Öne Çıkanlar Zümre ile Eğitim Bölgeleri Yönergeleri Değiştirildi AUZEF Akademik Takvim yüz yüze eğitim Fatma AFYONCU öğretmen

TURKOVAC İçin Acil Kullanım Onayı Başvurusu Yapıldı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yerli Koronavirüs aşısı olan TURKOVAC ile ilgili 'Yerli Covid-19 inaktif aşımız TURKOVAC bugün itibarıyla acil kullanım onayına müracaat etmiştir. Hücreden aşıya kadar her aşaması ülkemizde ve ülkemiz bilim insanlarınca geliştirilen milli aşımızın ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya hayırlı, uğurlu olmasını dilerim'' dedi. 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Küresel salgın güvenli ve erişebilir sağlık hizmetlerini anlamamıza vesile oldu. Sağlık Bakanlığı olarak verdiğimiz hizmetler bu süreçte durmadan devam etti. Salgın ile mücadele halkı doğrudan ilgilendiren gündem olduğu için sadece pandemi öne çıktı. 'Yarın bugünden daha nasıl güzel olur' diye çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ''2002 yılından bu zamana kadar ambulans başına düşen nüfusu 107 binden 14 bine indirerek vatandaşımıza daha etkili acil sağlık hizmeti vermeyi başardık. Önümüzdeki yıl yeni açacağımız istasyonlarla 112 istasyon sayısını 3 bin 141'den 3 bin 230'a çıkaracağız. 2008'den bugüne kadar hava ambulansları ile 53 bin, deniz bot ambulansımızla 27 bin vakanın naklini gerçekleştirdik.

Tüm dünya yoğun bakım krizi ile boğuşurken, yoğun bakım artış yükünü omuzlayan sağlık personelimizin özverili çalışması sayesinde, ülkemizde bu konuda bir sorun yaşanmamıştır. Yanık tedavi yatak sayımızı ihtiyaç oranında artırmaya devam ediyoruz. Şu anda 596 yatağa ulaşmış durumdayız.

Ağız ve diş sağlığı hastanesini 34'e, ayaktan ağız ve diş sağlığı merkezini 133'e çıkardık. Tüm sektörler birlikte değerlendirildiğinde, 100 bin kişiye düşen diş hekimi sayımız 46'ya ulaştı.

2015 yılından bu yana 777 bin 570 gönüllü bağışçı adayı kaydettik. Bugüne kadar 3 bin 369 hastamıza TÜRKÖK kaynaklı nakil gerçekleştirildi. Böylece ülkemizde nakil olan hastaların kök hücrelerini kendi imkanlarımızla karşılama oranımız yüzde 90'a ulaşmıştır.

2020'de salgın ile birlikte sağlık turisti sayısında bir azalma meydana gelmişti. Ancak bu yılın ilk üç çeyreğinde belli bir artış trendine girdik. Bu hususta çalışmalarımız devam ediyor. 1346 sağlık tesisi ve 246 aracı kuruluşa Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi verildi. Uluslararası Hasta Destek Birimi Tercümanlık ve Çağrı Merkezi'miz 38 tercümanla 6 dilde hizmet vermektedir. Ülkemizin girişimci ve insani dış politika vizyonu çerçevesinde sağlık diplomasisi faaliyetlerimize ara vermeden devam ettik. Bu kapsamda 90 ülke ve uluslararası kuruluş ile 242 anlaşmamız bulunmaktadır.

Sudan, Somali, Nijer, Arnavutluk, Kırgızistan ve Bangladeş'te hastanelerimizde toplam 896 yatakla hizmet sunmaya devam ediyoruz. Bangladeş'in Cox's Bazar şehrinde kamp yangınında tahrip olan hastanenin yerine 70 yataklı ağır iklim sahra hastanesi sevk edilerek hizmet sunumuna başlanmıştır.

Cerablus, Afrin, Elbab, Çobanbey, Mare, Azez, Telabyad ve Rasulayn'da 8 hastane, 1 ağız diş sağlığı merkezi, 61 sağlık ocağı, 5 dispanser ve 3 mobil sağlık ünitesiyle sağlık hizmeti sunuyoruz.

Özellikle e-Nabız altyapımızın getirdiği avantaj ile salgınla mücadelenin merkezinde yer alan HSYS, HES, FİTAS, AŞILA gibi uygulamaları çok kısa sürede hayata geçirerek sağlık çalışanları ve vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Normal muayene dışında aşı randevularını da MHRS üzerinden yönettik. Bu yılın ilk 10 aylık döneminde 290 milyonu aşkın randevu verilmiş durumdadır. Halihazırda 55 milyon vatandaşımız kişisel sağlık kaydı olan e-Nabız kullanıcısıdır ve kendi sağlık kayıtlarına ulaşabilmektedir.

Güvenli veri akışında ve hasta güvenliğinde en güçlü aracımız dijitalleşmedir. Bu amaçla hastanelerimizde dijitalleşme seviyesini artırma yönünde yoğun çalışmalar yaptık. Dijitalleşme konusunda HIMSS kriterlerine göre seviye 6 hastane sayımız 66'ya, en üst seviye olan seviye 7 hastane sayımız ise 5'e ulaşmıştır. ABD'den sonra dünyada en fazla dijital hastaneye sahip ülke olduk.

Son 19 yılda 3 bin 823 sağlık tesisini tamamladık. Bunların 2 bin 609'u birinci basamakta hizmet veren aile sağlığı merkezi, toplum sağlığı merkezi gibi sağlık tesisleri, 1214'ü ikinci ve üçüncü basamakta hizmet veren sağlık tesisleridir. Bu tesislerin 715'i hastane, 393'ü ek bina ve 106'sı ağız ve diş sağlığı merkezidir. Önümüzdeki yıl 55'i hastane olmak üzere 206 sağlık tesisini tamamlayarak, 14 bin 938 nitelikli yatak kapasitesini daha ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz.

Genel bütçe kaynaklarımızla yaptığımız şehir hastanelerimizi de bir yandan hizmete almaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, 15 bin 24 yatak kapasitesine ulaşan 9 şehir hastanemizin ihale süreçleri tamamlanmış olup inşaat çalışmaları devam etmektedir.

2002 yılında uzman hekim başına düşen nüfus açısından en yüksek ve en düşük il arasında 13 kat fark var iken bugün bu fark 2 kata inmiş durumdadır. Salgın süresince durmaksızın fedakarca çalışan sağlık ordumuzu, bir yandan yapılan alımlarla güçlendiriyor diğer taraftan da mali ve sosyal hakları ile çalışma koşullarının iyileştirilmesi için gerekli olan her şeyi yapıyoruz. Bununla birlikte çalışma koşullarını ve ek ödemeleri başta olmak üzere mali haklarını iyileştirmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Dünya çapındaki regülasyonlara paralel görev icra eden Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumumuz (TİTCK), Uluslararası Uyum Konseyine (ICH) üye bir kuruluştur. Aynı zamanda Uluslararası İlaç Denetim Birliği (PIC/S) üyesi ülkelerin ilaç otoritesi ile iş birliği içinde çalışmakta ve alt komitelerinde kılavuzların hazırlanmasında görev yapmaktadır. 2020 yılında ülkemizde ruhsatlı, pazarda satışı bulunan ilaç tüketim miktarı 2,2 milyar kutu olarak gerçekleşmiştir.

Akılcı ilaç kullanımı konusunda son yıllarda yürüttüğümüz etkili saha çalışmaları ile bin kişi başına düşen günlük antibiyotik tüketimi 42 birimden 24 birime düştü. 2019'da tüketilen her 100 kutu ilacın 88'i ülkemizde üretilmiştir. 2020 ve 2021 yıllarındaki duraklamanın salgın nedeniyle farklı olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Katma değeri daha yüksek ürünleri yerel üreterek değer bazında daha yüksek rakamlara ulaşmak zorundayız.

Ülkemizde ilaçların tedarik sorununu önlemek için etkin şekilde kullanılan bu proje, ilaç politikalarına yön veren önemli bir araçtır. Aynı şekilde tıbbi cihaz ve sarfları da Ürün Takip Sistemi üzerinden yönetiyoruz. 2020 yılında tıbbi cihaz ithalatımız yaklaşık 2,5 milyar dolardır, ihracatımız ise 1,2 milyar doların üzerine çıkmıştır. İthalatın ihracatı karşılama oranı son 5 yılda yüzde 30'dan fazla artış göstermiş ve 2020 itibarıyla yüzde 50'ye ulaşmıştır.

TÜSEB, Türkiye çapında Kovid-19 tanı laboratuvarlarını kurmuş ve ülkemizin test kapasitesini önemli derecede artırmıştır. Çıktığı açık çağrı ile aşı geliştirme projelerini desteklemiştir. Bunların arasında ülkemizin ilk yerli Kovid-19 aşısı olan TURKOVAC da yer almaktadır. Böylelikle Türkiye'de AR-GE aşamasından ürüne kadar ilk kez bir aşının tüm süreçleri gerçekleştirilmiştir. Yine bir start-up şirketi tarafından geliştirilen solunum cihazı üretimi ve ticarileşmesi TÜSEB'in desteği sayesinde gerçekleşmiştir. Yerli solunum cihazı, 80 ülkeye ihraç edilmesinin yanı sıra birçok ülkeye yardım amaçlı olarak da gönderilmiştir. Halen aşı, ilaç, tanı kiti, tıbbi cihaz ve biyomalzeme, klinik araştırmalar, SMA başta olmak üzere çeşitli alanlarda toplam 110 AR-GE projesi desteklenmektedir.

2020 yılı kesin hesabı, Sağlık Bakanlığı 65 milyar 196 milyon lira, Türkiye Hudut Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü 331 milyon lira, Türkiye İlaç ve Tıbbı Cihaz Kurumu 166 milyon lira, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı ise 99 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. Bakanlığımız 2020 yılı kesin hesabı, personel giderleri 33 milyar 430 milyon lira, mal ve hizmet alım giderleri 20 milyar 13 milyon lira, cari transferler 502 milyon lira, yatırım harcamaları ise 11 milyar 250 milyon liradır.

2022'nin Merkezi Yönetim Bütçesinden, Bakanlığımız için 116 milyar 37 milyon lira, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne 191 milyon lira, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna 237 milyon lira, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına ise 218 milyon lira bütçe planlanmıştır. 2022 yılı bütçesi içerisinde programlar itibarıyla bağımlılıkla mücadeleye yüzde 1,5, koruyucu sağlık hizmetlerine yüzde 33,4, tedavi edici sağlık hizmetlerine yüzde 64,2, yönetim destek programına yüzde 0,6, program dışı giderlere yüzde 0,3 oranında pay verilmiştir." dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.