merkez ve taşra teşkilatı konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan EYTliler Haklarını Geri İstiyor Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba

2024 Yılı O'nu Oku, O'nu Yaşa Siyer Yarışması Soru ve Cevapları - İtirazlı Sorular ve Cevaplar

Yarışma sonrası cevap anahtarlarının yayınlanması, kesin olmayan ve kesin olan sonuçların açıklanması, ödül programları gibi hususlarda yarışmacılar http://peygambersevdaIiIari.com web adresi, sms ve basın-yayın yoluyla bilgilendirileceklerdir.

YARIŞMA SONUCUNUZU ve KAZANDIĞINIZ ÖDÜLÜ GÖRMEK İÇİN : https://sonuc.siyersinavi.com/

(Yarışmaya girişte kullandığınız T.C. Kimlik No ve Doğum Tarihi ile sonucu öğrenebilirsiniz)

Yarışma, Peygamber Sevdalıları Vakfınca belirlenen http://peygambersevdalilari.com web sayfasında yayınlanan yarışma merkezlerinde (11 Şubat 2024 /Pazar 11.00-12.30) - (TSİ) saatleri arasında tek oturumda aynı anda yapıldı. Ayrıca yarışmacılara, yarışmaya giriş yerleri e-posta/sms yolu ile bilgilendirme yapılabilecektir.

YARIŞMANIN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ

1- Yarışmacılar yarışmaya soğuk damgalı resmi kimlik belgeleri (Nüfus Cüzdanı, Ehliyet, Pasaport vb.) ile katılacaklardır.

2- Yarışmacılar yarışmaya cep telefonu ile giremeyecektir. Yanlarında cep telefonu ile salona gelen adayların cep telefonları kapalı bir şekilde salon görevli masasında veya uygun bir yerde tutulacaktır. Telefonların mesuliyeti yarışmacıya ait olup, görevliler telefonun kayıp veya diğer olumsuz durumundan sorumlu değillerdir.

3- Yarışma başladıktan sonra yanında cep telefonu tespit edilen, cep telefonu çalan vb. durumlar, yarışma kurallarını ihlal nedeni sayılacak olup yarışmacının sınavı iptal edilecektir.

4- Yarışmada A ve B olmak üzere 2 kitapçık türü vardır. Kitapçıklarda 1. ve 2. Kategoride 60 soru ve 90 dakika cevaplama süresi, 3. ve 4. Kategoride 75 soru ve 90 dakika cevaplama süresi olup, puanlama 100 üzerinden değerlendirilecektir. Yarışma süresi bütün kategoriler için aynıdır.

5- İlk 30 dakikadan sonra gelenler yarışmaya alınmayacaktır. Yarışmanın ilk 45 dakikasında, aday yarışmayı bitirmiş olsa dahi dışarı çıkmamalıdır.

6- Yapılan yarışma değerlendirmesi sonucu puanların eşit olması durumunda yarışma komisyonu nezaretinde yapılacak kura ile sıralama belirlenecektir.

7- Cevap kâğıdında kurşun kalem dışında başka bir kalem kullanılmayacaktır. Aksi halde optik form değerlendirme dışı bırakılacaktır.

8- Cevaplama yaparken 1.ve 2. Kategoride sorular 4 şıklı olup, 3 yanlış cevap 1 doğru cevabı götürecektir. 3.ve 4. kategoride ise sorular 5 şıklı olup, 4 yanlış cevap 1 doğru cevabı götürecektir.

9- Yarışmacılar, yarışma salonunda düzenleme kurulunun belirlediği sıraya göre oturacaklardır. Düzenleme Kurulu, ihtiyaç halinde adayın yarışma yerini değiştirme hakkına sahiptir.

10- Görme engelli yarışmacılara sorular görevliler tarafından okunmak ve optik forma vereceği cevap işlenmek sureti ile yardımcı olunacaktır.

11- Temsilcilerle irtibata geçilmesi halinde kendi imkanları ile yarışma noktasına gelemeyecek durumda olan engelli yarışmacılara gerekli destek imkanlar dahilinde sunulmaya çalışılacaktır. Yarışmanın online yapılmasının zorunlu olduğu durumlarla ilgili ek maddeler:

1- Yarışmacılar online yarışmanın gereği olan bütün güvenlik tedbirlerine riayet etmelidirler. Yarışmacılar yarışma esnasında başkasından destek almamalı, online ekrandan ayrılmamalı, ekranda başka sayfalar açmamalı, soruların ekran görüntüsünü alıp başkalarıyla sosyal medya vs. ortamlardan paylaşmamalıdırlar. Bunlar ve bunlara benzer kurallara uymamak yarışma kurallarını ihlal nedeni sayılacak olup yarışmacının sınavı iptal edilecektir.

2- Vakfımızdan kaynaklanmayan şebeke ve ağ sorunları, elektrik kesintilerinden kaynaklı sorunlardan vs. vakfımız sorumlu değildir.

3- Yapılan yarışma değerlendirmesi sonucu puanların eşit olması durumunda: Yarışma komisyonu nezaretinde yapılacak kura ile sıralama/değerlendirme yapılacaktır.

4- Yarışma komisyonu yarışmanın gün ve saatlerini yeniden düzenleyebilir.

YARIŞMA TAKVİMİ

Yarışma Tarihi ve Saati: 11 Şubat 2024 / Pazar Saat: 11.00
Cevap Anahtarının Yayınlanması: 11 Şubat 2024 Pazar Akşam saat: 23.00

İtirazlı Soruların Alınması: 11-13 Şubat 2024 Arası
İtirazlı Soruların Değerlendirilmesi: 14-16 Şubat 2024 Arası
İtirazlı Sorularla İlgili Açıklama Yapılması: 18 Şubat 2024 Pazar

Kesin Olmayan Sonuçların İlanı: 19 Şubat 2024 Pazartesi
Kesin Olmayan Sonuçlara İtirazların Alınması: 19-22 Şubat 2024 Arası
Kesin Olmayan Sonuçlara İtirazların Değerlendirilmesi: 23-24 Şubat 2024 Arası

Kesin Olan Sonuçların Yayınlanması: 03 Mart 2024 Pazar Saat: 20.00

Ödüllerin Verilmesi: Kesin Olan Sonuçların Yayınlanmasını Müteakiben 1 ay içerisinde

Çıkmış Sorular ve Cevap Anahtarları https://peygambersevdalilari.com/wp/onceki-yillarda-cikmis-sorular/ linkinden yayınlandı.

19 ŞUBAT 2024 TARİHLİ DUYURU

Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak geleneksel olarak düzenlediğimiz Siyer Yarışması’nı, bu yıl Filistin-Gazze’de gerçekleşen israil vahşetinin gölgesinde gerçekleştirdik. Yaşanan bu vahşet karşısında iki milyarlık İslam âleminin, içine düştüğü acziyet bizlere bir kez daha gerçek manada O kutlu Peygambere (sav) ümmet olamadığımızı, O’nu hakkıyla tanıyamadığımızı, ilahi mesajı doğru anlayamadığımızı göstermiştir.

Bizler inanıyoruz ki, gerçek manada hayat, Allah’ın kitabı ve Resulünün sünneti ile anlam ve değer kazanır. Âlemlerin Rabbi’ne gerçek manada kul olabilmek, âlemlere rahmet olarak gönderilen Resulullah’ın (sav) örnekliğiyle mümkündür. Hangi şart ve ortamda olursak olalım hayatımızın merkezinde bu yüce gaye olmalı ve yaşantımız buna göre şekillenmelidir.

Yüce Rabbimiz, başta Filistin’deki kardeşlerimiz olmak üzere tüm İslam âleminin karşı karşıya kaldığı bela ve musibetlerde bizlere gerçek manada ümmet şuuruyla hareket edebilmeyi, bir vücudun azaları gibi kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissedip bu kardeşliğin gereğince hareket edebilmeyi, İslam düşmanları karşısında hiçbir çıkar hesabı yapmadan izzetlice durabilmeyi nasib etsin.

Bu duygu ve temennilerle, gerçekleştirdiğimiz yarışmamıza katılan ve destek veren tüm kardeşlerimize teşekkür ediyor yüce Rabbimizden ömür boyu muvaffakiyetler diliyoruz. Ve yine bu vesile ile; yarışma soruları ile ilgili yarışma takvimde belirtilen süreç içerisinde gelen itirazlarla ilgili yaptığımız değerlendirmenin sonucunu da siz değerli kardeşlerimizle paylaşıyoruz.

KATEGORİ İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
 
Kategori A Kitapçığı 1. Soru / B Kitapçığı 38. Soru

Bu soruda, “Sermayenin Yahudilerin elinden alınarak Müslümanların tekeline geçirilmesi isteği” şeklindeki D seçeneği doğru kabul edilemez. Alternatif pazarın kurulmasındaki temel maksat tekelleşmeyi kırmak ve bağımlılıktan kurtulmaktır. Allah Resulü (sav) Yahudilerin düştüğü yanlışa düşmemiş ve kendi dışındakilerin serbest ticaret hakkını gasp etmek demek olan tekelleşmeyi hedeflememiştir. Alternatif üretmek bu anlamda, tahakkümü kırmak, onları yok etmeden diğerlerinin varlığıyla beraber yeni bir varlık ortaya koymak şeklinde anlaşılmalıdır.

E şıkkında verilen “ Meşru bir çerçevede serbest rekabet ortamı sağlanarak malın kalitesinin artırılmak istenmesi “ doğrudur çünkü alternatif oluşturmak serbest rekabet oluşturmak demektir. Ayrıca kitapta Yahudi pazarlarında hile, faiz gibi gayrı meşru uygulamalara son verme isteği meşru çerçeveye, “ticari aldatmaların önüne geçmek” ibaresi ise malın kalitesinin arttırılmak istendiğine işaret etmektedir.

Kategori A Kitapçığı 17. Soru / B Kitapçığı 42. Soru

“Üzerinde ihtilafa düşülen her şey Allah’a ve Muhammed’e götürülecektir.” Maddesi her ne kadar  “Müslümanların birbiriyle olan hak ve sorumlulukları çerçevesinde verilmişse de hakikatte herkesi kapsamaktadır. Yarışma standartlarına göre bu ibarenin net olarak diğer kesimler için kullanılmadığı söylenebilir. Ancak kitapta Yahudi ve müşriklerin üzerinde ihtilafa düşülen her şeyde, kendi inançlarına göre uygulama hürriyetine sahip olacaklarına dair bilgi de yoktur. Bu yüzden doğru cevap yine E şıkkı olmaktadır.

Onlara din hürriyeti tanınmış olması hukuk hürriyeti tanınmış olduğu anlamına gelmez. Farklı dinlerden olanlar arasındaki ihtilaflarda (Yahudi-müşrik / Yahudi-Müslüman) her iki inanca göre hüküm verilemeyeceğine göre bu anlamda bir karar merciinin olması gerektiği kaçınılmazdır. Diğer şıklar açıkça kitapta geçmekte olup doğru kabul edilirken, E seçeneği en düşük ihtimalle kitapta geçmediği için de olsa yanlış kabul edilmelidir.

Kategori A Kitapçığı 21. Soru / B kitapçığı 17. Soru

Hudeybiye Anlaşması ile Mekke’nin Fethi arasında iki yıllık bir zaman farkı vardır. Ayetin ne zaman indiği sorusuna ayetin iniş zamanı ile bağlantılı bir zaman dilimi verilmelidir. Yoksa aynı mantıkla diğer şıklarda yer alan Huneyn Savaşı öncesi veya Hendek Savaşı sonrası seçenekleri de doğru kabul edilmelidir. Hatta bu mantıkla ayetin Efendimizin (sav) vefatından önce veya Dört Halife Döneminden önce indiği de söylenebilir. Bu iddianın kendi içinde mantıklı yanı olsa da soruda istenenin bu ayetlerin hangi olay üzerine indiğidir. Bu yönüyle doğru cevap C seçeneğidir.

Kategori A kitapçığı 30. Soru / B kitapçığı 32. Soru

Cevap anahtarı hatalı verilmiş olup doğru cevap A şıkkı olarak düzeltilmiştir.

Kategori A kitapçığı 41. Soru / B kitapçığı 60. Soru Doğru cevap C seçeneğidir. Bkz. Sayfa 33

Kategori A kitapçığı 52. Soru / B kitapçığı 71. Soru

Kitabın 124. sayfasında geçtiği üzere Efendimiz (sav) Taif yolculuğunda Taif’in eşrafı 3 kardeşle görüştüğünde  büyük kardeş Abdi Ya’lel ‘Mekke’de onca ulu adam dururken, Sakif’te okuma yazma bilen meşhur adamlar dururken Allah peygamber olarak seni mi gönderdi demiştir. Furkan suresi 41. Ayeti kerimesinde de ‘’Seni gördükleri zaman: “Allah’ın Resul olarak gönderdiği bu mu?” diye alay konusu ediniyorlar.’’ buyrulur. Kitabın 105.sayfasında da Velid Bin Mugire şöyle demektedir: ‘’Ben Kureyş kabilesinin büyüğü ve efendisi olayım da bir kenara bırakılayım. Bu nasıl olur? Benim yerime Muhammed’e mi, ayetler indirilir?….. ibareleri, sözü edilen müşriklerin, kendilerini Efendimizle (sav) bir tuttuğunu değil tam tersi kendilerini O’ndan (sav) üstün gördüklerini gösterir. Dolayısıyla karşı çıkış sebepleri arasında D şıkkı gösterilemez. E şıkkında geçen Ahiret inancı ise kitabın 106. Sayfasında geçtiği üzere karşı çıkış sebebidir ve müşriklerin genel olarak Ahiret inancını reddettikleri Kur’an ile sabittir.

Cahiliyye Araplarının, âhireti, öldükten sonra tekrar dirilmeyi bu şiddetli inkârlarından dolayıdır ki, Kur’an âhireti inkâr etmeyi onların bir nevi âlemi ve onları tanıtan ve vasfeden bir özellik olarak zikretmiş, bazen onlardan bahsederken sadece “âhirete inanmayanlar” demekle iktifâ etmiştir.

“Kötü vasıflar (temsiller) âhirete inanmayanlar içindir…” (Nahl, 60), “Ahirete inanmayanların kalpleri inkârcı ve kendileri kibirlenen kimselerdir” (Nahl, 22), “Bilâkis âhirete iman etmeyenler azap ve büyük bir dalâlet içindedirler” (Sebe, 8) gibi âyetlerde bu tavsifle karşılaşıyoruz. Bazen de, bu tabir yerine, ellezîne lâ yercûne likâenâ/ eyyâmallah “Bize kavuşmayı ümid etmeyenler” (Yûnus, 7) ” Allah’ın günlerini (va’dettiği günleri) ümid etmeyenler” (Câsiye, 14) tabirleri kullanılmıştır.            

Nitekim, Kur’an-ı Kerim’deki ifâdeler Cahiliyye dönemi Araplarının, çok şiddetli bir şekilde, âhireti, öldükten sonra yeniden dirilmeyi, cennet ve cehennemi inkâr ettiklerini, böyle şeyleri hafife alarak alay ettiklerini gösteriyor.

Peygamber Efendimiz (sav) bu inancın tesisi uğrunda büyük güçlüklerle karşılaşıyordu. Müşriklere kıyamet gününden ve o günde olacak şeylerden bahsedince, onların katı kalpleri daha da katılaşıyor, ona kaba ve çirkin sözlerle hitab ediyor, söylenenleri hafife alıp alay ediyorlardı: “Bu size va’d edilen, çok çok uzak bir şey” (Mü’minun, 36), “Hayat sadece bu dünya hayatıdır, ölürüz, yaşarız. Bizi ancak zamanın geçmesi helâk eder” (Casiye, 24), “Kıyamet vaki olmayacak” (Sebe, 3), “İlk halimize geri çevrilecek değiliz” (Naziat, 10-12) “Biz azab edilecek değiliz” (Şuara, 137) diye bazıları kesin, bazıları da, “Biz kıyamet saati nedir bilmeyiz, biz sadece bir zan içindeyiz, yakinen bilip inanmıyoruz” (Casiye, 22) gibi ifâdelerle şüphe içinde olduklarını söylüyorlardı.

“Biz ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra, biz tekrar mı diriltilecekmişiz?!” (Mü’minûn, 82; Sâffât, 16; Vakıa, 47) diye sık sık te’kidli bir şekilde, böyle bir şeyin olmayacağını  iddiâ ediyorlardı. Bu ifâde ve benzer ifâdelerin Kur’an’da defâlarca tekrar edilmesi, onların şiddetli inkârlarını haber verdiği gibi, bu sözün onlar tarafından devamlı söylendiğine de imâ olunmaktadır.

Âhirete imân’a davet edilmeleri onlara o kadar garip geliyordu ki, birbirlerine:  “Size çürüyüp parça parça olduğunuzda yeniden yaratılacağınızı haber veren kimseyi gösterelim mi? Acaba Allah’a yalan yere iftirâ mı ediyor yoksa bu adamda delilik mi var?” (Sebe, 7-8) diyorlardı. Halbuki, Peygamber Efendimiz onlar içinde tanınıp, bilinen birisiydi. Yeniden dirilişi haber vermesi de onlar tarafından bilinen bir gerçekti. Buna rağmen onların böyle bir ifâdede bulunmaları, yani sanki ne Peygamberimizi tanıyorlar, ne de böyle bir şeyi hiç duymamışlar gibi, “Size tamamen dağılıp yok olduktan sonra yeniden dirileceğinizi haber veren bir adamı gösterelim mi?” demeleri, onların bu meseleyi hafife aldıklarını, alay konusu ettiklerini, gülmek için anlatılan gülünç kıssalar mesâbesine indirdiklerini göstermektedir.

Müşrikler, öldükten sonra dirilme diye bir şey olmayacağı hususunda kendilerinden o kadar emindiler ki, bu hususta kuvvetle yemin ediyorlardı: “Allah ölenleri diriltmeyecektir diye var güçleriyle Allah adına yemin ettiler” (Nahl, 38). Bu sözleriyle onlar  öldükten sonra yeniden dirilmenin olmayacağına olan yakinlerini ifâde ediyorlardı.

Cahiliyye dönemi müşriklerinin, nübüvvet ve Kur’an’ı inkâr etmelerinin en önemli sebeplerinden biri de, öldükten sonra yeniden dirilişe inanmaya davet edilmeleriydi: “İçlerinden cehennemle uyaran birinin gelmesine şaşırdılar da kâfirler şöyle dediler: Bu şaşılacak bir şey! Biz ölüp toprak olduktan sonra mı?.. Bu uzak bir dönüş!” (Kâf, 2-3), “Dediler ki, bu ancak apaçık bir sihirdir. Biz ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra mı diriltileceğiz?!” (Sâffât, 15-16), “O peygamber size ölüp toprak olduktan sonra tekrar diriltilip çıkarılacağınızı mı va’dediyor? Bu çok çok uzak bir şey! Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. Ölürüz, yaşarız, biz diriltilecek değiliz. O Allah hakkında yalan uyduran bir adamdan başkası değildir. Biz ona inanmayız” (Mü’minun, 35-38), “Eğer onlara siz öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz desen, kâfirler mutlaka, bu ancak apaçık bir sihirdir derler” (Hûd, 7) âyetleri bu gerçeği ifâde etmektedir. 

Müşriklerin: “Bunlar (putlar) bizim Allah katındaki şefaatçilerimizdir” (Yûnus, 18) dediklerini beyan eden ayetiyle ilgili ise en doğru görüş müfessirlerin ekserisinin benimsediği, bu şefaat iddiâsının dünyevî işleri için olduğu iddiâsıdır. Çünkü daha önceleri zikrettiğimiz pek çok âyette onların, âhireti şiddetle inkâr ettikleri görülmektedir. Ancak, bu ve benzeri bazı ifâdelerin kıyamet gününe inanan bazı Araplar tarafından söylendiği kabul edilse dahi genel olarak müşriklerin bu kanaatte olduklarını söylemek yanlış olur.

Kategori A Kitapçığı 29 / B kitapçığı 75. Soru

Kitabın 93 ve 94. Sayfalarında Müşriklerle Peygamber Efendimiz (sav) arasında gerginlikler yaşandığı, davetine göz yummayıp müdahale ettikleri geçmektedir. Dolayısıyla sadece bu ifadelerden yola çıkılsa dahi müşriklerin peygamberimize (sav) bu dönemde herhangi bir sıkıntı yaşatmadıklarını söylemek mümkün değildir.

Kategori A kitapçığı 56. Soru / B Kitapçığı 25. Soru

Bu soruda 4 numaralı cümlenin altı çizili değildir ancak soruda Birinci Akabe Biatı’nda yer almayan madde sorulduğu için altı çizili olmaması cevabı değiştirmemektedir. Sorunun doğru cevabı 3 numaralı cümle olduğu için sıkıntı teşkil etmemektedir.

Kategori A kitapçığı 63. Soru / B Kitapçığı 10. Soru

Soru kökünde altı çizili olarak yer alan “her ikisinin de son seçimi hatalı yaptıkları” ibaresinden yola çıkarak, İbrahim ve İsmail’’in “her ikisinin birlikte yanlış cevap vermediği seçenekler aranmalıdır.”  Bu açıdan, her ikisinin doğru seçim yaptığını gösteren seçenek gibi, birinin doğru birinin yanlış seçim yaptığı seçenek de onların son seçimi olamaz.  Dolayısıyla “biri hatalı seçim yapıp diğeri doğru seçim yapınca biz her ikisi de yanlış seçti diyemeyiz.”  şeklindeki itiraz da zaten cevabımızı desteklemektedir. Ayrıca 3. Kategoride aynı şekilde verilen bu sorunun cevap şıkkının farklı olmasının nedeni soru kökünün farklı olmasıdır.

Kategori A kitapçığı 27. Soru / B Kitapçığı 8. Soru

Varaka b. Nevfel ve Umeyye b. Ebi Salt Peygamberlikten sonra vefat etmiştir bu yüzden A şıkkı kabul edilemez. Ancak kitabın 23. Sayfasında verilen tüm isimlerin hanif inancında oldukları bilgisi geçmektedir. Kitaptaki bu bilgi C seçeneğini doğru kabul etmek için yeterlidir.

Sayfa 85’teki ifadenin varlığı kısmen problemli olsa da bu durumun, cevabı değiştirmeyeceği söylenebilir. Çünkü o dönemdeki Hristiyanlar genel olarak teslis inancına sahip bozuk bir din anlayışına sahipti. Hz. İsa’nın dinine inanan bir Muvahhid olmak o dönemin inanç sosyolojisinde Hristiyanlıktan çok hanifliğe daha uygundur. Nitekim haniflerin incili ve tevratı bilmesi, Hz. İsa (as) gibi Hz. Musa’ya da inanması bir hakikattir. Varaka’nın Efendimize (sav), “Sana gelen Musa’ya gelen Namus-u Ekber’dir (Cibril).” ifadesi de bu düşünceyi desteklemektedir. Ayrıca Varaka’nın Hristiyan olup olmadığı konusu net olmayıp bu konuda kaynaklarda farklı bilgiler mevcuttur. Sonuç olarak,  Varaka’nın haniflerin isimlerinin sayıldığı bölümde isminin belirtilmiş olması yeterlidir. Aynı şekilde Hristiyanların isimleri de sorulmuş olsa idi onu da doğru kabul etmek gerekirdi. Bilgi pürüzlü olmasına rağmen kitapta, soruda istenen bilgiyi destekleyen açık bir ifade olması yeterlidir.

Kategori A Kitapçığı 53.Soru / B Kitapçığı 72. Soru

İslam öncesi döneme Cahiliye dönemi denmesinin temel sebebi okur yazarlık oranıyla alakalı değil tevhid inancından sapmayla alakalıdır. Nitekim Ebu Cehil (Cehaletin Babası) olarak nitelenen İslam düşmanı Mekke’deki okur yazarlardan olup en eğitimli kişiler arasındaydı. Demek ki cehalette temel ölçüt tevhidten sapmadır. Ayrıca kitabın 2. sayfasında geçen “Putperestlik olarak karşımıza çıkan cahiliyye dönemi” ibaresi de bu seçeneği doğrulamaktadır.

Kategori A kitapçığı 50. Soru / B Kitapçığı 24. Soru

Sayfa 113 te ikinci paragrafta Birinci Habeşistan hicretine katılanların isimleri tek tek verilmektedir. Musab b. Umeyr de bunlar arasındadır. Mus’ab b. Umeyr daha sonra tekrar Mekke’ye dönüp Medine’ye de hicret etmiştir. Cafer b. Ebi Talib ise ilk Habeşistan Hicreti’nde değil İkinci Habeşistan Hicreti’nde yer almıştır.

Kategori A kitapçığı 33. Soru / B Kitapçığı 20. Soru

Kitabın 158. Sayfasında verilen ayet mealinde Allah lafz-ı celili geçmektedir. İptali gerektirecek bir durum yoktur.

Kategori A Kitapçığı 34. Soru / B Kitapçığı 21. Soru

Sayfa 136’daki dipnotta “İlgili rivayet Hz. Ali’ye dayandırılır.” ibaresi, hicreti esnasında o sözleri söyleyenin Hz. Ömer olduğunu bildiren Hz. Ali’dir anlamına gelmektedir. O şekilde hicret eden Hz. Ali’dir anlamı çıkmaz.

Kategori A Kitapçığı 54. Soru / B Kitapçığı 73. Soru

Dikkatli bakılırsa verilen ayet numaralarında herhangi bir yanlışlık olmadığı görülecektir. Lütfen tekrar kontrol ediniz.

Kategori A Kitapçığı 51. Soru / B Kitapçığı 70. Soru

Su ihtiyacının karşılanması ile ilgili görev Sidane değil Sikaye’dir. (Bkz. sayfa 133)

KATEGORİ İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
 
Kategori A Kitapçığı 41. Soru / B Kitapçığı 14. Soru

Kitapta 2. Akabe Biatı’nın dar kapsamlı veya kadınlar biatı olduğuna dair bir şey olmaması zaten o maddeyi de yanlış kılmaktadır. Soruda da yanlış cümlelerin sayısı istenmektedir. İlk davetçi muallimin Hz. Mus’ab b. Umeyr olması ve Kuba Mescidi’nin temelleri takva üzerine kurulmuş mescid olması dışında verilen 6. maddede yanlışlık vardır. Hicret yolculuğu Miladi 622 yılının Haziran ayındadır. Parantez içinde verilen Hicri aydır. Dolayısı ile cevap A seçeneğidir.

Kategori B Kitapçığı 28. Soru

Hicretin 9. yılında hac emiri olarak gönderilen Hz. Ebubekir(ra)’dır. B kitapçığı 28. Sorunun cevap anahtarı B şıkkı olarak düzeltilmiştir.

Kategori A Kitapçığı 70. Soru / B Kitapçığı 30. Soru

Peygamber Efendimiz’in süt kardeşlerinin isimlerine kitabın 50-54. sayfalarında yer verilmiştir.

Kategori A Kitapçığı 71. Soru / B Kitapçığı 31. Soru A ve E şıklarının her ikisi de doğru kabul edilmiştir.

Kategori A Kitapçığı 7. Soru / B Kitapçığı 38. Soru

Hicaz Bölgesi’ne bu ismin verilmesinin tüm nedenleri değil en önemli etkeni sorulmuştur. Bu sorunun cevabı kitabımızın 20. Sayfasında açık bir şekilde Coğrafya olarak belirtilmektedir.

Kategori A Kitapçığı 68. Soru / B Kitapçığı 59. Soru

Habeşistan’a Hicret edenler Hayber’in Fethi’nden sonra Peygamberimizin (sav) yanına dönmüştür. Dönüşleri Medine’ye Hicret’ten çok sonraları olduğu için bu olayla ilişkilendirilemez.

Kategori A kitapçığı 75. Soru / B Kitapçığı 48. Soru

Muhammed (sav) isminin geçtiği ilgili ayetler sayfa 49’da verilmiştir. Lütfen tekrar kontrol ediniz.

Kategori A kitapçığı 12. Soru / B Kitapçığı 60. Soru Doğru cevap A seçeneğinde verilen Muaz b. Cebel olarak düzeltilmiştir.

Kategori A Kitapçığı 61. Soru / B kitapçığı 11. Soru

Paragrafta verilen bilgilerde sadece Abdullah bin Ebi Hamsa ile birlikte bir iş yapmaları O’nun iş bilirlik özelliğini ortaya koymaz nitekim bu işin başarılı bir şekilde neticelendiği ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Efendimizin (sav), sözünde durup 3 gün boyunca buluşma yerinde beklemesi güvenilirlik ve dürüstlük, sözünü unutan Abdullah bin Ebi Hamsa’ya kızmaması da hoşgörülü olma özelliklerini ön plana çıkarmaktadır.

Kategori A Kitapçığı 27. Soru / B kitapçığı 68. Soru

Peygamber Efendimiz (sav) ile ilgili başvurulacak kaynaklarla ilgili bölümün 19. sayfasında Tabakat ve Tarih denilen kitaplar da yararlanılacak kaynaklar arasında sayılmaktadır. Ancak bu konuda Ehli Kitab’ın dini kaynaklarına başvurulacağıyla ilgili bir ifade kitapta geçmemektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.

2.KATEGORİ İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kategori A Kitapçığı 44 / B kitapçığı 5. Soru

Şıklarda yer alan bilgiler kitapta geçmediği için iptal edilmiş olup herkesin bu soruyu doğru cevapladığı kabul edilecektir.

Kategori A Kitapçığı 37. Soru Cevap B şıkkı olarak düzeltildi.

2.Kategori A Kitapçığı 51. Soru / B Kitapçığı 41. Soru Cevap D seçeneği olarak düzeltilmiştir.

1.KATEGORİ İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bu kategoride şıklarda herhangi bir düzeltmeyi veya iptali gerektirecek bir durum söz konusu değildir.

NOT: Yapılan düzeltmeler neticesinde cevap anahtarları güncel haliyle tekrar yayınlanmıştır.

CEVAP ANAHTARI : https://www.siyersinavi.com/soru2024/ca.pdf

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Sinan öz 2 yıl önce

Biraz zordu ama güzel bir duyguydu

Avatar
Mikail 2 yıl önce

Sonuç

Avatar
Sait 2 yıl önce

Çok güzel geçti ama cevap anahtarını bekliyorum

Avatar
Duanur 2 yıl önce

Güzel bir sınav oldu-unu düşünüyorum

Avatar
Mevlüt 2 yıl önce

Tam 22 kere okudum bu sebeple siyer sinavı bana çok kolay geldi ve bu arada ben 2. Kategoriyim isterim ki emek veren öğrenciler kazanır şimdi sonuçları bekliyorum inşAllah iyi bir sonuç çıkarmışımdır

Avatar
HiraNurAşar 2 yıl önce

B kitapçığının cevap anahtarını gönderebilirmisiniz rica edersem öğretmenim