Öne Çıkanlar Sosyal Hizmetler Kanunu ATA AÖF Güz Yarıyılı Bütünleme Sınavı Giriş Belgeleri Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi E fatura Halil Özçelik

Kira Uygulamasında Yüzde 25'i Geçemez Kuralı Yasa Kuralıdır

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ''6. Yargı Paketinde çok önemli başlıklar var. Bir tanesi yargıda görev yapan hakim ve savcıların meslek öncesi eğitim süreci, bir diğeri meslek içi eğitim süreci, bir diğeri de görev sırasında teftiş yoluyla rehberlik edici bir teftiş ile denetlenmesi. Bütün bunlar hakim ve savcılarımızın liyakatini artıran ve onların donanımlarını yükselten, verdikleri kararlarda isabeti artıran son derece önemli adımlar. Şimdiye kadar hakim savcı adaylığı vardı, 2 yıl süre ile yapılıyordu. Çoğunluğu akademide bir kısmı adliyelerde ve Yargıtay, Danıştay, istinafta geçiyordu. Şimdi bunu kaldırıyoruz, yerine hakim ve savcı yardımcılığı getiriyoruz. 3 yıl süreyle bunlar bu görevi ifa edecekler. Hakim ve savcı yardımcılarının yapacakları görevleri kanun da açık açık yazıyoruz. Yani bir statü veriyoruz onlara ve mesuliyeti de kendilerine yüklüyoruz. Her hakim veya savcının yanına bir tane hakim yardımcısı ya da savcı yardımcısı vereceğiz. Usta çırak ilişkisi içerisinde bunların yetişmesi sağlanacak. Hukukta yaklaşık bir adli yıl ceza mahkemelerinde, bir adli yıl savcılıkta, bir adli yıl tabi istinaf ve Yargıtay’da da yaklaşık 6 ay geri kalan kısmı da Akademi’de geçecek. Bütün bunların sonucunda da çok iyi bir şekilde kendine özgüveni de artmış donanımı da yükselmiş ne yapacağını bilerek kürsüye çıkmış olacak. Şimdi bu kanun Meclis’ten çıkınca 1 Ocak 2023’te yürürlüğe girecek. Dolayısıyla bundan sonra hakimlerin yaşı da yükselecek.

İkincisi, meslek içi eğitimde de bir adım atıyoruz. Pek çok çağın ve ülkemizin gereklerine göre gelişen değişen konular var. O yüzden birinci sınıfa ayrılmamış hakimlerin hepsini meslek içi eğitimi alacak bir adım attık. O da şu birinci sınıfa ayrılmanın şartları arasına en az 3 defa meslek içi eğitime katılma şartı koyduk. Birinci sınıf ayrılmak istiyorsa 3 defa katılacaklar. Bu da biz meslek başında hakim ve savcılarımızın donanımını ve tecrübesini arttırma paylaşma konusunda önemli bir adım. Daha önemlisi de şu anda biz de teftiş var yani Türkiye’de yaklaşık baktığımızda 6 binden fazla mahkeme var. Savcıların sayısında yaklaşık 7 bin civarında da savcımız var. Hakim savcı sayısına baktığımızda 23 bin civarında hakim savcımız var. Şu anda yaklaşık 7 yıldır mahallinde denetim görmeyen hakimiz var, savcımız var. Denetimlerin büyük bir kısmı da UYAP üzerinden yapılıyor. Böyle olunca arazideki aksamayı mahallinde görüp tespit edip yönlendirme konusunda ciddi eksiklikler var. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüştük, onun da iradesini aldıktan sonra şimdi yeni bir adım atıyoruz. 2 yılda bir her bir adliyenin Türkiye'de bir teftiş geçirmesini zorunlu hale getiriyoruz. HSK, her yıl Ocak ayının ilk 2 haftasında bunları ilan edecek, yıl boyu denetleyecek ve bu denetim yapan müfettişlerin özlük haklarını da iyileştirdik. Yani buraya adam bulamıyoruz, şu anda 169 kişi var, kadromuz 300 kişi onu bile doldurma imkanımız maalesef olmadı. Şimdi bu adımdan sonra biz onları da dolduracağız. Bu teftiş ayıp arayan, kusur arayan, yanlış arayan bir teftiş değil yapıcı bir teftiş olacak. Yol gösteren, öğreten, tecrübeyi aktaran bir teftiş olacak ve böylelikle biz bir yandan istinafın denetim olacak bir yandan Yargıtay’ın kararlar üzerinden denetimi olacak bir yandan teftişle bir denetim olacak öte yandan meslek içi ve meslek öncesi eğitim ve hakim ve savcılarımızın liyakat ve donanımını en üst düzeye çıkaran tarihi adımlar.

Araçlardaki gibi noterde bir işlem yapıldığı an, aynı anda online sistem üzerinden tapuda görülecek, tapuda güven ilkesine riayet edilecek, takas konusunda da uygulama kurulacak, para bloke edildiğinde tapu işlemi intikal ettiğinde noter o parayı satıcıya ödeyecek hemen orada, para bloke edilecek, işlem bittiğinde böylelikle alım satım sırasında bir takım haksızlıkların ortaya çıkması da önlenmiş olacak. İsteyen vatandaşımız noterlere gidip alım satım yapacak, isteyen vatandaşlarımız tapu sicillerine gidip bunu yapacak, bu da büyük bir reform.

TCK’nun 237. Maddesi malların, hizmetleri, işçi ücretlerinin artması için yalan haber havadis yayanlar cezalandırılıyor. 240’da stokçuluk, bazı mal ve hizmetleri kamunun ihtiyacı olduğu halde kamuya sunmayarak o mal ve hizmete ihtiyacı arttırmak ve dolaylı olarak da burada fiyatı yükseltmede var, bir yandan ihtiyacı çoğaltma öte yandan fiyatı yükseltme var. Şu andaki kanun maddelerinde bunların alt ve üst sınırları maalesef tutuklama yasağı kapsamı dışında kalıyor, ceza verdiği zaman da infazı neredeyse cezaevinde olmadan, 'gir, çık' şeklinde oluyor ve cezanın caydırıcılığı maalesef yok. Şimdi yapılan bu düzenleme ile her iki suçun alt sınırı 1 yıl üst sınırı 3 yıl olarak değiştiriliyor. Böylelikle tutuklama yasağı kapsamına çıkartılarak hakim veya mahkeme şartları var, taktir ettiği zaman bu fiili işleyenlerle ilgili tutuklama tedbirine hükmedebilecektir. Ayrıca ceza aldığı zaman da gir çık yapmadan içeride belli bir süre kaldıktan sonra şartlı tahliye imkanına kavuşacaktır. Böylelikle cezanın caydırıcılığı arttırılmıştır.

Kiracı-kiralayan ilişkisi zor bir alan, gerçekten her iki tarafın hakkına hukukuna riayet edilerek bu alanı tanzim etmek çok zor. Çünkü ev sahiplerinin de yaptığı bir yatırım var, oradan beklediği bir gelir var, ona göre yaptığı hesaplamalar var. Ama öte yandan kiracının da kendi özel durumları var, şimdi bütün bunları biz değerlendirdik, aslında iş yerleri ilk defa kiraya verilecek yerler ve diğer durumların hepsini enine boyuna değerlendirdik, sonunda gördük ki bizim burada bütün bu alanı düzenlediğimizde ortaya çıkacak çok değişik sorunlar var. O nedenle biz bunu sınırlı tutma kararı aldık, iş yerleri bir gelir sahibi onlar en azından oradan bir gelir elde eden, evine ve ailesine bir şey götüren insanlar, bir imkan sahibi, tabi ilk defa kiraya verenle diğer kişiler arasında sözleşme hürriyeti, mülkiyet hakkı üzerinde dilediği gibi tasarruf hakkı çerçevesinde bizim bu alanlarda biraz Anayasa’nın da koyduğu iradeyi gözetmemiz gerektiği kanaatine vardık. Şimdi ev sahibinin durumu da zor. Ama kiracının durumu daha da zor. Biz esasında 2 zordan daha zor olan kiracıların durumunu biraz kollamak ve koruma yoluna gittik, dar gelirli olan kiracıları koruma adımı attık, sadece meskenlerle ilgili olarak yaptık. İki, 1 Temmuz 2023’e kadar devam etmek üzere geçici yaptık. Üçüncüsü ise halen oturan kiracılarla ilgili yaptık, oturan bir kiracınız var, kira artış dönemi geldi, bu sizinle kiracınız arasında geçerli olacak, yüzde 25’i geçen bir kira sözleşmesi yapamayacak, yaptığı zaman yüzde 25’ten fazlası geçerli olmayacak. 'Şimdi kiracıları evden çıkarırlar, şöyle olur, böyle olur' şeklindeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmıyor. Çünkü yüzde 25’i geçemez kuralı yasa kuralıdır, hem mahkemelere bir emirdir o, hem kiracıya, hem de kiralayana bir emirdir, herkesi bağlar bu. Şimdi bir ihtilaf geldi kira bedeli nedeniyle maddi yükümlülüğünün yerine getirmiyor diye tahliye talebinde bulunduğunda ihtilaf ben yüzde 26 artırmak istedim, kiracı yüzde 25 verdi dediği zaman mahkeme bu davayı reddeder, dolayısıyla kiracıyı yargı yolu ile tahliye ettirme imkanı olmaz ama kiracı 25’e rıza göstermedi de 15 dedi, böyle bir ihtilaf çıktı, o zaman yargıya gittiğinde tahliye kararı yargıdan olabilir ama 25'i verdiğinde alamaz. 25’in üzerinde diyelim sizin dediğiniz gibi kanunu dolandı, taraflar rıza gösterdi, anlaştı veya mecbur kaldı evden çıkmamak için yüzde 25 değil de yüzde 30’a ‘evet’ dedi, böyle bir durumda kanun açık hükmü olduğu için ihtilaf olup konu yargıya gittiğinde yüzde 25’in üzerinde kabul ettiği rakam yargının önünde yine geçerliliğini yitirir, yüzde 25 esas alınır.

Para cezası verilebilir, ama şu anda bu konuda bizim yasalarımızda öngörülen herhangi bir para cezası yok. Ancak böyle bir durumda kiracı kendisini buna zorlayan ev sahibini mahkemeye verdiği zaman, mahkeme kirayı aşağı indirir, yüzde 25 ile sınırlar, bu da ev sahibi için ayrı bir yaptırım olur.

Kanun net, kanun şu anda oturan kiracıyı kapsıyor, bu kiracı 1 yıl da oturuyor olabilir, 1 ayda oturuyor olabilir, 5 yılda oturuyor olabilir, 6 yılda, 10 yılda, 20 yılda oturuyor olabilir. Mevcut kiracı statüsünde oturan, ama kira bedelini belirleme günü gelen herkesi kapsıyor.'' dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.