Öne Çıkanlar MİGROS 4 Ağustos 2022 Aktüel Ürünler A101 22 Nisan 2022 Aktüel Ürünler Atölye Rami Kütüphanesi Çalışma Saatleri Hayvan Sağlığı çalışanları

Enflasyonun Belirgin Şekilde Düşeceğini Hep Birlikte Göreceğiz

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, ''İzmir, ayrıca, henüz Cumhuriyetimiz kurulma arifesindeyken düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’ne de ev sahipliği yaparak ülkemizin iktisadi mücadelesinin de simgesi haline gelmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde, milletimizin verdiği destansı mücadeleler sonucunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin 100'üncü yılını, önümüzdeki sene hep birlikte büyük bir heyecanla kutlayacağız.

17 Şubat tarihinde de iktisadi bağımsızlığımızın sembolü olan İzmir İktisat Kongresi'nin 100. yılını unutmayacağız. İzmirimiz, 17 Şubat 1923 tarihinde Banka-Han binasında toplanan ve ülkemizin dört bir yanından gelen 1.135 delegeye ev sahipliği yapmış, yeni Türkiye'nin ekonomi politikalarının ana hatları İzmir İktisat Kongresi'nde belirlenmiştir. İzmir’in kurtuluşundan 5 ay sonra, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasından ise 4 ay önce toplanan kongrenin İzmir'de düzenlenmesi elbette bir rastlantı değildi. Tarihi bir liman ve ticaret şehri olan güzel İzmirimiz, düşman işgalinin tüm ağırlığını hissetmiş ve önemli oranda zarar görmüştü.

Kongre, Yunan ordusunun şehirde bıraktığı tahribatı gözler önüne sermek ve yeni Türkiye’nin iktisat politikalarına yön vermek için, şimdi olduğu gibi o tarihlerde de büyük bir ticaret merkezi olan İzmir'de toplandı. İzmir İktisat Kongresi, milletimizin cephedeki destansı mücadeleleriyle elde ettiği siyasi bağımsızlığını, iktisadi bağımsızlıkla da perçinleyen tarihi bir kongreydi. Yurdumuzun dört bir yanından katılım gösteren çiftçilerin, işçilerin, sanayicilerin, tüccarların ve hükümet temsilcilerinin o dönemki zor koşullar altında bir araya gelmesi ve kongreye, istiklal mücadelemizin muzaffer komutanlarından Kazım Karabekir Paşa’nın başkanlık etmesi, ekonomik bağımsızlığa verilen önemi de açıkça ortaya koyuyordu.

İnsanımıza her geçen gün yeni iş imkanları oluşturmaya, yerli sanayimizi ve tarımsal üretimimizi giderek güçlendirirken ihracatta Cumhuriyet tarihimizin rekorlarını ardı ardına kırmaya azimle devam ediyoruz.

İşte bizler de bu anlayışla, 20 yıldan bu yana ülkemizin dört bir yanını imar ediyor, iktisadi yükselişimizi yeni zirvelere taşımak gayesiyle gece-gündüz azimle ilerliyoruz. Milli Mücadele yıllarında Misak-ı Milli nasıl ki milletimize bir yön tayin etmişse, İzmir İktisat Kongresi'nde alınan Misak-ı İktisadi kararları da yine o dönemin koşullarında, yeni Türkiye'ye bir istikamet tayin etmiştir.

Cumhuriyetimizin kuruluş arifesinde alınan Misak-ı İktisadi kararların önemli bir kısmı günümüz koşullarında da yol gösterici niteliktedir. Bu kararlardan bir kısmı şu şekildedir; 'Milli sanayi teşvik edilmeli, öncelikle milli kaynaklar değerlendirilmelidir. Yabancı sermaye kanunlarımıza riayet etmek şartıyla gelebilir. Çiftçiye ve yatırım yapmak isteyenlere kredi verilerek özel teşebbüs desteklenmeli, bu amaçla banka kurulmalıdır.

Yabancı tekelleşmelere ve imtiyazlara son verilmeli, milli sanayinin teşviki için bir yasa çıkarılmalı, küçük zanaatkarlıktan büyük işletmelere geçilmeli ve teknik eğitim geliştirilmelidir. Gümrük tarifeleri milli sanayinin kalkınma ihtiyaçlarına göre düzenlenmeli, yerli mallar karada ve denizde ucuz tarifeyle taşınmalıdır. Alınan bu kararlar, geride bırakılan onca sıkıntıya rağmen milletimizin iktisadi alanda da boyun eğmez iradesinin ve azminin ne kadar yüksek olduğunun açık bir göstergesidir. 1923 yılından sonra, İzmir İktisat Kongresi dört kez daha toplanmış ve bu toplantılar, ülkemiz ve dünya tarihinin önemli dönüm noktalarında düzenlemiştir.

Bugün de hem ülkemiz hem de dünya tarihi için, yine kritik bir dönüm noktasındayız. Tüm dünya yıkıcı ve küresel bir salgını atlatıp toparlanma sürecine girerken, jeostratejik gelişmelerin çok daha fazla konuşulduğu, enerji ve gıda politikalarındaki istikrarın öneminin arttığı bir süreçteyiz. Ülkemizdeyse bizler, son 20 yılda büyük altyapı yatırımlarını hayata geçirmiş, 20 Aralık 2021 tarihinde devreye aldığımız Türkiye Ekonomi Modeli'nin ilk yılını başarıyla tamamlamış ve Türkiye Yüzyılı hedefine emin adımlarla ilerlediğimiz bir süreçteyiz.

Bizler, bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyen, istiklali ve değerleri uğrunda şehitlik makamına koşarak gitmeyi bilen bir milletin evlatlarıyız. Tarihine bu perspektiften bakan bir anlayışla, İzmir İktisat Kongremizin de ne manaya geldiğini çok iyi biliyoruz.

Şimdiyse bizler, bu mirasımıza sahip çıkıyor ve 1'inci İzmir İktisat Kongresi'nin gerçekleştirildiği binayı yine aynı yerinde ve aslına tamamen sadık kalacak şekilde hızla ve yeniden inşa ediyoruz. Arkadaşlarımız inşaatı hızla bitirmek için canla başla çalışmaya aralıksız devam ediyorlar, inşallah en kısa sürede de bina tamamlanmış olacak. Onlar yıkıyor biz inşa ediyoruz, inşa etmekle kalmıyoruz, temelini sağlam tutuyoruz ve aynı zamanda içini en iyi şekilde doldurup dünyaya bir örneklik teşkil ediyoruz. Bu güzel haberin yanı sıra bugün sizlerle bir güzel haber daha paylaşmak istiyorum.

17 Şubat 2023 tarihinde, yani 1’inci İzmir İktisat Kongresi'nden tam 100 sene sonra, yine aynı yerde Cumhurbaşkanımızın himayelerinde ve bakanlığımız koordinasyonuyla tüm milletimize mal olacak geniş katılımlı bir İktisat Kongresi düzenleyeceğiz. Binanın yeri valiliğimiz tarafından, otopark olarak işletilirken satın alınmış, o günden itibaren hazırlıkların başladığı sürecin ilk adımlar atılmış, bugün de inşaatı hızlıca devam eden bina, asli unsuru ile İzmir'e ve Türkiyemize kazandırılmış olacak, kongremizi gerçekleştireceğiz.

Esasen bizim tüm gayemiz, tüm gayretimiz ve attığımız her adım, bizzat Milli Mücadele ruhundan kök bulmuş, aynı ruh ve heyecanla ilerlemiştir. 2020 yılında salgınla başlayan sürecin tüm dünyada ne tür sorunlara yol açtığına, 2022 yılındaki savaş ortamıyla birlikte jeopolitik tansiyonun küresel düzeyde nasıl yükseldiğine hep birlikte şahitlik ettik. Bir yanda enerji ve gıda fiyatları tarihi zirvelerini zorlarken, öte yanda hem enerji hem de gıda bakımından arz ve tedarik sorunları küresel ölçekte hissedilmeye devam ediyor. Neredeyse İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana küresel ölçekte yaşanan en derin sarsıntılar, içinden geçtiğimiz bu dönemde gerçekleşiyor. Ancak biz Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve milletimizin sağlam iradesiyle bu dalgalı ve hırçın sularda güvenle ve kararlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyoruz.

İşte Türkiye Ekonomi Modeli, 20 Aralık 2021'de, bundan tam bir sene evvel mevcut küresel dönüşüm sürecinde, ülkemizin yeni ve daha üst bir dengeye ulaşmasını garantilemek, tüm tehditleri bertaraf etmenin yanı sıra bu değişimi bir fırsata çevirmek hedefiyle hayata geçirilmiştir.

Türkiye Ekonomi Modeli de aynı İzmir iktisat Kongresi’nde olduğu gibi tamamen ülkemizin ihtiyaçları ve insanımıza has dinamikler dikkate alarak kurgulanmıştır. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı, yani insanımızın refahı odaklı bir anlayışla, ülkemizi küresel değer zincirinde üst sıralara taşımak amacıyla devreye alınmıştır.

Tüm bunları yaparken bütçedeki duruşumuzu da sağlam şekilde sürdürüyoruz. Bankalarımız, güçlü sermaye yapılarıyla reel sektörümüzü desteklemeye devam ediyor. Her ne kadar yüksek enflasyon hepimizin canını yakmış olsa da aldığımız önlemler ve kaydedilen olumlu gelişmelerle onun da boynunu geçtiğimiz aydan itibaren aşağıya kırmış durumdayız.

Küresel enerji fiyatlarındaki normalleşmeyle, önemi İzmir İktisat Kongresi'nde de belirtilen üretimi artırmaya yönelik politikaların uygulanmaya devam edilmesiyle ve beklentilerdeki iyileşmeyle birlikte enflasyonun önümüzdeki aylarda da çok daha belirgin şekilde düşeceğini zaten hep birlikte göreceğiz.

Diğer taraftan finansal istikrarımızın tehdit altında olduğu bir dönemde devreye almış olduğumuz Kur Korumalı Mevduat uygulamasıyla hem döviz kurlarındaki oynaklığı azaltmayı başarırken hem de 2021'in aralık ayında yüzde 70'leri aşan yabancı para mevduat oranını yüzde 50'nin altına kadar geriletmiş olduk. Bunların tamamını da bir yıl evvel, 20 Aralık 2021 tarihinde devreye aldığımız Türkiye Ekonomi Modelimiz ve zamanında atılmış stratejik adımlarımızla başardık.

Politikalarımızın odağında daima milletimizin refahı yer almış, temel hedefimiz daha güçlü bir Türkiye'yi beraberce inşa etmek olmuştur. İşte 17 Şubat 2023'te düzenleyeceğimiz İzmir İktisat Kongresi’ni de bu anlayışla, gençlerimiz, kadınlarımız, çiftçilerimiz, işçilerimiz, esnafımız, sanayicilerimiz, turizmcilerimiz, velhasılı milletimizin tüm kesimlerinin geniş katılımıyla, böylesi bir atmosferde, tarihimizden güç alarak gerçekleştireceğiz. Son 20 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde önemli oranda hızlanarak artan Cumhuriyetimizin 100 yıllık kazanımlarını, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla, yarınlarımıza güçlü bir şekilde ve beraberce taşıyacağız.

Yerlilik ve millilik konusundaki yaklaşımımız ortadadır. Biz yine bu konuda da Misak-ı İktisadi ilkelerinden olan “kendi yurduna, kendi kanununa uymayan müesseselerle münasebette bulunmaz” anlayışıyla hareket ettik ve ediyoruz. Böylece, 20 sene evvel, ancak yüzde 20’lerde olan savunma sanayimizin yerlilik oranını bugün yüzde 80’lere kadar taşımayı başardık. Teknolojide, sanayide, eğitimde, sağlıkta, ulaşım ve altyapıda kat ettiğimiz mesafeler de ortadadır.

Elektrikli yerli otomobilimizi, insansız hava araçları ve savaş uçaklarımızı, Kızılelmamızı, helikopterlerimizi, dünyanın en büyükleri arasında yer alan barajları, köprüleri, mega altyapı projelerini hep 20 yıl içinde eser ve hizmet siyasetimizle gerçekleştirdik. Tüm bu gayretlerimiz ve verdiğimiz sayısız mücadele, önümüzü açmış, bizleri bugün Türkiye Yüzyılı vizyonumuza ulaştırmıştır.

İşte bu aşamada, 17 Şubat 2023'te İzmir'de Cumhurbaşkanımızın himayelerinde, yine aynı binada, 100 sene evvelki heyecan ve inançla bir büyük İktisat Kongresi'ni düzenleyeceğiz. İnanıyorum ki bu kongre de ilki gibi bize ışık tutacak, birliğimizi ve ortak başarı irademizi güçlendirecek, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun önünü açacaktır. Unutmayın ki bugün Türkiye, kurulan oyunların bir parçası olmanın ötesinde, oyun kuruculardan biri konumundadır. Sahip olduğumuz bu azim ve cesaret, bize başta Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olmak üzere, kanlarıyla bu toprakları sulamış tüm şehitlerimiz ve gazilerimizden mirastır.'' dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.